CHP'ye yönelik tedbirli mutlak butlan kararının ardından siyasi partiler, 31 Mart Yerel Seçimleri sonuçları kapsamında Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) başvurma hakkı elde etti. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu yönetimine yakın isimler, bu başvuruların CHP'nin kazandığı belediyelerde mazbataları etkilemeyeceğini belirtti. Söz konusu değerlendirme, yerel yönetimlerin seçim sonuçlarının "mutlak butlan" kararıyla ilişkilendirilemeyeceği temeline dayanıyor.
Mutlak butlan kararının kapsamı
YSK'nın CHP ile ilgili aldığı tedbirli mutlak butlan kararı, partinin belirli usulsüzlükler nedeniyle seçimlere katılma ehliyetini tartışmaya açtı. Ancak uzmanlara göre bu karar, doğrudan yerel seçim sonuçlarını geçersiz kılmıyor. Kılıçdaroğlu'na yakın kaynaklar, YSK'ya yapılacak başvuruların yalnızca partinin genel merkez düzeyindeki işlemlerine yönelik olduğunu, belediye başkanlığı gibi yerel makamların bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Açıklamada, "Yerel yönetimler seçimlerinin sonuçları, mutlak butlan kararının sirayet etmediği alanlardır" denildi.
Partilerin YSK stratejisi
Kararın ardından bazı siyasi partiler, CHP'nin kazandığı belediyelerde seçimlerin iptali için YSK'ya başvurmayı değerlendiriyor. Ancak Kılıçdaroğlu ekibi, hukuki olarak böyle bir girişimin başarı şansının düşük olduğunu savunuyor. Daha önce benzer mutlak butlan kararlarının yerel seçimlere uygulanmaması emsal teşkil ediyor. Uzmanlar, YSK'nın konuyu dar bir çerçevede ele alacağını ve yerel seçimlerin meşruiyetini koruyacağını öngörüyor.
Kılıçdaroğlu'na yakın bir diğer isim, "Bu karar, CHP'nin genel merkez yönetimine yönelik bir uyarıdır. Belediyelerimiz halkın iradesiyle seçilmiştir ve bu irade hukuken korunmaktadır" şeklinde konuştu. Açıklamada, partinin seçimlere hazırlık sürecinde yaşanan usulsüzlük iddialarının yerel yönetimlerle ilgisi olmadığına dikkat çekildi.
Geçmişteki uygulamalar ve alınacak dersler
Türkiye'de geçmişte de benzer mutlak butlan kararları yaşanmış, ancak bunlar genellikle genel seçimlerin merkezi sonuçlarını etkilemişti. 2019 yerel seçimlerinde İstanbul'da yaşanan iptal ve yenileme süreci, hukuki anlamda farklı bir zemine dayanıyordu. Şimdiki durumda, CHP'ye yönelik kararın doğrudan seçmen iradesini hedef almadığı ifade ediliyor. Bağımsız gözlemcilere göre, bu tür kararlar siyasi partilerin iç işleyişine müdahale niteliği taşırken, seçim sonuçlarının güvencesini sağlayan temel ilkeleri zedelememelidir.