CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında 'suçu ve suçluyu övme' suçlamasıyla açılan dava, İstanbul'da görülen duruşmanın ardından 19 Kasım 2025 tarihine ertelendi. Mahkeme heyeti, bir sonraki celseye Kılıçdaroğlu'nun bizzat katılmasına hükmederek, aksi halde zorla getirilmesine veya hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi. Bu karar, siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı.
Davanın Arka Planı
Kemal Kılıçdaroğlu, 2023 yılında katıldığı bir televizyon programında sarf ettiği sözler nedeniyle 'suçu ve suçluyu övme' suçlamasıyla yargılanıyor. İddianamede, Kılıçdaroğlu'nun ifadelerinin Türk Ceza Kanunu'nun 215. maddesini ihlal ettiği öne sürülüyor. Dava, İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Kılıçdaroğlu, önceki duruşmalara katılmamış ve avukatları aracılığıyla savunma yapmıştı.
Mahkeme Kararı ve Gerekçesi
Duruşmada savcı, sanığın zorla getirilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, Kılıçdaroğlu'nun ifadesinin alınması için duruşmaya katılmasının zorunlu olduğunu belirterek, 19 Kasım'daki celseye kadar hazır edilmesine karar verdi. Kararda, aksi takdirde zorla getirme veya yakalama kararı çıkarılabileceği vurgulandı. Kılıçdaroğlu'nun avukatları ise müvekkillerinin sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya katılamadığını savundu.
Siyasi Tepkiler
CHP Sözcüsü Deniz Yücel, kararı 'hukuk dışı' olarak nitelendirerek, 'Bu karar tamamen siyasi bir baskı aracıdır. Sayın Kılıçdaroğlu'nu yıldırmaya yöneliktir' dedi. Adalet Bakanlığı'ndan ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Hukukçular, kararın sanığın savunma hakkını kısıtlayabileceği yönünde görüş belirtiyor. Bazı uzmanlar, zorla getirme kararının ancak sanığın duruşmadan kaçması durumunda verilebileceğini, Kılıçdaroğlu'nun ise geçerli mazeretleri olduğunu ifade ediyor.
Kılıçdaroğlu'nun Sağlık Durumu
Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz aylarda geçirdiği rahatsızlık nedeniyle bir süre hastanede tedavi görmüştü. Avukatları, duruşmaya katılamama gerekçesi olarak doktor raporlarını mahkemeye sundu. Ancak mahkeme, raporların yeterli olmadığına kanaat getirdi. Kılıçdaroğlu'nun 19 Kasım'da duruşmaya katılıp katılmayacağı belirsizliğini koruyor.
Benzer Davalar ve Hukuki Süreç
Türkiye'de siyasetçiler hakkında açılan 'suçu ve suçluyu övme' davaları sıklıkla gündeme geliyor. Anayasa Mahkemesi, bazı başvurularda ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmişti. Kılıçdaroğlu'nun davası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşınırsa emsal teşkil edebilir. Dava süreci, Türkiye'de yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.
Kamuoyu ve Medya Yansımaları
Karar, sosyal medyada geniş yankı buldu. Birçok kullanıcı, 'hukuk devleti' ve 'siyasi yargı' etiketleriyle tepkilerini dile getirdi. Ana muhalefet partisi, konuyu Meclis gündemine taşıyacağını açıkladı. Uluslararası basın da gelişmeyi yakından takip ediyor. BBC ve Reuters, kararı 'siyasi baskı' olarak yorumladı.
Değerlendirme
Kılıçdaroğlu davası, Türkiye'de yargı ve siyaset ilişkisinin geldiği noktayı göstermesi açısından kritik bir eşikte. Mahkemenin zorla getirme kararı, sanığın savunma hakkı ile adaletin tecellisi arasındaki dengeyi yeniden tartışmaya açıyor. 19 Kasım'daki duruşma, hem hukuki hem de siyasi sonuçlarıyla ülke gündemini belirleyecek gibi görünüyor.