Sivas'ın Gemerek ilçesinde serinlemek amacıyla girdiği Kızılırmak Nehri'nde akıntıya kapılarak kaybolan Soner Koçyiğit'in (32) cansız bedenine, arama kurtarma ekiplerinin 3 gün süren çalışmaları sonucunda ulaşıldı. Koçyiğit'in cesedi, kaybolduğu noktaya yaklaşık 2 kilometre mesafede, belediye ekipleri ve AFAD'ın ortak çalışmasıyla bulundu.
Olayın detayları
Olay, 18 Temmuz 2024 tarihinde saat 15.30 sıralarında Gemerek ilçesine bağlı Yeni Mahalle mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, Soner Koçyiğit arkadaşlarıyla birlikte nehir kenarına gitti. Serinlemek için suya giren Koçyiğit, bir süre sonra akıntının etkisiyle gözden kayboldu. Arkadaşlarının durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmesi üzerine bölgeye AFAD, jandarma, sağlık ekipleri ve Gemerek Belediyesi'ne bağlı kurtarma timi sevk edildi.
Arama çalışmalarına ilk günden itibaren 30 kişilik ekip, bot ve sonar cihazlarıyla katıldı. Nehrin debisinin yüksek olması ve suyun bulanık akması çalışmaları zorlaştırdı. İkinci gün itibarıyla çalışma alanı genişletilirken, Kızılırmak'ın farklı noktalarında da tarama yapıldı.
Aile ve yetkililerden açıklamalar
Koçyiğit'in ailesi, acı haberi almanın üzüntüsünü yaşarken, Gemerek Kaymakamı yaptığı kısa açıklamada, "Vatandaşımızın cansız bedenine ulaşılması hepimizi derinden üzdü. Ekiplerimiz fedakarca çalıştı. Allah rahmet eylesin" dedi. Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı.
Soner Koçyiğit'in evli ve iki çocuk babası olduğu, Gemerek'te ailesiyle birlikte yaşadığı öğrenildi. Cenazenin otopsi için Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırıldığı belirtildi.
Bölgede benzer olaylar
Kızılırmak Nehri, yaz aylarında sık sık boğulma vakalarıyla gündeme geliyor. Geçtiğimiz yıl aynı bölgede iki kişi hayatını kaybetmiş, yetkililer vatandaşları akıntıya karşı uyarmıştı. Uzmanlar, özellikle bilinmeyen sularda yüzülmemesi ve serinleme amaçlı girilen nehirlerde akıntı tehlikesine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
Bu tür olaylar, su güvenliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının özellikle kırsal bölgelerde bilinçlendirme çalışmaları yapması, can kayıplarının önüne geçebilir.