Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin olarak canlı yayında sarf ettiği “Pişman değilim” sözleri, siyaset kulislerinde bomba etkisi yarattı. Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 4 Kasım 2025'te TBMM'de yaptığı ve “O günkü kusur için tüm Türkiye’den, Türk milletinden özür diliyorum” ifadelerini kullandığı konuşmayı yeniden gündeme getirdi. Özel, söz konusu konuşmasında, CHP'nin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılmasına destek vermesini bir hata olarak nitelendirmişti.
Kılıçdaroğlu'ndan geri adım yok
Bir televizyon programında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılması sürecinde aldıkları karardan pişman olmadığını belirtti. Kılıçdaroğlu, “O dönemde yapılan işlemler hukukiydi. Ben bu konuda geri adım atmam” dedi. Bu açıklama, CHP içinde ve kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı. Kılıçdaroğlu'nun bu tutumu, Özgür Özel'in özrünün ardından partinin geleneksel tabanıyla daha muhafazakar kesim arasında bir köprü kurma çabalarını zora sokabilir.
Özgür Özel'in özrü tartışmaları
CHP lideri Özgür Özel, 2025 yılında yaptığı TBMM konuşmasında, partisinin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılması yönündeki oylamasına atıfla “O günkü kusur için tüm Türkiye’den özür diliyorum” demişti. O dönem bu çıkış, CHP tabanında geniş yankı uyandırmış ve partinin Kürt seçmenle ilişkilerinde bir dönüm noktası olarak değerlendirilmişti. Ancak Kılıçdaroğlu'nun son açıklamaları, parti içinde bu özürle ilgili farklı görüşler olduğunu ortaya koyuyor. Bazı parti kaynakları, Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin “kişisel görüş” olduğunu, partinin resmi tutumunun Özel'in özrüyle uyumlu olduğunu ifade ediyor.
Siyasi kulislerde yankı
Ankara kulislerinde Kılıçdaroğlu ile Özel arasında bir görüş ayrılığı olduğu konuşulurken, bu durumun CHP'nin kurultay sürecine yansıyabileceği belirtiliyor. Özellikle Parti Meclisi'nde yapılan değerlendirmelerde, Kılıçdaroğlu'nun “Pişman değilim” çıkışının, partinin Kürt sorunu konusundaki söylem birliğini zedeleyebileceği ifade ediliyor. Diğer yandan muhalefet partileri, iktidarın da bu ayrışmadan beslenebileceği yorumları yapıyor.
Tarihsel arka plan
Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığı, 2016 yılında Anayasa Mahkemesi'nin ardından TBMM'de yapılan oylamayla kaldırılmıştı. O dönem AKP, MHP, CHP ve HDP'den bazı milletvekillerinin desteğiyle dokunulmazlık tezkeresi kabul edilmişti. CHP'nin bu süreçte takındığı tavır, yıllar boyunca eleştirilmiş ve partinin iç muhasebesine neden olmuştu. Özgür Özel, genel başkan seçilmesinin ardından bu konuda bir özür yayınlayarak partinin bu hatasını kabul etmişti.
Bağımsız değerlendirme
Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışı, CHP içindeki iki farklı siyasi geleneğin (ulusalcı ve liberal kanat) arasındaki gerilimi bir kez daha su yüzüne çıkardı. Parti, bir yandan demokratik açılımlara ve özür dilenmesi gereken geçmiş hatalara işaret eden bir liderle, diğer yandan bu hataları meşrulaştıran bir eski genel başkanı arasında sıkışmış durumda. Bu durum, CHP'nin önümüzdeki seçimlere giderken söylem birliğini sağlayıp sağlayamayacağı sorusunu gündeme getiriyor.