Şanlıurfa’da mesleki eğitim merkezi (MESEM) öğrencisi 15 yaşındaki Muhammed Kendirci, çalıştığı marangoz atölyesinde kompresör patlaması sonucu yaşamını yitirmişti. Olayla ilgili açılan davada, duruşmaya katılmak isteyen avukatların salona alınmaması skandal iddialarını gündeme getirdi. Avukatlar, müvekkillerinin savunma hakkının kısıtlandığını belirterek tutanağa geçirdikleri itirazla karara tepki gösterdi.
Duruşmada Avukatlar Salonu Alınmadı
Muhammed Kendirci’nin ölümüne ilişkin davanın görüldüğü Şanlıurfa Adliyesi’nde, duruşma başlamadan önce bazı avukatların salona alınmadığı öğrenildi. Avukatlar, duruşmanın yapılacağı salona girişlerinin engellendiğini ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu dile getirdi. Konuya ilişkin yaptıkları yazılı açıklamada, “Müvekkillerimizin haklarını savunmak için oradaydık; ancak kapıda bekletildik. Bu, savunma hakkının açık ihlalidir” ifadelerine yer verildi. Olayın ardından adliye koridorlarında gerginlik yaşandığı, avukatların duruşma salonuna alınmama gerekçesinin ise henüz netleşmediği belirtildi.
Olayın Geçmişi: Kompresör Patlaması
Muhammed Kendirci, Şanlıurfa’da bir marangoz atölyesinde çırak olarak çalışıyordu. İddiaya göre, atölyede bulunan kompresörün patlaması sonucu ağır yaralanan Kendirci, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olay sonrası başlatılan soruşturmada iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı iddiaları öne çıkmıştı. Aile, oğullarının ölümünde ihmal olduğunu savunarak hukuk mücadelesi başlatmıştı. Dava sürecinde, işveren ve sorumlular hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi.
Avukatların İtirazı ve Hukuki Süreç
Duruşmaya katılamayan avukatlar, derhal itirazda bulunarak durumu tutanağa bağlattı. Avukatlar, “Müvekkillerimizin savunma hakkı engellendi. Bu duruşmada alınan kararlar sakat olacaktır” diyerek karara itiraz etti. Hukuk uzmanları, avukatların duruşmaya alınmamasının savunma hakkı ihlali olduğunu ve bu durumun davanın seyrini etkileyebileceğini belirtiyor. Türkiye Barolar Birliği’nin konuyla ilgili inceleme başlattığı öğrenildi. Öte yandan, davanın bir sonraki duruşma tarihinin önümüzdeki aylarda yapılacağı açıklandı.
İş Güvenliği ve Çocuk İşçiliği Tartışmaları
Muhammed Kendirci’nin ölümü, Türkiye’de çocuk işçiliği ve iş güvenliği konularını yeniden gündeme taşıdı. MESEM öğrencilerinin staj adı altında ağır koşullarda çalıştırıldığı eleştirileri sık sık dile getiriliyor. Uzmanlar, özellikle küçük atölyelerde denetimlerin yetersiz olduğunu vurguluyor. Olayın ardından Şanlıurfa’da bazı sivil toplum kuruluşları, çocuk işçiliğine karşı farkındalık kampanyası başlattı. Aile avukatları, davanın takipçisi olacaklarını ve adaletin sağlanana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
Kamuoyu Tepkisi ve Son Durum
Olay, sosyal medyada geniş yankı buldu. Kullanıcılar, “Bir çocuğun daha ölümüne göz yumulmamalı” diyerek yetkililere çağrıda bulundu. Dava sürecinde avukatların salona alınmaması ise tepkilerin dozunu artırdı. Şanlıurfa Barosu, konuyla ilgili açıklama yaparak “Savunma hakkı kutsaldır, engellenemez” dedi. Adalet Bakanlığı’ndan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Muhammed’in ailesi, oğullarının ölümünden sorumlu olanların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyor. Gözler, önümüzdeki duruşmada mahkemenin vereceği karara çevrildi.
Yaşanan bu skandal, yargı bağımsızlığı ve savunma hakkı tartışmalarını bir kez daha alevlendirdi. Bir çocuğun hayatını kaybettiği olayda, avukatların duruşmaya alınmaması, adalete olan güveni zedeliyor. Kamuoyu, davanın şeffaf bir şekilde yürütülmesini ve sorumluların hesap vermesini bekliyor.