İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın cezaevi değiştirildi. Pehlivan'ın başka bir cezaevine nakledilmesi, hukuk camiasında ve siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı. Hukukçu Prof. Dr. Ümit Kocasakal, yaptığı yazılı açıklamayla nakil işlemine sert tepki gösterdi. Kocasakal, "Bir avukatı gece yarısı, haber vermeden, gerekçe göstermeden kilometrelerce uzağa nakletmenin adı 'rutin işlem' değildir. Hukuksuzluğun da zulmün de rutini olmaz" ifadelerini kullandı.
Nakil İşlemi ve Pehlivan'ın Durumu
Edinilen bilgilere göre, Mehmet Pehlivan'ın cezaevi, gece saatlerinde habersiz bir şekilde değiştirildi. Nakil sırasında Pehlivan'ın avukatlık görevi nedeniyle İmamoğlu ile olan görüşmelerinin kısıtlanacağı endişesi dile getiriliyor. Pehlivan, İmamoğlu'nun tutukluluğu sürecinde önemli bir hukuki savunma yürütüyordu. Cezaevi değişikliğinin, savunma hakkını zayıflatmaya yönelik bir adım olduğu öne sürülüyor.
Prof. Dr. Ümit Kocasakal, açıklamasında nakil işleminin hukuki dayanağının olmadığını vurguladı. Kocasakal, "Avukatlık mesleği, savunmanın temel taşıdır. Bir avukatın, müvekkiline erişiminin engellenmesi, adil yargılanma hakkının ihlalidir. Bu tür uygulamalar, yargı bağımsızlığına gölge düşürür" dedi. Kocasakal'a göre, cezaevi nakilleri ancak somut gerekçelerle ve yasal prosedürlere uygun şekilde yapılabilir.
Hukukçular ve Muhalefetten Tepkiler
Nakil kararına sadece Kocasakal değil, birçok hukukçu ve muhalefet partisi temsilcisi de tepki gösterdi. CHP Sözcüsü Deniz Yücel, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu keyfi uygulama, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz. İktidar, yargıyı baskı aracı olarak kullanmaktan vazgeçmelidir" ifadelerini kullandı. İstanbul Barosu da yazılı bir açıklama yaparak, avukatların mesleki faaliyetlerinin engellenemeyeceğini belirtti.
Öte yandan, Adalet Bakanlığı'ndan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Cezaevi yönetiminin, nakil gerekçesi olarak "güvenlik" ve "kapasite" gibi nedenleri öne sürdüğü iddia edildi. Ancak bu gerekçelerin somut delillerle desteklenmediği, kamuoyunda tartışma yarattı.
İmamoğlu Davası ve Arka Plan
Ekrem İmamoğlu, 2024 yılında başlatılan bir soruşturma kapsamında tutuklanmıştı. İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan da aynı soruşturma çerçevesinde tutuklanarak cezaevine konulmuştu. Pehlivan'ın tutukluluğu, avukatlık mesleğiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle eleştiriliyordu. İmamoğlu ve Pehlivan'ın avukatlık ilişkisi, davanın seyrini etkileyebilecek nitelikte.
Bu son nakil kararı, davanın gidişatını değiştirebilir. Pehlivan'ın yeni cezaevinde İmamoğlu'na erişiminin zorlaşması, savunma stratejisini sekteye uğratabilir. Hukuk uzmanları, bu tür müdahalelerin uzun vadede yargıya olan güveni sarsacağı uyarısında bulunuyor.
Kocasakal'ın Açıklamasının Tamamı
Prof. Dr. Ümit Kocasakal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bir avukatı gece yarısı, haber vermeden, gerekçe göstermeden kilometrelerce uzağa nakletmenin adı 'rutin işlem' değildir. Hukuksuzluğun da zulmün de rutini olmaz. Bu uygulama, savunma hakkına yapılmış açık bir saldırıdır. Hukuk devletinde, hiç kimse keyfi uygulamalara maruz bırakılamaz. Avukatlar, görevlerini özgürce yerine getirebilmelidir."
Kocasakal, ayrıca tüm hukukçuları ve sivil toplum kuruluşlarını bu hukuksuzluğa karşı sessiz kalmamaya davet etti. Kocasakal'ın bu çıkışı, sosyal medyada geniş yankı buldu ve birçok kullanıcı tarafından paylaşıldı.
Değerlendirme
Mehmet Pehlivan'ın cezaevi değişikliği, Türkiye'de yargı bağımsızlığı ve savunma hakkı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Olay, iktidarın muhalif avukatlar üzerindeki baskısını gözler önüne seriyor. Hukuk devleti ilkesinin erozyona uğraması, sadece bireysel mağduriyetlere yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal adalet duygusunu da zedeliyor. Pehlivan'ın nakli, davanın seyrini etkileyecek ve kamuoyu tarafından yakından takip edilecektir.