Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılındaki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, gazeteci Selahattin Günday hakkında ikinci kez tutuklama kararı verildi. Günday, daha önce aynı soruşturmada tutuklanmış, ardından tahliye edilmişti. Yeni tutuklama kararı, savcılığın ek deliller sunması üzerine mahkeme tarafından onaylandı. Günday'ın avukatları karara itiraz edeceklerini açıkladı. Olay, Türkiye'de gazetecilerin yargı süreçleri ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Soruşturmanın Geçmişi ve Tutuklama Süreci
Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında Ankara'da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmişti. Ölümünün ardından başlatılan soruşturmada, Kozinoğlu'nun ölümüne neden olan koşullar ve olası ihmal iddiaları araştırıldı. Yıllar süren soruşturma kapsamında birçok kişi ifade verdi. Gazeteci Selahattin Günday, Kozinoğlu ile ilgili yaptığı haberler ve yayımladığı yazılar nedeniyle soruşturmaya dahil edildi. Günday, ilk olarak 2022 yılında tutuklanmış, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti. Ancak savcılık, yeni deliller ve tanık beyanları doğrultusunda Günday'ın tekrar tutuklanmasını talep etti. Mahkeme, bu talebi kabul ederek Günday hakkında yeniden tutuklama kararı verdi. Karar, Günday'ın avukatları tarafından temyize taşınacak.
Gazeteci Günday'ın Savunması ve Tepkiler
Selahattin Günday, tutuklama kararının ardından yaptığı yazılı açıklamada suçlamaları reddetti. Günday, "Yaptığım haberler gazetecilik faaliyeti kapsamındadır. Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili kamuoyunu bilgilendirmek görevimdi. Tutuklama kararı, basın özgürlüğüne yönelik bir baskıdır" ifadelerini kullandı. Günday'ın avukatı ise kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, "Müvekkilim hakkında somut delil bulunmamaktadır. İkinci tutuklama tamamen keyfidir. AİHM'e başvuracağız" dedi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve çeşitli basın meslek örgütleri, tutuklamayı kınayan açıklamalar yaptı. Uluslararası gazeteci örgütleri de kararı endişeyle karşıladıklarını duyurdu. Öte yandan, soruşturmayı yürüten savcılık, Günday'ın soruşturmayı etkilemeye çalıştığı ve delil karartma girişiminde bulunduğu iddiasını yineledi. Mahkeme kararında, Günday'ın kaçma şüphesi ve delilleri yok etme riski gerekçe gösterildi.
Kozinoğlu Dosyası ve Hukuki Arka Plan
Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü, Türkiye'de uzun yıllar tartışılan bir dosya olarak kaldı. Kozinoğlu, MİT'te üst düzey görevlerde bulunmuş, ölümünden önce bazı kritik operasyonlarda yer almıştı. Ölümünün ardından yürütülen soruşturma, zaman zaman siyasi tartışmalara sahne oldu. Dosya kapsamında birçok kez tutuklama ve tahliye kararları verildi. Selahattin Günday da bu süreçte gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılandı. Günday, Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili iddiaları haberleştirmiş, kamuoyunun bilgi edinme hakkını kullandığını savunmuştu. Ancak yargı makamları, Günday'ın bazı yayınlarının soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiğini öne sürdü. Türkiye'de gazetecilerin tutuklanması, uluslararası raporlarda sıklıkla eleştirilen bir konu. Son yıllarda basın özgürlüğü endekslerinde Türkiye'nin konumu tartışılırken, bu tür davaların seyri merakla takip ediliyor. Günday'ın ikinci kez tutuklanması, soruşturmanın gidişatını ve basın özgürlüğü tartışmalarını derinden etkileyecek gibi görünüyor. Hukukçular, kararın temyiz aşamasında nasıl şekilleneceğinin belirsiz olduğunu, dosyanın AİHM'ye taşınması halinde Türkiye'nin tazminat ödemeye mahkum edilebileceğini belirtiyor.