CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği ancak kamuoyuna duyurulmayan esnaf ziyaretinin perde arkası ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, Kılıçdaroğlu’nun bir iş hanına girişinden önce birkaç kişilik bir ekip, dükkanları tek tek dolaşarak esnaflara “Kemal Bey sizi ziyaret etsin ister misiniz?” sorusunu yöneltti. Bu yöntemin, halkın parti liderine yönelik tepkisini önceden ölçmek amacıyla uygulandığı iddia ediliyor.
Gizli ziyaret ve ön eleme
Kılıçdaroğlu’nun programı, parti kaynakları tarafından basına kapalı tutulurken, ziyaretin detayları ancak görgü tanıklarının aktarımıyla gün yüzüne çıktı. İddiaya göre, liderin gireceği dükkanlar önceden belirlenmiş, olumsuz tepki alabileceği düşünülen esnafla temas edilmemesine özen gösterilmişti. İş hanında bulunan bazı esnaf, ön ekip tarafından kendilerine “Kemal Bey geliyor, fotoğraf çektirmek ister misiniz?” gibi sorular yöneltildiğini, olumlu yanıt alınamayan dükkanların ise ziyaret kapsamı dışında bırakıldığını belirtti.
Halkla ilişkiler stratejisi mi, tepki yönetimi mi?
CHP kulislerinde konuşulanlara göre, bu tür bir uygulama ilk kez denenmiyor. Parti yönetimi, özellikle son dönemde Kılıçdaroğlu’na yönelik artan muhalif söylemler ve parti içi eleştiriler nedeniyle, liderin halkla doğrudan temasını kontrollü bir şekilde sürdürmeyi tercih ediyor. Ancak bu yöntemin, bir siyasi liderin samimiyetini sorgulatabileceği ve halkla arasına mesafe koyduğu yorumları yapılıyor. Siyaset bilimciler, “ön eleme” yapılan ziyaretlerin, liderin gerçek toplumsal nabzı tutmasını engellediğini savunuyor.
Kılıçdaroğlu’nun esnaf ziyaretinde yanında sadece birkaç koruma ve özel kalem müdürünün bulunması da dikkat çekti. Parti yönetimi konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmazken, ana muhalefet liderinin bu tarz “gizli” temaslarının önümüzdeki dönemde de devam edebileceği belirtiliyor.
CHP’nin 2023 yılında yapılan olağanüstü kurultayında mutlak butlan kararıyla yeniden genel başkan seçilen Kılıçdaroğlu, parti içi muhalefeti ve genel siyasi atmosferi yönetmek için farklı stratejiler deniyor. Ancak uzmanlar, halkla doğrudan ve şeffaf bir iletişimin, siyasi partilerin güvenilirliği açısından kritik olduğunu vurguluyor.