Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İbrahim Gözen, kataraktın yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olmadığını, modern tedavi yöntemleriyle görme kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini belirtti. Gözen, günlük aktiviteleri zorlaştıran görme kayıplarında erken tanının ve kişiye özel tedavi planının kritik rol oynadığını vurguladı. Özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde sık görülen katarakt, tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebiliyor. Uzmanlar, görme bulanıklığı, renklerde soluklaşma ve gece görüşünde zorluk gibi belirtiler gösteren kişilerin vakit kaybetmeden göz muayenesi yaptırması gerektiğine dikkat çekiyor.
Katarakt Nedir ve Belirtileri Nelerdir?
Katarakt, göz merceğinin saydamlığını kaybederek opaklaşmasıdır. Bu durum, ışığın retina üzerine net bir şekilde odaklanmasını engeller ve görme bulanıklığına yol açar. Genellikle yaşlanmayla ilişkilendirilse de, diyabet, sigara kullanımı, uzun süre güneş ışığına maruz kalma, bazı ilaçlar (örneğin kortikosteroidler) ve göz yaralanmaları da katarakt oluşumunu hızlandırabilir. Op. Dr. Gözen, kataraktın belirtilerini şöyle sıraladı: bulanık veya donuk görme, renklerin soluk algılanması, ışık hassasiyeti, gece görüşünde güçlük, çift görme, sık sık gözlük numarası değişimi ihtiyacı. Bu belirtilerden bir veya birkaçını yaşayan kişilerin göz hekimine başvurması gerektiğini belirten Gözen, erken teşhisin tedavi başarısını artırdığını söyledi.
Modern Tedavi Yöntemleri Neler Sunuyor?
Katarakt tedavisinde cerrahi en etkili yöntem olarak öne çıkıyor. Günümüzde fakoemülsifikasyon adı verilen ultrason dalgalarıyla merceğin parçalanıp emilmesi tekniği yaygın olarak uygulanıyor. Bu yöntemle küçük bir kesiden yapılan müdahale, hastaların aynı gün taburcu olmasına olanak tanıyor. Ayrıca, akıllı lensler (trifokal, torik) kullanılarak hem katarakt hem de astigmat, miyop veya presbiyopi gibi göz kusurları düzeltilebiliyor. Op. Dr. Gözen, cerrahi sonrası hastaların görme kalitesinin belirgin şekilde arttığını, renklerin canlılığını geri kazandığını ve gece sürüşü gibi aktivitelerin kolaylaştığını ifade etti. Ameliyat öncesi yapılan detaylı göz ölçümleriyle kişiye özel lens seçimi yapıldığını vurgulayan Gözen, her hastanın ihtiyacına göre bir tedavi planı oluşturulduğunu belirtti.
Erken Tanı ve Düzenli Kontrolün Önemi
Katarakt çoğu zaman ağrısız ilerlediği için kişiler tarafından fark edilmeyebilir. Bu nedenle, özellikle 40 yaşından sonra düzenli göz muayenesi yaptırmak büyük önem taşır. Op. Dr. Gözen, "Katarakt tedavi edilebilir bir hastalıktır. Önemli olan zamanında fark etmek ve gerekli müdahaleyi yapmaktır. Görme kaybı nedeniyle sosyal izolasyon yaşayan, kitap okuyamayan, televizyon izleyemeyen, araba kullanamayan birçok hasta, başarılı bir cerrahi sonrası hayatına normal şekilde devam edebiliyor" dedi. Ayrıca, sağlıklı beslenme, UV koruyucu güneş gözlüğü kullanımı ve sigara bırakma gibi önlemlerin katarakt oluşumunu geciktirebileceğine dikkat çekti.
Katarakt Ameliyatı Ne Zaman Yapılmalı?
Cerrahi kararı, hastanın günlük yaşam aktivitelerinin ne kadar etkilendiğine göre verilir. Görme bulanıklığı kişinin iş, okuma, araba kullanma gibi faaliyetlerini zorlaştırdığında, cerrahi planlanabilir. Geçmişte kataraktın tamamen olgunlaşması beklenirken, modern tekniklerle erken dönemde müdahale edilmesi tercih ediliyor. Op. Dr. Gözen, "Teknolojinin gelişmesiyle artık kataraktın olgunlaşmasını beklemiyoruz. Erken dönemde yapılan cerrahi, daha az komplikasyon riski ve daha hızlı iyileşme süreci sağlıyor" şeklinde konuştu.
Katarakt, dünya genelinde körlüğün en yaygın nedenlerinden biridir. Ancak Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, gelişmiş cerrahi yöntemler sayesinde katarakta bağlı körlüklerin büyük bir kısmı önlenebilir durumdadır. Türkiye'de de devlet hastanelerinden özel kliniklere kadar birçok sağlık kuruluşunda bu ameliyatlar başarıyla gerçekleştiriliyor. Sağlık Bakanlığı, katarakt cerrahisi için vatandaşlara SGK kapsamında hizmet sunuyor. Uzmanlar, göz sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğini, düzenli kontrollerle birçok göz hastalığının önlenebileceğini hatırlatıyor.