Mahkeme kararıyla 'butlan' hükmüyle CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu, düzenlediği basın toplantısında iktidarın NATO zirvesi öncesi izlemesi gereken yol haritasına ilişkin tavsiyelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Atlantik ittifakındaki konumunun güçlendirilmesi ve müttefiklerle uyumun artırılması gerektiğini vurguladı.
NATO zirvesinde Türkiye'nin duruşu
Kılıçdaroğlu, Haziran ayında yapılması planlanan NATO Liderler Zirvesi'nde Türkiye'nin ortak bildiriden kopmaması ve savunma yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini belirtti. İsveç ve Finlandiya'nın üyelik süreçlerinde Türkiye'nin verdiği taahhütlerin hatırlatıldığı açıklamada, "NATO'nun caydırıcılık kapasitesini zayıflatacak hiçbir girişimde bulunulmamalı" ifadeleri kullanıldı.
Parti içi dengeler ve beklentiler
CHP kulislerinde partinin olağanüstü kurultay takvimi tartışılırken, Kılıçdaroğlu'nun kamuoyu önünde yeniden aktif rol üstlenmesi dikkat çekiyor. Parti kaynakları, genel başkanın özellikle dış politika gündemine müdahil olarak siyasi ağırlığını korumayı hedeflediğini aktarıyor. Öte yandan iktidar cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmezken, muhalefet partileri Kılıçdaroğlu'nun çıkışını 'anayasal ve hukuki bir gereklilik' olarak değerlendiriyor.
Türkiye'nin NATO'daki yeri
Türkiye, 1952'den bu yana NATO üyesi olup, ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahip. Ancak son yıllarda yaşanan S-400 krizi ve Doğu Akdeniz'deki gerilimler, Ankara'nın müttefikleriyle zaman zaman ters düşmesine neden oldu. Kılıçdaroğlu'nun tavsiyesi, bu kırılgan dönemde uyum mesajı verme çabası olarak yorumlanıyor.
Siyaset bilimciler, Kılıçdaroğlu'nun NATO vurgusunun, CHP'nin geleneksel Batı yanlısı çizgisiyle uyumlu olduğunu belirtiyor. Öte yandan iktidarın bu çağrıya nasıl yanıt vereceği merak edilirken, Türkiye'nin NATO içindeki geleceği tartışma konusu olmaya devam ediyor.