AKP’nin Türk Kızılay’ına geniş ekonomik ve idari ayrıcalıklar tanıyan yasa teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. Teklif, Kızılay’a ihalesiz mal ve hizmet alımı yapma yetkisi verirken, sosyal yardım verilerinin de kuruma devredilmesini öngörüyor. Deprem felaketinde çadır satışıyla gündeme gelen Kızılay’a ilişkin teklif, muhalefet ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisini çekti. CHP ve İYİ Partili vekiller, “Kızılay denince akla çadır satışı geliyor” diyerek düzenlemeye karşı çıktı.
Teklifin detayları ve getirdiği ayrıcalıklar
AKP tarafından hazırlanan 29 maddelik yasa teklifi, Kızılay’ı birçok kamu kurumuyla eşit statüye getiriyor. Buna göre Kızılay, devlet malzeme ofisi ve kamu ihale kanunu kapsamı dışında tutularak doğrudan alım yapabilecek. Ayrıca kurum, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarındaki yardım başvuru ve verilerine erişim hakkı kazanacak. Teklif aynı zamanda Kızılay’a afet ve acil durumlarda koordinasyon yetkisi verirken, denetim süreçlerini de zayıflatıyor. Muhalefet, düzenlemeyi “Kızılay’ı denetimsiz bir super kurum haline getirmek” olarak nitelendiriyor.
Depremde çadır satışı ve Kızılay’ın krizi
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Kızılay’ın AFAD’a çadır satması büyük tartışma yaratmıştı. Depremzedelere ücretsiz dağıtılması gereken çadırların Kızılay tarafından satıldığı ortaya çıkınca kamuoyu tepki göstermişti. Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, çadırların ücretsiz dağıtıldığını savunsa da, yapılan incelemelerde bazı çadırların AFAD’a fatura edildiği belirlenmişti. Kızılay’ın iştirak şirketleri aracılığıyla bağışları ticari faaliyette kullandığı iddiaları da gündeme gelmişti. Bu süreçte Kızılay’ın koordinasyon krizleri ve şeffaflık sorunları defalarca eleştirilmişti.
Sosyal yardım verilerinin devri endişe yaratıyor
Teklifin en tartışmalı maddelerinden biri, sosyal yardım verilerinin Kızılay’a devredilmesi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı sosyal yardımlaşma vakıflarındaki kişisel verilerin Kızılay ile paylaşılması öngörülüyor. Muhalefet, bu düzenlemenin kişisel verilerin korunması yasasına aykırı olduğunu ve vatandaşların mahremiyetini ihlal edeceğini belirtiyor. Ayrıca verilerin ticari amaçla kullanılabileceği endişesi dile getiriliyor. Kızılay’ın daha önce bağış toplama faaliyetlerinde tartışmalı yöntemler kullandığı hatırlatılıyor.
Muhalefet ve sivil toplumun tepkisi
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, teklifin “Kızılay’a sınırsız yetki vererek her türlü suistimalin önünü açtığını” söyledi. İYİ Partili vekil Turan Yaldır ise “Kızılay, depremde vatandaşa çadır satan bir kurum olarak hafızalara kazındı. Şimdi bu kuruma ihalesiz alım yetkisi vermek akıl alır gibi değil” dedi. Tüketici dernekleri ve şeffaflık platformları da düzenlemeye karşı çıkarken, Kızılay’ın bağımsız denetime açılmasını talep etti.
AKP’nin gerekçesi ve savunma
AKP’li vekiller, teklifin afet yönetiminde etkinliği artırmak için hazırlandığını savundu. Kızılay’ın afet anında hızlı hareket edebilmesi için ihale süreçlerinden muaf tutulması gerektiğini belirten hükümet yetkilileri, “Kızılay, devletin en önemli yardım kuruluşudur. Bu düzenleme onun elini güçlendirecektir” ifadelerini kullandı. Ancak muhalefet, Kızılay’ın geçmiş performansının bu güveni hak etmediğini vurguluyor.
Bağımsız değerlendirme
Kızılay, Türkiye’nin en köklü yardım kuruluşlarından biri olmasına rağmen, son yıllarda şeffaflık ve hesap verebilirlik konusunda ciddi eleştiriler alıyor. Depremde çadır satışı skandalı, Kızılay’ın kriz anında halkın gözünde güven kaybına uğramasına neden oldu. Bu noktada, kuruma sınırsız yetki ve veri aktarımı öngören bir yasa teklifi, kamuoyunda mevcut güvensizliği daha da derinleştirme riski taşıyor. Afet yönetiminde etkinlik kadar, şeffaflık ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi de en az onun kadar önemli. Teklifin bu haliyle yasalaşması halinde, Kızılay’ın gelecekteki faaliyetlerine duyulan güvenin daha da sarsılması kaçınılmaz görünüyor.