Kamu özel işbirliği (KÖİ) projeleri kapsamında inşa edilen şehir hastaneleri, köprüler, otoyollar, tüneller ve havaalanları için bütçeden şirketlere gelecek yıl da milyarlarca lira tutarında garanti ve katkı ödemesi yapılması planlanıyor. Bu ödemeler, projelerin finansal sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla devlet tarafından taahhüt edilen asgari gelir garantileri ve yatırım katkılarından oluşuyor. Söz konusu projeler, kamu hizmetlerinin özel sektör eliyle daha hızlı ve verimli sunulması hedefiyle hayata geçirilmişti. Ancak garanti ödemeleri, bütçe üzerinde önemli bir yük oluştururken, projelerin geri dönüşleri ve kamu maliyesi açısından tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Hangi Projeler İçin Ödeme Yapılacak?
KÖİ modeliyle gerçekleştirilen projeler arasında şehir hastaneleri, köprüler (örneğin Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi Köprüsü), otoyollar (Kuzey Marmara Otoyolu gibi), tüneller (Avrasya Tüneli) ve havaalanları (İstanbul Havalimanı) yer alıyor. Bu projelerde devlet, belirli bir kullanım veya gelir seviyesini garanti ederek, özel işletmecilere asgari gelir sağlıyor. Eğer proje gelirleri garanti edilen seviyenin altında kalırsa, aradaki fark bütçeden karşılanıyor. Ayrıca bazı projelerde yatırım katkısı adı altında doğrudan ödemeler de yapılıyor. Gelecek yıl için öngörülen ödemeler, bu garantilerin ve katkıların toplamını kapsıyor. Milyarlarca liralık ödeme, 2025 bütçesinde önemli bir kalem olarak yer alacak.
Garanti Ödemelerinin Ekonomik Etkileri
KÖİ projelerine yapılan garanti ödemeleri, kamu maliyesi üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Özellikle döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve enflasyonist baskılar, bu ödemelerin boyutunu artırıyor. Çünkü birçok projede garanti bedelleri döviz cinsinden belirlenmiş durumda. Türk lirasının değer kaybı, bütçeden yapılan ödemelerin TL karşılığını yükseltiyor. Öte yandan, bu projelerin sağladığı altyapı ve hizmetler, uzun vadede ekonomik büyümeye katkı sağlayabilir. Ancak kısa vadede bütçe disiplini açısından risk teşkil ediyor. Ekonomistler, garanti ödemelerinin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması ve projelerin maliyet-fayda analizlerinin düzenli olarak yapılması gerektiğini vurguluyor.
Şehir Hastaneleri ve Sağlık Hizmetleri
Şehir hastaneleri, KÖİ modelinin en bilinen örnekleri arasında. Bu hastaneler, devletin belirli bir doluluk oranını garanti etmesiyle işletiliyor. Eğer hastane doluluk oranı garanti edilen seviyenin altında kalırsa, devlet aradaki farkı ödüyor. Pandemi döneminde elektif ameliyatların ertelenmesi ve hasta sayılarındaki dalgalanmalar, garanti ödemelerinin artmasına neden oldu. Gelecek yıl için de benzer bir tablo öngörülüyor. Sağlık hizmetlerinin kalitesi ve erişilebilirliği açısından şehir hastaneleri önemli bir yere sahip olsa da, maliyetleri sık sık tartışma konusu oluyor. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, bu hastanelerin modern altyapısı ve yüksek hizmet kapasitesiyle vatandaşa önemli kazanımlar sağladığını belirtiyor.
Ulaştırma Projelerinde Durum
Köprüler, otoyollar ve tüneller gibi ulaştırma projelerinde de garanti ödemeleri söz konusu. Özellikle geçiş ücretleri ve araç sayısı garantileri, bütçeden yapılan ödemelerin ana kalemlerini oluşturuyor. Salgın döneminde azalan trafik hacmi, bu projelerdeki garanti ödemelerini artırmıştı. Normalleşmeyle birlikte trafik yoğunluğu artsa da, bazı projelerde hâlâ garanti seviyelerinin altında kalınabiliyor. İstanbul Havalimanı gibi büyük ölçekli projelerde ise yolcu garantisi kapsamında ödemeler yapılıyor. Havacılık sektöründeki toparlanma, bu projelerdeki garanti yükünü hafifletebilir. Ancak küresel ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik riskler, önümüzdeki dönemde ödemelerin seyrini etkileyebilir.
Bütçe ve Şeffaflık Tartışmaları
KÖİ projelerine ilişkin garanti ödemeleri, bütçe şeffaflığı açısından da eleştiriliyor. Bazı uzmanlar, bu ödemelerin bütçede yeterince açık bir şekilde gösterilmediğini ve kamuoyunun tam olarak bilgilendirilmediğini savunuyor. Hükümet yetkilileri ise projelerin sözleşmeler çerçevesinde yürütüldüğünü ve ödemelerin yasal yükümlülükler doğrultusunda yapıldığını ifade ediyor. Sayıştay raporlarında zaman zaman bu projelerle ilgili eksikliklere dikkat çekiliyor. Gelecek yıl yapılacak milyarlarca liralık ödeme, kamu maliyesi üzerindeki baskıyı artırabilir ve diğer kamu hizmetlerine ayrılan kaynakları sınırlayabilir. Bu nedenle, KÖİ projelerinin maliyetlerinin ve getirilerinin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.
Gelecek Perspektifi
KÖİ projeleri, Türkiye'nin altyapı ihtiyacını karşılamada önemli bir araç olarak görülüyor. Ancak garanti ödemelerinin bütçe üzerindeki etkisi, uzun vadeli mali sürdürülebilirlik açısından dikkatle izlenmeli. Önümüzdeki yıllarda yeni projelerin eklenmesiyle birlikte garanti yükünün artması bekleniyor. Bu noktada, projelerin gerçekçi talep tahminlerine dayandırılması, sözleşmelerin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi öneriliyor. Ayrıca, alternatif finansman modelleri ve kamu-özel işbirliğinde risk paylaşımının daha dengeli yapılması gerektiği vurgulanıyor. Ekonomik koşulların değişkenliği göz önüne alındığında, KÖİ projelerinin fayda-maliyet analizlerinin düzenli olarak güncellenmesi, kamu kaynaklarının etkin kullanımı için kritik önem taşıyor.