Washington ve Tel Aviv'in Ortadoğu'yu yeniden şekillendirme hedefi, bölgeyi adeta ateşe attı. İsrail'in Filistin topraklarındaki saldırganlığı ve ABD'nin İran'a yönelik ambargo ve tehditleri, beklenenin aksine hedeflerine ulaşamadı. Hem İsrail hem de ABD, uluslararası kamuoyunda yalnızlaşırken, iç siyasette de Trump ve Netanyahu yönetimleri zor günler geçiriyor.
Planlar Neden Çöktü?
Öncelikle, İsrail'in Gazze'deki operasyonları sivil kayıpları artırırken, İran'a yönelik suikast ve sabotaj girişimleri ters tepti. Bölge ülkeleri, ABD'nin İran'a yönelik ekonomik yaptırımlarına rağmen Tahran ile ilişkilerini geliştirmeye devam etti. Ayrıca, Çin ve Rusya'nın arabuluculuk çabaları, ABD'nin bölgedeki nüfuzunu zayıflattı.
Trump ve Netanyahu'nun İç Cephesi
Donald Trump, İran konusunda sert söylemlerine rağmen somut bir başarı elde edemedi. 2020 başkanlık seçimlerinde yenilgi alan Trump'ın Ortadoğu politikaları, seçmen nezdinde de karşılık bulamadı. Netanyahu ise İsrail'de yolsuzluk suçlamaları ve koalisyon krizleriyle uğraşırken, Gazze'deki askeri başarısızlıklar ve esir takasında yaşanan zorluklar siyasi geleceğini tehdit ediyor.
Bölgede yaşanan gelişmeler, ABD ve İsrail'in kirli hesaplarının iflas ettiğini gösteriyor. Türkiye ve diğer bölgesel aktörlerin arabuluculuk girişimleri, barış ve istikrar arayışında umut verici adımlar olarak öne çıkıyor.