Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada, dönemin Cezaevi Cumhuriyet Savcısı Necip Doğan ile Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören'in ifadeleri ortaya çıktı. İfadelerde, acil durum butonuna basılmasından 9 dakika 49 saniye sonra yapılan müdahalenin tutanağa '1 dakika' olarak geçirildiği belirtildi. Her iki savcı da FETÖ'den ihraç edilmiş durumda.
Olayın geçmişi ve iddianame
Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybetmişti. Ölümün şüpheli olduğu yönündeki iddialar yıllardır gündemde. Soruşturma kapsamında, dönemin cezaevi yetkilileri ve savcılarının ifadelerine başvuruldu. Necip Doğan ve Ali İşgören'in ifadeleri, olayın üzerindeki sis perdesini aralamak açısından kritik önem taşıyor.
İfadelerdeki çelişkiler
Necip Doğan, olay günü acil durum butonuna basıldığını ve müdahalenin hemen yapıldığını öne sürdü. Ancak tutanaklarda müdahale süresinin 9 dakika 49 saniye olduğu tespit edildi. Doğan, tutanağa '1 dakika' yazılmasının bir hata olduğunu savundu. Ali İşgören ise olayla ilgili detaylı bilgi sahibi olmadığını, sadece kendisine iletilen raporları değerlendirdiğini ifade etti. İki savcının ifadeleri arasındaki bu çelişki, soruşturmayı yürütenlerin dikkatini çekti.
FETÖ bağlantısı ve ihraçlar
Hem Necip Doğan hem de Ali İşgören, FETÖ/PDY üyeliği iddiasıyla meslekten ihraç edilmiş isimler. Bu durum, soruşturmanın seyrini etkiliyor. İddianamede, her iki savcının da örgüt talimatıyla hareket ederek delilleri kararttığı öne sürülüyor. Kozinoğlu'nun ölümünden sorumlu tutulan kişilerin başında bu isimler geliyor.
Kozinoğlu'nun ölümüne dair şüpheler
Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında 'Devlet sırlarını ifşa etme' suçlamasıyla tutuklanmıştı. Cezaevinde kaldığı süre boyunca sağlık sorunları yaşadığı biliniyordu. Ölüm nedeni olarak kalp krizi gösterilse de, ailesi ve avukatları olayın intihar veya ihmal sonucu gerçekleştiğini savunuyor. Özellikle acil müdahale süresindeki gecikme, ihmal iddialarını güçlendiriyor. Soruşturma dosyasında, cezaevi personelinin olaya müdahalede geç kaldığı ve gerekli tıbbi yardımı zamanında sağlamadığı belirtiliyor.
Hukuki süreç ve beklentiler
İfadelerin ortaya çıkmasıyla birlikte, soruşturmanın seyrinin değişebileceği konuşuluyor. FETÖ'den ihraç edilen savcıların yargılanmasına devam ediliyor. Kozinoğlu ailesinin avukatları, dosyanın derinleştirilmesi ve tüm sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguluyor. Kamuoyu, yıllardır aydınlatılamayan bu ölümün arkasındaki gerçeği bekliyor.
Değerlendirme
Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü, Türkiye'nin yakın siyasi tarihindeki karanlık noktalardan biri olarak duruyor. 'Kayıp 9 dakika' olarak adlandırılan süre, cezaevindeki tıbbi müdahale sisteminin sorgulanmasına yol açtı. Olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen, adaletin sağlanması için mücadele sürüyor. Bu dava, sadece bir ölümün değil, aynı zamanda devlet kurumlarındaki olası ihmallerin ve örgütlenmelerin de sembolü haline geldi. Soruşturmanın bundan sonraki aşamaları, Türkiye'de yargıya olan güveni de doğrudan etkileyecek.