Türkiye genelinde geçen yıl hane halklarının tüketim amaçlı harcamalarının en büyük kısmını yüzde 29,3 ile konut ve kira harcamaları oluşturdu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2023 yılı Hanehalkı Bütçe Araştırması sonuçlarına göre, haneler toplam tüketim harcamalarının yaklaşık üçte birini barınma ihtiyaçlarına ayırdı. Söz konusu oran, önceki yıla göre 1,2 puan artış göstererek hanelerin artan konut ve kira maliyetleri karşısındaki hassasiyetini ortaya koydu.
Harcama kalemleri sıralaması
Araştırmaya göre konut ve kira harcamalarını yüzde 15,7 ile ulaştırma, yüzde 14,9 ile gıda ve alkolsüz içecekler takip etti. Dördüncü sırada yüzde 7,8 ile sağlık harcamaları yer alırken, onu yüzde 7,2 ile eğlence ve kültür, yüzde 6,9 ile lokanta ve oteller izledi. Giyim ve ayakkabı harcamaları yüzde 5,4, haberleşme yüzde 4,3, eğitim yüzde 2,8 ve alkollü içecekler ile tütün yüzde 2,7 pay aldı. Diğer mal ve hizmetler ise toplam harcamaların yüzde 4,3'ünü oluşturdu.
Gelir gruplarına göre farklılaşma
TÜİK verileri, harcama deseninin gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklılaştığını gösteriyor. En düşük gelir grubundaki hanelerde konut ve kira harcamalarının payı yüzde 34,2'ye kadar yükselirken, en yüksek gelir grubunda bu oran yüzde 22,8'e geriliyor. Düşük gelirli hanelerde gıda harcamalarının payı da yüzde 20,2 ile ortalamanın üzerinde seyrediyor. Buna karşılık yüksek gelir gruplarında ulaştırma, eğlence ve kültür ile lokanta ve otel harcamalarının payı belirgin şekilde artıyor.
Geçmiş yıllarla karşılaştırma
2022 yılında konut ve kira harcamalarının toplam tüketim içindeki payı yüzde 28,1 iken, 2023'te bu oran yüzde 29,3'e yükseldi. Aynı dönemde gıda harcamalarının payı yüzde 15,3'ten yüzde 14,9'a, ulaştırma harcamaları ise yüzde 16,2'den yüzde 15,7'ye geriledi. Bu değişim, hanelerin artan kira ve konut giderleri karşısında diğer harcamalarını kısmak zorunda kaldığına işaret ediyor. Uzmanlar, yüksek enflasyon ortamında konut kiralarındaki artışın hane bütçeleri üzerindeki baskıyı artırdığını ve bu durumun özellikle dar gelirli kesimleri daha fazla etkilediğini belirtiyor.
TÜİK'in araştırması, aynı zamanda hanelerin tasarruf eğilimine de ışık tutuyor. 2023 yılında hane halkı tasarruf oranı yüzde 12,6 olarak gerçekleşirken, bu oran 2022'de yüzde 14,1 seviyesindeydi. Tasarruflardaki düşüş, artan yaşam maliyetlerinin hanelerin birikim yapma kabiliyetini sınırladığını gösteriyor. Ekonomistler, konut ve kira harcamalarının yüksek seyretmeye devam etmesi halinde iç talepte daralma ve ekonomik büyüme üzerinde olumsuz etkiler görülebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel farklılıklar
Harcama kalıpları bölgelere göre de farklılık gösteriyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde konut ve kira harcamalarının payı yüzde 32 seviyesine ulaşırken, kırsal bölgelerde bu oran yüzde 24'e kadar düşüyor. Kırsalda gıda harcamalarının payı yüzde 17,2 ile daha yüksek seyrediyor. Ayrıca Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde eğitim ve sağlık harcamalarının payı diğer bölgelere kıyasla daha düşük. Bölgesel eşitsizliklerin harcama desenine yansıması, sosyal politikaların önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Veriler, Türkiye'de hane halklarının bütçelerinin önemli bir bölümünü zorunlu ihtiyaçlara ayırmak zorunda kaldığını, kültür, eğlence gibi alanlara ayrılan payın ise sınırlı kaldığını gösteriyor. Bu durum, ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği ve toplumsal refah açısından yapısal reformların gerekliliğine işaret ediyor. Hane bütçelerinde konut ve kira yükünün hafifletilmesi için kiralık konut arzının artırılması ve sosyal konut projelerinin yaygınlaştırılması uzmanlar tarafından sıkça dile getirilen çözüm önerileri arasında yer alıyor.