Kocaeli'nin Körfez ilçesinde kurulması planlanan sülfürik asit tesisi için düzenlenen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Halkın Katılım Toplantısı, bölge sakinlerinin yoğun protestosu nedeniyle gerçekleştirilemedi. Toplantı, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde yapılacaktı. Sabah saatlerinden itibaren alana gelen vatandaşlar, tesisin çevreye ve insan sağlığına zarar vereceğini belirterek toplantının iptal edilmesini istedi. Protestoların büyümesi üzerine yetkililer, toplantıyı güvenlik gerekçesiyle iptal etmek zorunda kaldı.
Protestocular: 'Yaşam alanımızı istiyoruz'
Toplantı öncesinde bir araya gelen yüzlerce kişi, "Sülfürik asit istemiyoruz", "Körfez'e zehir dökemezsiniz" yazılı pankartlar taşıdı. Bölge halkı adına açıklama yapan grup sözcüsü, tesisin kurulacağı alanın tarım arazilerine ve yerleşim yerlerine çok yakın olduğunu vurgulayarak, "Burada sülfürik asit üretimi yapılırsa toprağımız, suyumuz ve havamız zehirlenir. Çocuklarımızın geleceğini tehlikeye atamayız. ÇED toplantısını iptal ettirmek zorunda kaldık çünkü sesimizi duyuracak başka bir kanal bulamadık" dedi. Vatandaşlar, tesisin kurulması halinde bölgede kanser vakalarının artacağını ve tarımsal üretimin zarar göreceğini savundu.
Valilik açıklaması: 'Toplantı ileri bir tarihe ertelendi'
Kocaeli Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, ÇED toplantısının güvenlik nedeniyle yapılamadığı belirtilerek, "Halkın katılım toplantısı, katılımcıların yoğunluğu ve güvenlik riski göz önünde bulundurularak ileri bir tarihe ertelenmiştir. Süreç, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ilgili yönetmelikleri çerçevesinde yürütülecektir" denildi. Ancak açıklamada yeni toplantı tarihine ilişkin bir bilgi verilmedi.
Çevre örgütlerinden çağrı: 'ÇED süreci şeffaf yürütülsün'
Çevre örgütleri, sülfürik asit tesisinin bölge için ciddi riskler taşıdığını belirterek ÇED sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu. Kocaeli Çevre Platformu adına konuşan bir temsilci, "Sülfürik asit, son derece korozif ve tehlikeli bir kimyasaldır. Üretim sırasında ortaya çıkan emisyonlar, solunum yolu hastalıklarına ve asit yağmurlarına neden olabilir. Ayrıca tesiste meydana gelebilecek bir sızıntı, bölgedeki tarım alanlarını ve su kaynaklarını yok edebilir. ÇED süreci, halkın itirazları dikkate alınarak yeniden planlanmalıdır" ifadelerini kullandı.
Tesisin özellikleri ve bölge ekonomisi
Edinilen bilgilere göre, söz konusu tesisin yıllık 100 bin ton sülfürik asit üretim kapasitesine sahip olması planlanıyor. Tesisin kurulacağı alan, Körfez ilçesine bağlı Hereke ve çevresindeki tarım arazilerine yakınlığıyla biliniyor. Bölge halkı geçimini büyük ölçüde tarım ve hayvancılıkla sağlıyor. Ayrıca bölgede sanayi tesislerinin yoğunluğu nedeniyle çevre kirliliği zaten ciddi boyutlarda. Vatandaşlar, mevcut kirliliğe bir de sülfürik asit tesisinin eklenmesinin bölgeyi yaşanmaz hale getireceğini savunuyor.
Arka plan: ÇED süreci ve hukuki boyut
Türkiye'de ÇED yönetmeliği gereği, çevresel etkileri açısından önemli projeler için "Halkın Katılım Toplantısı" düzenlenmesi zorunlu. Toplantıda, proje sahibi firma ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, projenin detaylarını halka anlatmak ve görüşlerini almakla yükümlü. Ancak son yıllarda birçok ÇED toplantısı, vatandaşların tepkileri nedeniyle yapılamıyor veya yarıda kesiliyor. Uzmanlar, bu durumun ÇED sürecinin işlevselliğini tartışmaya açtığını belirtiyor. Öte yandan, sülfürik asit tesisi gibi kimyasal tesislerin kurulumunda yerel halkın rızasının alınması, uluslararası sözleşmeler ve çevre hukuku açısından da önem taşıyor.
Bölge halkı ne istiyor?
Körfez sakinleri, tesisin kurulması yerine bölgenin doğal dokusunu koruyacak projelerin hayata geçirilmesini talep ediyor. Ayrıca, ÇED toplantısının katılımcı sayısına bakılmaksızın yeniden düzenlenmesi ve halkın görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Bazı vatandaşlar, toplantının iptal edilmesinin bir sansür olduğunu ve seslerinin susturulmaya çalışıldığını öne sürüyor. Yetkililer ise toplantının yasal süreç içinde tekrarlanacağını, ancak güvenlik endişelerinin öncelikli olduğunu belirtiyor.
Sonuç olarak, Kocaeli Körfez'deki sülfürik asit tesisi tartışması, çevre ve sanayi arasındaki dengeyi bir kez daha gözler önüne seriyor. Bölge halkının tepkisi, benzer projelerin geleceği açısından da emsal teşkil edebilir. ÇED sürecinin şeffaf ve katılımcı bir şekilde yönetilmesi, hem yatırımcılar hem de yerel halk için güven tesis edilmesi adına kritik bir adım olacaktır.