Ankara'nın Keçiören Belediyesi, kamusal alanda alkol içen, uyuşturucu kullanan ve gayriahlaki işler yapan kişileri ihbar etmek için kurduğu hat ile Türkiye'nin gündemine oturdu. Belediye Başkanı'nın AKP'ye geçmesinin ardından hayata geçirilen uygulama, muhalefet ve sivil toplum kuruluşları tarafından gerici ve ayrımcı olarak nitelendirildi. CHP, uygulamanın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.
İhbar Hattı Nedir?
Keçiören Belediyesi tarafından kurulan ihbar hattı, vatandaşların park, sokak gibi kamusal alanlarda alkol tüketen, uyuşturucu madde kullanan veya "gayriahlaki" olarak tabir edilen davranışlarda bulunan kişileri belediyeye bildirmesini amaçlıyor. İhbar hattı, belediyenin resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden duyuruldu. Uygulama, belediye sınırları içinde "toplumsal huzuru bozan" unsurların tespit edilmesi ve gerekli birimlere iletilmesi amacıyla oluşturulduğu iddia ediliyor.
Ancak ihbar hattının duyurulmasının ardından, uygulamanın bireylerin özel hayatına müdahale ve ayrımcılık içerdiği yönünde eleştiriler yükseldi. Alkol kullanımının yasal olduğu Türkiye'de, kamusal alanda alkol içmenin belirli düzenlemelere tabi olduğu, ancak bunun suç olarak nitelendirilemeyeceği belirtiliyor. Uzmanlar, ihbar mekanizmasının keyfi uygulamalara ve toplumsal baskıya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Tepkiler ve Suç Duyurusu
CHP, Keçiören Belediyesi'nin ihbar hattı uygulamasını "gerici, ayrımcı ve hukuka aykırı" olarak değerlendirdi. Parti yetkilileri, uygulamanın Anayasa'nın eşitlik ilkesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu savundu. CHP, Belediye Başkanı hakkında suç duyurusunda bulunarak uygulamanın durdurulmasını talep etti. Suç duyurusunda, ihbar hattının "toplumsal ayrışmayı derinleştireceği" ve "bireylerin özel hayatının gizliliğini ihlal edeceği" ifade edildi.
Öte yandan, sivil toplum kuruluşları ve insan hakları dernekleri de uygulamayı kınadı. Yapılan açıklamalarda, ihbar hattının "linç kültürünü teşvik edebileceği" ve "ötekileştirici bir dil kullandığı" vurgulandı. Bazı hukukçular, ihbar hattı üzerinden yapılan bildirimlerin delil teşkil etmeyeceğini, aksine kişilik haklarının ihlali anlamına gelebileceğini belirtti.
AKP'ye geçen Belediye Başkanı Özarslan ise uygulamayı savunarak, "toplumsal düzeni korumak" amacıyla böyle bir hattı kurduklarını ifade etti. Özarslan, ihbar hattının "sadece suç unsuru taşıyan durumlar için" kullanılacağını iddia etti. Ancak muhalefet, bu açıklamanın samimi olmadığını, uygulamanın asıl amacının belirli yaşam tarzlarını hedef almak olduğunu öne sürdü.
Arka Plan ve Bağlam
Keçiören Belediyesi, 2019 yerel seçimlerinde CHP'nin kazandığı ancak 2024 yılında AKP'ye geçen bir ilçe olarak biliniyor. Belediye Başkanı'nın partisini değiştirmesi, ilçede siyasi dengeleri değiştirmişti. İhbar hattı uygulaması, bu geçişin ardından hayata geçirilen ilk tartışmalı icraat olarak öne çıkıyor. Türkiye'de son yıllarda benzer şekilde bazı belediyeler, "ahlaki" gerekçelerle çeşitli uygulamalar başlatmış, ancak bu tür adımlar sıklıkla yargıya taşınmıştı. Örneğin, daha önce bazı ilçelerde parklarda alkol tüketiminin yasaklanması veya gece kulüplerine yönelik denetimler tartışma yaratmıştı.
Uzmanlar, bu tür uygulamaların toplumsal barışı zedelediğini ve kutuplaşmayı artırdığını belirtiyor. İnsan hakları savunucuları, belediyelerin asli görevlerinin altyapı, temizlik, sosyal yardım gibi hizmetler olduğunu, bireylerin yaşam tarzlarına müdahale etmek olmadığını vurguluyor. Ayrıca, ihbar hattının kişisel verilerin korunması kanununa aykırılık teşkil edebileceği, ihbar edenlerin kimlik bilgilerinin gizliliği konusunda belirsizlikler bulunduğu ifade ediliyor.
Keçiören'deki bu gelişme, yerel yönetimlerin yetki sınırlarını ve kamusal alanda bireysel özgürlüklerin sınırlarını yeniden tartışmaya açtı. CHP'nin suç duyurusunun ardından savcılığın harekete geçip geçmeyeceği merak konusu. Belediye ise uygulamayı savunmaya devam ediyor. İhbar hattının nasıl işleyeceği, hangi verilerin toplanacağı ve nasıl değerlendirileceği henüz netlik kazanmadı. Kamuoyu, belediyenin bu konuda şeffaf olması gerektiğini belirtiyor.
Sonuç olarak, Keçiören Belediyesi'nin ihbar hattı, Türkiye'de yerel yönetimlerin toplumsal hayata müdahalesinin son örneği olarak tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor. Uygulamanın hukuki akıbeti ise önümüzdeki günlerde netleşecek.