Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen yangında hayatını kaybeden 78 kişinin yakınları, yangının ardından başlattıkları adalet arayışını Ankara'ya taşıyor. Aileler, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin yargı önünde hesap vermesi talebiyle 2 Ekim günü Ankara Anıtpark'ta "78 Can İçin Adalet Nöbeti" adı altında bir nöbet eylemi başlatacaklarını duyurdu. Yangında yakınlarını kaybeden ailelerin oluşturduğu platform tarafından yapılan açıklamada, "Yarım kalan adalet, adalet değildir" ifadesi kullanıldı.
Yangının Ardından Hukuki Süreç ve Talepler
21 Ocak 2025 gecesi başlayan ve kısa sürede tüm otel binasını saran yangın, Türkiye'nin son yıllardaki en büyük otel felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Olayın ardından yürütülen soruşturma kapsamında otel yönetimi ve bazı işletme yetkilileri tutuklanırken, aileler yangının oluşumunda ve büyümesinde ihmal ve denetim eksikliği bulunduğunu savunuyor. Aileler, yangının çıkış nedeninin yanı sıra otelin yangın güvenliği standartlarına uygunluğu, tahliye planlaması ve denetim süreçlerinin de araştırılmasını talep ediyor.
Adalet nöbeti çağrısında bulunan aileler, yangın sonrası yürütülen idari soruşturmaların yeterince şeffaf yürütülmediğini ve sorumluların korunduğunu öne sürüyor. Yapılan yazılı açıklamada, "Yangında hayatını kaybeden 78 canın hesabı sorulmadan bu dosya kapanamaz. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin yargı önünde hesap vermesi gerekiyor" denildi. Aileler, nöbetin süresiz olarak devam edeceğini ve talepleri karşılanana kadar eylemi sürdüreceklerini belirtti.
"78 Can İçin Adalet Nöbeti" Ankara'da Başlıyor
2 Ekim Çarşamba günü saat 10.00'da Ankara Anıtpark'ta başlayacak olan nöbet, yangında yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşu ve ardından basın açıklamasıyla start alacak. Aileler, nöbet boyunca yangınla ilgili belgeleri, soruşturma dosyalarını ve tanık ifadelerini kamuoyuyla paylaşacaklarını açıkladı. Eyleme, yangında yakınlarını kaybeden ailelerin yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve muhalefet partisi temsilcilerinin de destek vermesi bekleniyor.
Nöbetin ilk gününde, yangında hayatını kaybedenlerin isimlerinin okunacağı ve "Adalet İçin 78 Ses" adlı bir etkinlik düzenleneceği belirtildi. Aileler, yangının üzerinden geçen dokuz aya rağmen somut bir adım atılmadığını, soruşturmanın yavaş ilerlediğini ve bazı delillerin karartıldığı iddialarının aydınlatılmadığını vurguluyor. Açıklamada, "Biz sadece kendi evlatlarımız için değil, bir daha böyle bir felaket yaşanmaması için de adalet istiyoruz" ifadelerine yer verildi.
Yangın Faciasının Arka Planı ve Denetim Tartışmaları
Grand Kartal Otel yangını, yalnızca büyük bir can kaybına yol açmakla kalmadı, aynı zamanda Türkiye'deki otel ve turistik tesislerin yangın güvenliği denetimlerinin yetersizliğini gündeme getirdi. Yangın sonrası yapılan incelemelerde, otelin yangın merdivenlerinin yetersiz olduğu, duman tahliye sistemlerinin çalışmadığı ve alarm sistemlerinin devreye girmediği iddiaları ortaya atıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın denetim yetkilerini nasıl kullandığı, sorumluluk zincirinin nerede koptuğu sorgulanıyor.
Olayın ardından TBMM'de kurulan araştırma komisyonu, hazırladığı raporda çeşitli eksikliklere işaret etse de aileler raporun yüzeysel olduğunu ve gerçek sorumluların üzerine gidilmediğini düşünüyor. Aileler, yangınla ilgili bakanlık yetkililerinin de yargı önüne çıkarılması gerektiğini savunarak, "Denetim görevini ihmal edenler de en az otel yönetimi kadar sorumludur" görüşünü dile getiriyor. Hukukçular, yangın davasının seyrinin, Türkiye'deki idari denetim mekanizmalarının işleyişi açısından emsal teşkil edebileceğini belirtiyor.
Toplumsal Tepki ve Dayanışma
Kartalkaya yangınında yakınlarını kaybeden ailelerin başlattığı adalet nöbeti, kamuoyunda geniş yankı bulmuş durumda. Sosyal medyada "#78CanİçinAdalet" etiketiyle binlerce kişi destek mesajı paylaşırken, bazı sivil toplum kuruluşları da nöbete katılacaklarını duyurdu. Aileler, yangının hemen ardından başlattıkları imza kampanyasında topladıkları 500 binden fazla imzayı da yetkililere ilettiklerini hatırlatıyor.
Nöbetin, yangın mağduru ailelerin taleplerinin ana muhalefet partisi ve diğer siyasi aktörler tarafından sahiplenilmesiyle birlikte siyasi bir boyut da kazandığı görülüyor. Aileler, eylemlerinin siyasi bir partiye mal edilmemesi konusunda hassasiyet gösterirken, tüm partilere ve kurumlara "insan hakları ve adalet" temelinde destek çağrısı yapıyor. Yangın davasının önümüzdeki aylarda görülmeye başlanması beklenirken, ailelerin nöbeti ve kamuoyu baskısının dava sürecine etkisi merak konusu.
Adalet Arayışında Kararlılık
"Yarım kalan adalet, adalet değildir" sözüyle kamuoyuna seslenen aileler, yangının üzerinden geçen süreye rağmen acılarının dinmediğini ve adalet taleplerinden vazgeçmeyeceklerini vurguluyor. Hukuki sürecin yanı sıra idari ve siyasi sorumlulukların da yerine getirilmesi gerektiğini belirten aileler, 2 Ekim'de Ankara'da başlayacak nöbetle birlikte seslerini daha güçlü duyurmayı hedefliyor. Bu eylem, Türkiye'de benzer felaketlerde yaşanan hak kayıpları ve hesap verebilirlik tartışmaları açısından da dikkatle izlenecek bir süreç olarak öne çıkıyor. Kamuoyunun ve bağımsız kuruluşların nöbete vereceği destek, adalet talebinin geniş kesimlere ulaşmasında belirleyici olabilir.