Konya'da özel muayenehanesinde para karşılığı 7 binden fazla uyuşturucu özelliği taşıyan hap reçetesi yazan bir psikiyatrist, 15 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Aynı ceza, bağlantılı olduğu öne sürülen tutuklu sanığa da verilirken, 14 tutuksuz sanık 2 yıldan 5 yıl 2 aya kadar değişen hapis cezaları aldı. Mahkeme, usulsüz reçete yazma ve uyuşturucu madde ticaretine yardım suçlarından hüküm kurdu.
7 Bin Reçete ve Para Trafiği
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, psikiyatristin 2018-2023 yılları arasında hasta kaydı olmayan kişilere, muayene etmeden ve gerekli tıbbi değerlendirme yapmadan reçete yazdığı tespit edildi. Her bir reçete için 50 ila 200 lira arasında ücret aldığı belirlenen doktor, toplamda 7 bin 342 adet uyuşturucu özelliği taşıyan hap reçetesi düzenledi. Bu hapların piyasa değerinin 1 milyon lirayı aştığı ifade edildi.
Psikiyatristin, reçeteleri genellikle bir araç kiralama şirketi sahibi olan tutuklu sanık aracılığıyla dağıttığı ortaya çıktı. Araç kiralama şirketinin, uyuşturucu hapları satmak için bir paravan olarak kullanıldığı iddia edildi. Mahkeme, bu sanığa da aynı cezayı verdi.
Savunmalar ve Mahkeme Süreci
Psikiyatrist, ifadesinde hastalarının yoğunluğu nedeniyle bazı reçeteleri kendisinin yazmadığını, personelinin hatası olduğunu savundu. Ancak mahkeme, delillerin ve tanık ifadelerinin aksini gösterdiğine hükmetti. Dava sürecinde 14 sanık daha yargılandı. Bunlar arasında reçeteleri temin eden ve satan kişiler ile ara buluculuk yapanlar yer aldı. Mahkeme, bu sanıkların cezalarını suça katılım derecelerine göre belirledi.
Savcılık, psikiyatristin eylemlerinin 'uyuşturucu madde ticaretine yardım etmek' suçunu oluşturduğunu, ayrıca 'resmi belgede sahtecilik' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından da cezalandırılması gerektiğini savundu. Mahkeme, bu suçlardan da ayrı ayrı cezalar vererek toplam 15 yıl 9 ay hapis cezasına hükmetti.
Toplumsal Etkiler ve Hukuki Boyut
Bu dava, Türkiye'de reçeteli ilaçların yasa dışı kullanımı ve sağlık çalışanlarının bu süreçteki rolünü bir kez daha gündeme taşıdı. Özellikle uyuşturucu özelliği taşıyan ilaçların reçete usulsüzlükleriyle piyasaya sürülmesi, hem bağımlılıkla mücadeleyi hem de sağlık sisteminin güvenilirliğini zedeliyor. Konya Barosu'ndan bir avukat, kararın emsal niteliği taşıdığını belirterek, 'Sağlık çalışanlarının etik kuralları ihlal etmesi durumunda ağır yaptırımlarla karşılaşacağını gösteriyor' dedi.
Psikiyatri dernekleri ise meslek etiği ihlallerine karşı denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Türkiye Psikiyatri Derneği, benzer vakaların önlenmesi için reçete yazma süreçlerinde dijital takip sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.
Konya'da görülen bu dava, sağlık alanındaki yolsuzluk ve suistimallerin boyutunu gözler önüne sererken, adli sürecin hızlı işlemesi takdirle karşılandı. Ancak uzmanlar, uyuşturucuyla mücadelede sadece cezai yaptırımların değil, aynı zamanda önleyici politikaların da hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Reçeteli ilaçların denetimi artırılmazsa, benzer skandalların yaşanmasının kaçınılmaz olduğu ifade ediliyor.