Sivas'ta 2 aylık Büşra bebeğin kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada çarpıcı bir gelişme yaşandı. Bebeğin annesi Elif Balıkçı, savcılıkta verdiği ifadede önceki beyanını değiştirerek, bebeğin babası tarafından öldürüldüğünü iddia etti. Olay, 15 Temmuz 2023'te Sivas'ın merkez ilçesinde meydana gelmişti. Büşra bebeğin kaybolmasıyla başlayan arama çalışmaları sonuçsuz kalırken, anne Elif Balıkçı'nın yeni ifadesi soruşturmanın seyrini değiştirdi.
Anne Elif Balıkçı'nın İfadesi Soruşturmayı Derinleştirdi
Edinilen bilgilere göre, Elif Balıkçı daha önceki ifadesinde bebeğini kaybettiğini, nasıl kaybolduğunu bilmediğini söylemişti. Ancak savcılık tarafından yürütülen sorguda, Balıkçı'nın ifadesini değiştirdiği ve bebeğin babası hakkında suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi. Balıkçı, "Bebeğimizi babası öldürdü. Bana da tehditler savurdu." şeklinde beyanda bulundu. Bu ifade üzerine savcılık, bebeğin babasını gözaltına aldı. Şüpheli baba, suçlamaları reddederken, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.
Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, "Büşra bebeğin kaybolması olayı ile ilgili olarak yürütülen soruşturma kapsamında, anne E.B.'nin verdiği ek ifade doğrultusunda, baba M.B. gözaltına alınmıştır. Olayın aydınlatılması için tüm deliller titizlikle incelenmektedir." ifadelerine yer verdi. Bebeğin bulunması için başlatılan arama çalışmaları ise devam ediyor. Jandarma ve AFAD ekipleri, bebeğin kaybolduğu bölgede geniş çaplı arama yapıyor. Ancak şu ana kadar herhangi bir iz bulunamadı.
Olayın Geçmişi ve Arama Çalışmaları
Büşra bebek, 15 Temmuz 2023 tarihinde Sivas'ın merkez ilçesine bağlı bir köyde kaybolmuştu. Anne Elif Balıkçı, o gün bebeğini evde uyuttuktan sonra dışarı çıktığını, geri döndüğünde bebeğin yerinde olmadığını iddia etmişti. İhbar üzerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edilmiş, köyde ve çevresinde geniş çaplı arama çalışmaları başlatılmıştı. İlk günlerde bebeğin kaçırılmış olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, anne ve babanın ifadelerindeki çelişkiler dikkat çekmişti.
Arama çalışmalarına Sivas İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, UMKE ve çok sayıda gönüllü katıldı. Köydeki evler, ahırlar, samanlıklar ve ormanlık alanlar didik didik arandı. Ayrıca, bebeğin kaybolduğu bölgedeki güvenlik kameraları incelendi. Ancak o dönemde somut bir bulguya rastlanamadı. Bebeğin ailesi, basına yaptıkları açıklamalarda bebeklerinin bir an önce bulunmasını istemişti. Anne Elif Balıkçı, gözyaşları içinde "Bebeğimi bana getirin" diyerek çağrıda bulunmuştu. Ancak şimdi verdiği yeni ifadeyle olayın seyri tamamen değişti.
Bebeğin babası M.B.'nin daha önce herhangi bir suç kaydı olup olmadığı araştırılıyor. Ayrıca, çiftin boşanma aşamasında olduğu ve aralarında şiddetli geçimsizlik bulunduğu iddia ediliyor. Soruşturma kapsamında, bebeğin babasının olay günü nerede olduğu ve ne yaptığı detaylı şekilde sorgulanıyor. Savcılık, bebeğin cesedine ulaşmak için de çalışma başlattı. Ekipler, şüphelinin ifadeleri doğrultusunda belirli noktalarda kazı yapıyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Adli tıp uzmanları, 2 aylık bir bebeğin kaybolması durumunda hayatta kalma ihtimalinin düşük olduğunu belirtiyor. Bebeğin ölü olup olmadığının tespiti için DNA ve kan örnekleri alındı. Soruşturmayı yürüten savcı, annenin ifadesinin ardından baba hakkında tutuklama talebinde bulunabilir. Hukukçular, annenin ifadesini değiştirmesinin soruşturmada önemli bir delil olabileceğini, ancak tek başına yeterli olmadığını, maddi delillerle desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
Olay, Türkiye'de son yıllarda artan bebek kaybolma vakalarına bir yenisi olarak eklendi. Uzmanlar, aile içi şiddet ve iletişimsizliğin bu tür olaylarda etkili olabileceğini belirtiyor. Büşra bebeğin akıbeti merakla beklenirken, soruşturmanın selameti açısından detayların basına yansıtılmaması gerektiği ifade ediliyor.
Sonuç olarak, Sivas'ta kaybolan Büşra bebek soruşturmasında anne Elif Balıkçı'nın ifadesini değiştirmesiyle yeni bir sayfa açıldı. Bebeğin bulunması için çalışmalar sürerken, adaletin yerini bulması için tüm delillerin titizlikle incelenmesi gerekiyor. Kamuoyu, soruşturmanın bir an önce sonuçlanmasını ve gerçeğin ortaya çıkmasını bekliyor.