Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden açılan soruşturmada çarpıcı bir ayrıntı gün yüzüne çıktı. Soruşturma dosyasına göre, ilk yardım çağrısının yapılmasından sağlık ekibinin müdahalesine kadar 29 dakika 36 saniye geçti. Cezaevi kampüsünde görevli ambulans ekibinin ise olay anında yemekte olduğu tespit edildi.
Olayın ardından 29 dakikalık gecikme
Edinilen bilgilere göre, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Kaşif Kozinoğlu rahatsızlanarak cezaevi revirine başvurdu. Revirdeki ilk müdahalenin ardından 112 Acil Servis'e haber verildi. Ancak soruşturma dosyasına yansıyan kayıtlara göre, çağrının yapıldığı saat ile ambulans ekibinin olaya müdahale ettiği saat arasında 29 dakika 36 saniyelik bir süre bulunuyor. Bu sürenin, acil müdahale gerektiren bir durumda hayati riski artırdığı değerlendiriliyor.
Dosyada dikkat çeken bir diğer nokta ise cezaevi kampüsünde konuşlu ambulans ekibinin, olay sırasında yemek molasında olduğunun tespit edilmesi. Normal şartlarda kampüs içinde sürekli hazır bekletilmesi gereken sağlık ekibinin, acil bir durumda derhal müdahale etmesi gerekirken, yemekte olmaları nedeniyle gecikme yaşandığı iddia ediliyor. Bu durum, cezaevi sağlık hizmetlerinin işleyişine dair ciddi soru işaretleri doğurdu.
Yeniden açılan soruşturmada yeni deliller
Kozinoğlu'nun ölümü yıllardır tartışma konusu olmuş, olayın intihar mı yoksa başka bir nedenle mi gerçekleştiği konusunda çeşitli iddialar ortaya atılmıştı. İlk soruşturma döneminde bazı delillerin karartıldığı veya göz ardı edildiği öne sürülmüştü. Yeniden açılan soruşturma kapsamında, cezaevi kayıtları, telefon görüşmeleri, kamera görüntüleri ve tanık ifadeleri yeniden inceleniyor. Son olarak ortaya çıkan 29 dakikalık gecikme ve ambulans ekibinin yemekte olması gibi detaylar, dosyanın seyrini değiştirebilecek nitelikte.
Avukatlar ve aile, yıllardır olayın aydınlatılması için mücadele veriyor. Kozinoğlu'nun ölümünden sorumlu tutulan kişilerin cezalandırılması ve ihmalin ortaya çıkarılması talep ediliyor. Yeni soruşturma kapsamında, cezaevi yönetimi ve sağlık personeli hakkında ihmal iddiasıyla işlem yapılabileceği belirtiliyor.
Cezaevi sağlık hizmetlerinde ihmal tartışması
Olay, Türkiye'de cezaevi sağlık hizmetlerinin yeterliliği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, cezaevlerinde acil durumlara müdahale sürelerinin uluslararası standartlara uygun olması gerektiğini vurguluyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün önerilerine göre, acil durumlarda ilk müdahalenin 10 dakika içinde yapılması hayati önem taşıyor. Ancak Kozinoğlu dosyasında bu sürenin üç katına yakın bir gecikme yaşandığı görülüyor. Bu durum, cezaevi yönetiminin acil durum planlamasında eksiklikler olduğunu gösteriyor.
Öte yandan, cezaevi kampüsü içinde ambulans bulundurulmasına rağmen ekibin olay anında görev yerinde olmaması, denetim mekanizmalarının sorgulanmasına neden oldu. Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı'nın ortak yürüttüğü protokoller çerçevesinde, cezaevlerinde sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi gerekiyor. Ancak yaşanan bu olay, uygulamada aksaklıklar olabileceğini gözler önüne seriyor.
Kozinoğlu dosyasının geçmişi
Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunuyordu. Kendisi, MİT'te üst düzey görevlerde bulunmuş, özellikle PKK ile mücadelede önemli roller üstlenmiş bir isimdi. Tutuklanması ve ardından cezaevinde hayatını kaybetmesi, kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Ölüm nedeni ilk başta intihar olarak açıklanmış, ancak ailesi ve avukatları bu iddiaya itiraz etmişti. Yıllar içinde yapılan başvurular ve itirazlar sonucu dosya yeniden açıldı.
Yeniden açılan soruşturmada, olay gününe ait bazı kayıtların silindiği veya değiştirildiği iddiaları da yer alıyor. Soruşturma komisyonu, cezaevi personelinin ifadelerine başvurdu ve teknik incelemeler yaptı. Son olarak ortaya çıkan ambulans gecikmesi, dosyanın en somut delillerinden biri olarak değerlendiriliyor. Soruşturmanın seyri, Türkiye'de cezaevi güvenliği ve sağlık hizmetleri açısından emsal teşkil edebilecek nitelikte.
Kamuoyu ve siyasi yansımalar
Olayın ayrıntılarının basına yansıması, siyasi çevrelerde de yankı buldu. Muhalefet partileri, cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin yetersizliğini gündeme getirerek hükümeti eleştirdi. İktidar kanadından ise soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü ve gereken adımların atılacağı yönünde açıklamalar geldi. Kozinoğlu ailesinin avukatları, soruşturmanın derinleştirilmesi ve sorumluların cezalandırılması çağrısını yineledi.
Kamuoyunda ise cezaevlerinde yaşanan benzer olaylara dair hassasiyet artmış durumda. Son yıllarda cezaevlerinde yaşanan ölümler ve sağlık hizmetlerine erişim sorunları, sivil toplum kuruluşlarının raporlarına da konu olmuştu. Kozinoğlu dosyası, bu sorunların sembolü haline gelmiş durumda. Soruşturmanın nasıl sonuçlanacağı, hem adalet duygusu hem de cezaevi reformları açısından belirleyici olacak.
Sonuç olarak, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada ortaya çıkan 29 dakikalık gecikme ve ambulans ekibinin yemekte olması, ihmal iddialarını güçlendiriyor. Dosyanın ilerleyen aşamalarında, cezaevi yönetimi ve sağlık personelinin sorumluluğunun tespit edilmesi bekleniyor. Bu dava, Türkiye'de cezaevi koşulları ve sağlık hizmetlerinin denetimi konusunda önemli bir sınav niteliği taşıyor.