FETÖ kumpası sonucu Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin resmi evraklar ve belgeler gün yüzüne çıktı. Belgeler, yardım butonuna basılmasından sağlık ekibinin gelişine kadar geçen 30 dakikalık kritik zaman kaybını, nöbetçi doktorun durumdan habersiz olmasını ve sağlık görevlilerinin yemekte olduğunu ortaya koyuyor.
Olayın Gelişimi ve Belgelerin İçeriği
Edinilen bilgilere göre, Kaşif Kozinoğlu, 2013 yılında Silivri Cezaevi'nde kaldığı hücrede rahatsızlanarak yardım butonuna bastı. Ancak butona basılmasına rağmen, cezaevi personelinin ve sağlık ekibinin müdahalesi için tam 30 dakika geçti. Bu süre zarfında Kozinoğlu'na herhangi bir tıbbi müdahale yapılmadı. Resmi evraklara yansıyan bilgilere göre, nöbetçi doktor, olaydan ancak 30 dakika sonra haberdar edildi ve o sırada yemekte olduğu için acil müdahaleye geçemedi. Sağlık ekibinin ise olay yerine intikali, butona basılmasından itibaren 45 dakikayı buldu. Bu gecikmeler, Kozinoğlu'nun yaşamını yitirmesinde doğrudan etkili oldu.
Skandal Belgeler: Nöbetçi Doktor Yemekte, Ambulans Gecikti
Ortaya çıkan belgeler, cezaevi yönetiminin olaya müdahalesindeki ihmalleri gözler önüne seriyor. İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporlara göre, yardım butonuna basılmasının ardından cezaevi kontrol merkezine sinyal ulaştı, ancak personel, önce amirlerine haber verme prosedürünü işletti. Bu sırada nöbetçi doktor, cezaevi yemekhanesinde yemek yiyordu ve kendisine ulaşılamadı. Sağlık ekibi ise olay yerine yönlendirildiğinde, ambulansın cezaevi girişinde güvenlik kontrolünden geçmesi 10 dakika daha kaybettirdi. Tüm bu süreç, Kozinoğlu'nun hayatını kaybetmesine neden olan kritik dakikaları heba etti.
Kaşif Kozinoğlu Kimdir? FETÖ Kumpası ve Şüpheli Ölüm
Kaşif Kozinoğlu, eski bir asker ve istihbaratçıydı. 2010 yılında FETÖ'nün kumpası sonucu 'askeri casusluk' suçlamasıyla tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne konulmuştu. Kozinoğlu, 2013 yılında cezaevinde hayatını kaybetti. Ölümü başlangıçta 'kalp krizi' olarak açıklansa da, ailesi ve avukatları, şüpheli koşullar nedeniyle olayın araştırılmasını talep etti. Yıllar sonra ortaya çıkan belgeler, Kozinoğlu'nun ölümünde ciddi ihmal ve hatta kasıt olabileceği iddialarını güçlendirdi. FETÖ'nün cezaevi içindeki yapılanması, Kozinoğlu'nun ölümüne giden süreçte etkili olduğu öne sürülüyor.
İhmaller Zinciri: Butona Basıldı, Kimse Harekete Geçmedi
Belgelere göre, olay gecesi saat 02:30 sularında Kozinoğlu yardım butonuna bastı. Cezaevi kontrol merkezindeki görevli, sinyali aldı ancak prosedür gereği önce nöbetçi amirine bilgi verdi. Amir, durumu değerlendirmek için 10 dakika bekledi. Bu sırada Kozinoğlu'nun durumu ağırlaştı. Saat 02:40'ta nöbetçi doktor arandı ancak doktor yemekhanede olduğu için telefonuna cevap vermedi. Sağlık ekibi, saat 02:50'de olay yerine yönlendirildi. Ancak cezaevi girişindeki güvenlik kontrolü ve evrak işlemleri nedeniyle ambulans, saat 03:00'te ancak hücreye ulaşabildi. Kozinoğlu'na ilk müdahale saat 03:05'te yapılabildi. Tüm bu süreç, 35 dakikalık bir gecikmeyi gözler önüne seriyor. Oysa ki, ani kalp krizlerinde ilk 5 dakika hayati önem taşıyor.
Resmi Evraklar ve Tanık İfadeleri
Olayla ilgili hazırlanan resmi raporlarda, cezaevi personelinin ifadelerine yer verildi. Bir gardiyan, 'Yardım butonuna basıldığında hemen müdahale etmek istedik ancak üstlerimizden onay beklememiz gerektiği söylendi' dedi. Nöbetçi doktor ise ifadesinde, 'O sırada yemekhanede olduğumu ve telefonumu duymadığımı belirttim. Ancak hemen gelsem bile, bu kadar gecikme yaşanmasaydı belki kurtulabilirdi' diye konuştu. Sağlık ekibi görevlileri ise ambulansın cezaevi girişinde bekletildiğini, güvenlik prosedürlerinin uzun sürdüğünü iddia etti.
Olayın Ardından Yapılan Soruşturmalar ve Hukuki Süreç
Kozinoğlu'nun ölümünün ardından ailesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruda bulundu. AİHM, Türkiye'yi yaşam hakkı ihlalinden mahkum etti ve tazminat ödenmesine hükmedildi. Ancak cezaevi personeli hakkında açılan soruşturmalar, çeşitli gerekçelerle takipsizlikle sonuçlandı. Son olarak ortaya çıkan belgeler, dosyanın yeniden açılması gerektiğini gösteriyor. Kozinoğlu'nun avukatı, 'Bu belgeler, ölümün basit bir ihmal değil, planlı bir ölüm olduğunu ortaya koyuyor. Adaletin yerini bulması için mücadelemiz sürecek' açıklamasını yaptı.
Kamuoyu ve Siyasi Yansımalar
Belgelerin basına yansıması, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Siyasi partiler, konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını duyurdu. İnsan hakları dernekleri, cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çekerek acil reform çağrısı yaptı. Adalet Bakanlığı, konuyla ilgili yeni bir soruşturma başlatıldığını açıkladı. FETÖ ile mücadele kapsamında, cezaevlerindeki örgüt yapılanmasının temizlenmesi için çalışmaların hızlandırılacağı belirtildi.
Sonuç ve Değerlendirme
Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü, Türkiye'de cezaevi koşulları ve sağlık hizmetlerinin ne denli yetersiz olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 30 dakikalık gecikme, bir insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Olay, FETÖ'nün cezaevlerindeki etkisini ve devlet kurumlarındaki zaafiyeti ortaya koyması açısından da önemli. Benzer olayların yaşanmaması için cezaevi personelinin acil durum eğitiminden geçirilmesi, sağlık ekibinin her an hazır bulunması ve bürokratik engellerin kaldırılması gerekiyor. Adaletin tecellisi için soruşturmanın derinleştirilmesi ve sorumluların hesap vermesi şart. Aksi halde, cezaevlerinde can güvenliği tehlike altında olmaya devam edecek.