Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusunda 15 Mayıs'ta ilan edilen 17. Ebola salgınında doğrulanmış vaka sayısı 1561'e, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 506'ya yükseldi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve KDC Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan ortak açıklamada, salgının kontrol altına alınması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Salgının Seyri ve Müdahale Çalışmaları
Ebola virüsünün neden olduğu salgın, özellikle Kuzey Kivu ve Ituri bölgelerinde etkili olmaya devam ediyor. Bölgede güvensizlik ve altyapı eksiklikleri, sağlık ekiplerinin çalışmalarını zorlaştırıyor. WHO, 17. salgının ilanından bu yana 200 binden fazla kişinin aşılandığını duyurdu. Kullanılan rVSV-ZEBOV aşısının etkinliği yüksek olsa da, toplumda aşı karşıtlığı ve yanlış bilgilerle mücadele ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
KDC'nin doğusundaki salgın, komşu ülkeler için de risk oluşturuyor. Uganda, Ruanda ve Güney Sudan gibi sınır ülkelerinde sınır kontrolleri ve tarama işlemleri artırılmış durumda. WHO, salgının uluslararası boyut kazanmasını önlemek için koordinasyon çalışmalarını yürütüyor. Ekonomik olarak ise bölgedeki madencilik faaliyetleri ve tarım, salgından olumsuz etkileniyor. KDC'nin doğusu, altın ve koltan gibi değerli madenlerin çıkarıldığı bir bölge olarak biliniyor.
Ebola, ilk kez 1976'da KDC'de (o zamanki adıyla Zaire) tespit edilmişti. O tarihten bu yana Afrika'da birçok salgına yol açan virüs, hemorajik ateş, kusma ve iç kanama gibi belirtilerle seyrediyor. Ölüm oranı %50'ye kadar çıkabilen hastalık için henüz spesifik bir tedavi bulunmamakla birlikte, erken teşhis ve destekleyici bakım hayati önem taşıyor.
KDC'deki mevcut salgın, 2018-2020 yılları arasında yaşanan ve 2.200'den fazla kişinin ölümüne neden olan 10. salgının ardından en büyük ikinci salgın olma özelliğini taşıyor. Sağlık yetkilileri, salgının kontrol altına alınması için uluslararası desteğin devam etmesi gerektiğini vurguluyor.