Kızılay, piyasa değeri 496.8 milyon TL olan 9 taşınmazını kendi kurduğu şirkete 109 milyon liraya devretti. Muhalefet partileri, bu devrin kamu yararına aykırı olduğunu belirterek konuyu yargıya taşıyacaklarını açıkladı. Olay, Kızılay'ın 2023 yılında kurduğu Kızılay Gayrimenkul Yatırım A.Ş.'ye yapılan devirle ortaya çıktı. Taşınmazların gerçek değerinin altında satılması, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Devrin Ayrıntıları ve Değer Kaybı
Kızılay'ın elinde bulunan ve aralarında Ankara, İstanbul ve İzmir'deki arsaların da olduğu 9 taşınmaz, 2024 yılı Ocak ayında Kızılay Gayrimenkul Yatırım A.Ş.'ye devredildi. Bağımsız değerleme raporlarına göre bu taşınmazların toplam piyasa değeri 496.8 milyon TL olarak belirlenmişti. Ancak devir işlemi 109 milyon TL üzerinden gerçekleştirildi. Bu durum, Kızılay'ın yaklaşık 387.8 milyon TL zarara uğratıldığı iddialarını gündeme getirdi. Konuya ilişkin belgeler, Kızılay'ın 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında da tartışılmış, ancak yönetim kurulu devrin usulüne uygun olduğunu savunmuştu.
Muhalefet partileri, devrin şeffaf olmadığını ve Kızılay'ın kamuya ait varlıklarının ucuza kapatıldığını öne sürüyor. CHP, İYİ Parti ve HDP milletvekilleri, konuyu TBMM gündemine taşıyarak Sayıştay denetimi ve yargı süreci başlatılması çağrısında bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı, yaptığı açıklamada "Kızılay, milletin emanetidir. Bu devir, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur. Hesap sorulmalıdır" dedi. İYİ Parti de konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacaklarını duyurdu.
Kızılay'ın Savunması ve Hukuki Süreç
Kızılay yönetimi ise devrin aceleye getirilmediğini, bilirkişi raporlarına dayandığını ve şirketleştirme sürecinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Kızılay'dan yapılan yazılı açıklamada, "Taşınmazların devri, kurumumuzun yeniden yapılandırılması kapsamında gerçekleşmiştir. Değerleme süreci bağımsız kuruluşlarca yapılmış olup, kamuoyunu yanıltıcı haberlere itibar edilmemelidir" ifadelerine yer verildi. Ancak uzmanlar, devir bedelinin piyasa değerinin çok altında kaldığını vurguluyor. Gayrimenkul değerleme uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, "Bu tür devirlerde emsal değerlerin dikkate alınması gerekir. 496 milyonluk bir varlığın 109 milyona devri, ancak özel bir amaçla açıklanabilir. Kamu yararı gözetilmişse, bunun gerekçeleri şeffaf şekilde ortaya konmalı" dedi.
Olayın yargıya taşınması halinde, devrin iptali ve sorumlular hakkında idari ve cezai işlem başlatılması gündeme gelebilir. Kızılay'ın özerk yapısı, denetim mekanizmalarının yetersizliği tartışmasını da beraberinde getirdi. Son yıllarda Kızılay'ın ticari işletmelere yönelmesi ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmaması eleştiriliyordu. Bu son gelişme, kurumun itibarını daha da sarsmış durumda.
Kamuoyu, Kızılay gibi köklü bir yardım kuruluşunun varlıklarının nasıl bu kadar düşük bedelle el değiştirdiğini sorguluyor. Konuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı da henüz bir açıklama yapmadı. Gözler, TBMM'de kurulacak olası bir araştırma komisyonuna ve Sayıştay'ın denetim raporlarına çevrilmiş durumda. Kızılay'ın geleceği ve kamu güveninin yeniden tesisi için şeffaf bir soruşturma süreci işletilmesi şart görünüyor.