CHP'de, Butlan kararıyla göreve getirilen yönetimin Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, Sosyal Demokrasi Derneği'nin Kemal Kılıçdaroğlu hakkında verdiği ihraç kararının ardından dernek üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu. Bu istifa, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak'ın aynı dernekten ayrılmasının hemen ardından geldi. Türeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Demokrasiye ve partime olan bağlılığım gereği, bu kararı protesto etmek amacıyla Sosyal Demokrasi Derneği üyeliğimden istifa ediyorum" ifadelerini kullandı. Böylece son 24 saatte dernekten ayrılan üst düzey CHP'li sayısı ikiye yükseldi. Gelişme, partideki iç tartışmaların dernek yapılanmasına da sıçradığını gösteriyor.
Butlan Kararı ve Atanan Yönetimin Tartışmalı İhraç Süreci
Olayın arka planında, CHP'nin 2023 kurultayı sonrası yaşanan hukuki kriz yatıyor. Mahkemenin verdiği Butlan kararıyla CHP yönetimi görevden alınmış ve yerine kayyum niteliğinde bir yönetim atanmıştı. Bu süreçte parti içi muhalefet, atanan yönetimin meşruiyetini sorgularken, Sosyal Demokrasi Derneği'nin Kılıçdaroğlu hakkında aldığı ihraç kararı tartışmaları daha da derinleştirdi. Derneğin, Kılıçdaroğlu'nu "parti tüzüğüne ve demokratik ilkelere aykırı davranmakla" suçladığı öne sürülüyor. Ancak dernek yönetiminin bu kararı, geniş tabanlı bir katılımla alınmadığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Türeli, açıklamasında "İhraç kararının usul ve esas yönünden sakat olduğunu düşünüyorum. Sosyal demokrat değerlerle bağdaşmayan bu kararın tarafı olamam" dedi.
İstifa Dalgası Büyüyor: Öztrak'tan Sonra Türeli
İlk istifa, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak'tan gelmişti. Öztrak, Kılıçdaroğlu'nun ihracının ardından Sosyal Demokrasi Derneği üyeliğinden ayrıldığını açıklamıştı. Öztrak'ın istifası partide şok etkisi yaratırken, Türeli'nin kararı istifa dalgasının sürebileceği yönünde yorumlandı. Türeli, "Sayın Öztrak'ın ardından ben de aynı ilkeler doğrultusunda hareket ediyorum. Partimizin birlik ve beraberliği her şeyin üstündedir" ifadelerini kullandı. CHP kulislerinde, önümüzdeki günlerde başka üst düzey isimlerin de dernekten ayrılabileceği konuşuluyor. Sosyal Demokrasi Derneği'nin 2010'lu yıllarda CHP'ye yakın isimler tarafından kurulduğu ve partinin düşünce kuruluşu işlevi gördüğü biliniyor. Derneğin son dönemdeki yönetim değişikliği, Kılıçdaroğlu karşıtı bir çizgi benimsemesiyle dikkat çekmişti.
Kılıçdaroğlu Cephesinden Sessizlik
Kemal Kılıçdaroğlu, hakkında verilen ihraç kararına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak yakın çevresinden edinilen bilgilere göre, Kılıçdaroğlu'nun kararı hukuki yollardan itiraz edeceği ve derneğin bu kararının parti içi demokrasiye zarar verdiğini savunacağı belirtiliyor. Kılıçdaroğlu'nun avukatlarının, ihraç kararının iptali için mahkemeye başvuru hazırlığında olduğu öne sürüldü. Öte yandan, CHP'nin Butlan kararı sonrası atanan yönetimi, Kılıçdaroğlu'na yakın isimleri tasfiye etmekle eleştiriliyor. Parti içi muhalefet, atanan yönetimin "seçilmişleri" görevden uzaklaştırdığını ve parti iradesine müdahale ettiğini savunuyor. Bu durum, CHP'nin hem hukuki hem de siyasi olarak zor bir dönemden geçtiğini gösteriyor.
Dernek Yönetiminden İlk Açıklama: Kararın Gerekçesi
Sosyal Demokrasi Derneği yönetimi, Kılıçdaroğlu'nun ihracına ilişkin yazılı bir açıklama yaparak kararın gerekçelerini sıraladı. Açıklamada, "Derneğimiz, sosyal demokrasi ilkelerine bağlı kalmayan ve parti içi demokrasiyi zedeleyen tutumlar sergileyen üyeler hakkında gerekli yaptırımları uygulamakla yükümlüdür. Kemal Kılıçdaroğlu'nun son dönemdeki söylem ve eylemleri, dernek tüzüğümüzün 7. maddesinde tanımlanan 'parti birliğini bozucu faaliyetler' kapsamında değerlendirilmiştir" denildi. Dernek, ihraç kararının oybirliğiyle alındığını iddia etse de, bazı üyelerin toplantıya katılmadığı ve kararın şeffaf olmadığı yönünde itirazlar var. Dernek yönetimi, istifa eden üyelerin kararlarına saygı duyduklarını ancak bu istifaların derneğin misyonunu etkilemeyeceğini belirtti.
CHP İçinde Dengeler Değişiyor
Yaşanan gelişmeler, CHP içindeki güç dengelerinin yeniden şekillendiğini gösteriyor. Butlan kararı sonrası atanan yönetim, partiyi olağan kurultaya götürme sözü vermişti. Ancak geçen sürede yaşanan ihraçlar ve istifalar, partideki kutuplaşmayı artırmış durumda. Kılıçdaroğlu'na yakın isimler, atanan yönetimin "partiyi ele geçirme" çabası içinde olduğunu savunurken, yönetim kanadı bu iddiaları reddediyor. Önümüzdeki kurultayda, delegelerin tavrı belirleyici olacak. Sosyal Demokrasi Derneği'ndeki istifalar ise, partinin entelektüel ve düşünce kuruluşu kanadında bir kopuşun işareti olarak yorumlanıyor. CHP'nin 2024 yerel seçimlerinde gösterdiği başarıya rağmen, iç çekişmelerin partinin gündemini meşgul etmesi, seçmen nezdinde olumsuz algı yaratabilir.
Sonuç olarak, CHP'de Butlan kararıyla başlayan süreç, Sosyal Demokrasi Derneği'ndeki ihraç ve istifalarla yeni bir boyut kazandı. Kılıçdaroğlu'nun ihracı, parti içi muhalefetin dernek üzerinden tasfiye edilmesi olarak yorumlanırken, Öztrak ve Türeli'nin istifaları bu tasfiyeye karşı bir duruş sergiliyor. Partinin hukuki mücadelesi devam ederken, siyasi olarak da bir yol ayrımında olduğu açık. Önümüzdeki günlerde benzer istifaların gelip gelmeyeceği, CHP'nin iç dinamiklerini ve geleceğini belirleyecek. Kamuoyu, partinin bu süreçten nasıl çıkacağını ve kurultay sürecinin nasıl işleyeceğini yakından takip ediyor.