İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala'nın yeniden yargılanma talebini reddetti. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire'nin Kavala hakkındaki kararını uygulamayarak, başvuruyu reddetti. Karar, 2023 yılında AİHM Büyük Daire'nin Kavala'nın hak ihlallerine uğradığına hükmetmesinin ardından geldi. Mahkeme, yeniden yargılamayı gerektirecek yeni bir delil veya hukuki durum olmadığını belirtti. Bu karar, Kavala'nın avukatları tarafından temyiz edilecek.
AİHM Kararı ve Türkiye'nin Tutumu
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire, 2023 yılında Osman Kavala'nın tutukluluğunun ve yargılamasının adil olmadığına, ifade özgürlüğü ve özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine karar vermişti. Mahkeme, Türkiye'yi Kavala'yı derhal serbest bırakmaya ve yargılamayı yeniden yapmaya çağırmıştı. Ancak Türkiye, AİHM kararlarının uygulanması konusunda isteksiz davranarak, kararın iç hukuka uygun olmadığını savunmuştu. AİHM kararları, Avrupa Konseyi üyesi ülkeler için bağlayıcı olsa da, Türkiye'nin bu karara direnmesi, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin gündemine taşınmıştı.
Yeniden Yargılama Talebinin Reddi
Osman Kavala'nın avukatları, AİHM kararının ardından İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak yeniden yargılama talebinde bulundu. Talepte, AİHM kararının bağlayıcı olduğu ve yargılamanın yenilenmesi gerektiği vurgulandı. Ancak mahkeme, yaptığı inceleme sonucunda, AİHM kararının Türk hukukunda doğrudan uygulanabilir olmadığını, yeniden yargılamayı gerektirecek yeni bir delil bulunmadığını ve mevcut kararın hukuka uygun olduğunu belirterek talebi reddetti. Kararda, AİHM'nin kararının “bağlayıcı olmadığı” yönünde bir ifade kullanıldığı öğrenildi. Bu karar, Kavala'nın avukatları tarafından bir üst mahkemeye taşınacak.
Kavala'nın Tutukluluk Süreci ve Arka Plan
Osman Kavala, 2017 yılından bu yana tutuklu bulunuyor. İlk olarak Gezi Parkı protestolarına ilişkin davada yargılanan Kavala, daha sonra 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin suçlamalarla karşılaştı. 2020 yılında beraat etmesine rağmen, aynı gün hakkında yeni bir tutuklama kararı çıkarıldı. AİHM, 2019 yılında Kavala'nın tutukluluğunun siyasi olduğunu ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini tespit etmişti. Büyük Daire ise 2023'te bu ihlalleri genişleterek, Kavala'nın derhal serbest bırakılması gerektiğini belirtmişti. Türkiye, AİHM kararlarını uygulamayarak, Avrupa Konseyi nezdinde yaptırım riskiyle karşı karşıya kalmıştı.
Siyasi ve Hukuki Yankılar
Karar, muhalefet partileri ve insan hakları örgütleri tarafından eleştirildi. CHP ve HDP, kararın hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğunu ve AİHM kararlarının uygulanmamasının Türkiye'nin uluslararası itibarına zarar verdiğini dile getirdi. İnsan hakları örgütleri, Kavala'nın tutukluluğunun siyasi olduğunu ve yargının bağımsız olmadığını savundu. Hükümet yetkilileri ise yargı kararlarına saygı duyulması gerektiğini, AİHM kararlarının iç hukukta yeniden yargılama için yeterli olmadığını ifade etti. Hukukçular, bu kararın AİHM ile Türkiye arasındaki gerilimi artıracağını ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Türkiye'ye yönelik yaptırım tartışmalarını yeniden alevlendireceğini öngörüyor.
Sonuç ve Beklentiler
Osman Kavala'nın avukatları, kararı temyiz edeceklerini açıkladı. Temyiz süreci, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde devam edecek. Eğer buradan da ret kararı çıkarsa, dosya Anayasa Mahkemesi'ne taşınabilir. Uluslararası alanda ise Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Türkiye'nin AİHM kararlarını uygulamaması nedeniyle yaptırım sürecini başlatabilir. Bu gelişme, Türkiye'nin AB üyelik süreci ve vize serbestisi gibi konularda da olumsuz etkiler yaratabilir. Karar, yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti tartışmalarını yeniden gündeme getirirken, Kavala'nın tutukluluğu devam ediyor.