Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde bir kozmetik fabrikasında çıkan yangında hayatını kaybeden 7 kişiye ilişkin soruşturmada, aralarında görevden uzaklaştırılan Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı ve Zabıta Müdür Vekilinin de bulunduğu 7 şüpheli tutuklandı. Yangın, 2024 yılının Ekim ayında meydana gelmiş ve olayda 6 kişi de yaralanmıştı.
Soruşturma kapsamında tutuklamalar
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, yangının çıkış nedenine ve güvenlik önlemlerinin yetersizliğine ilişkin incelemeler derinleştirildi. Fabrikanın işletme sahibi, müdürü ve bazı çalışanlarının yanı sıra belediye yetkililerinin de aralarında bulunduğu toplam 7 kişi, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Ancak savcılığın itirazı üzerine Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, şüphelilerin tamamının tutuklanmasına karar verdi. Tutuklananlar arasında Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmaz ve Zabıta Müdür Vekili Ali Kaya'nın da bulunduğu öğrenildi.
Yangının ardından başlatılan inceleme
Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde, yangının fabrikanın depo bölümünde başladığı ve kısa sürede tüm binaya yayıldığı tespit edilmişti. İtfaiye ekiplerinin müdahalesine rağmen yangın kontrol altına alınamamış, 7 kişi dumandan boğularak hayatını kaybetmişti. Yaralılar ise çevre hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Olayın ardından Kocaeli Valiliği, soruşturma başlatıldığını ve ihmali bulunan herkes hakkında yasal işlem yapılacağını duyurmuştu.
Güvenlik önlemleri sorgulanıyor
Kozmetik fabrikasında daha önce de benzer güvenlik ihlalleri yaşandığı iddiaları gündeme gelmişti. Yangından kurtulan işçiler, fabrikada yeterli yangın söndürme ekipmanı bulunmadığını ve acil çıkış kapılarının kilitli olduğunu öne sürmüştü. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmadığı yönündeki şikayetler, belediye yetkililerinin denetim eksikliğini ortaya koyuyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınanların ifadelerine başvurulurken, adli sürecin devam ettiği bildirildi.
Bağlam ve değerlendirme
Bu tür iş kazaları, Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin ne kadar yetersiz olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Yetkililerin ihmali ve denetim eksikliği, can kayıplarına neden olabiliyor. Olay, sadece yasal sorumlulukların değil, aynı zamanda toplumsal vicdanın da sorgulanmasına yol açıyor. Umarız bu dava, benzer felaketlerin önüne geçilmesi için bir dönüm noktası olur ve iş güvenliği standartlarının sıkılaştırılmasını sağlar.