Kırklareli'nde bayram ziyareti için bir araya gelen ailede çıkan miras kavgası kanlı bitti. Ünlü yazar Ayten Öztürk (62), tartıştığı yeğeni B.S. (28) tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Öztürk, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yeğen B.S. olayın ardından kaçmaya çalışırken polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Olay, sanat camiasında büyük üzüntüye neden oldu.
Bayram ziyareti kabusa döndü
Edinilen bilgilere göre, Ayten Öztürk Kurban Bayramı nedeniyle memleketi Kırklareli'ndeki aile evine ziyarete gitti. Bir süre sonra aile büyükleri arasında miras paylaşımı nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine yeğen B.S., halası Ayten Öztürk'e mutfak bıçağıyla saldırdı. Öztürk, aldığı bıçak darbeleriyle kanlar içinde yere yığılırken, diğer aile fertleri durumu hemen polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yazarı hastaneye kaldırdı ancak yapılan müdahaleler yetersiz kaldı.
Yeğen gözaltında, soruşturma devam ediyor
Cinayetin ardından kaçan B.S., polisin geniş çaplı arama çalışmaları sonucu olaydan kısa süre sonra yakalandı. Gözaltına alınan şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü, ifadesinde miras meselesi yüzünden tartıştıklarını ve kendisini kaybettiğini söylediği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor. Öztürk'ün cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından toprağa verilmek üzere ailesine teslim edilecek.
Sanat dünyası yasta
Ayten Öztürk'ün ölümü sevenlerini ve sanat camiasını yasa boğdu. Sosyal medyada paylaşılan mesajlarda Öztürk'ün edebiyata katkıları, kaleme aldığı eserler ve duruşu anıldı. Türkiye Yazarlar Birliği ve PEN Türkiye gibi kuruluşlar başsağlığı mesajı yayımladı. Öztürk, özellikle kadın temalı eserleri ve toplumsal konulardaki duyarlılığıyla tanınıyordu.
Miras kavgaları, aile içi şiddetin en acı örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Uzmanlar, miras paylaşımı gibi hassas konularda aile büyüklerinin arabuluculuk mekanizmalarına başvurması gerektiğini vurguluyor. Bu tür üzücü olayların önüne geçmek için iletişimin güçlü tutulması ve öfke kontrolünün önemi bir kez daha hatırlatılıyor.