İstanbul Kartal'da, 10 gün önce kaybolduktan sonra metruk bir binadaki yatağın altında cesedi bulunan Gülay Polat'ın katil zanlısı M.A., emniyetteki sorgusunda cinayeti itiraf etti. İkili arasında 'abla-kardeş' ilişkisi olduğu öğrenilirken, M.A.'nın ifadesinde "Ölüme böyle götürdüm" dediği belirtildi. Olay, Kartal ilçesinde yaşayan 42 yaşındaki Gülay Polat'ın 5 Mart'ta evinden ayrıldıktan sonra bir daha dönmemesi üzerine ortaya çıktı. Ailenin kayıp başvurusu üzerine polis ekipleri geniş çaplı bir arama çalışması başlattı.
Metruk binadaki korkunç keşif
Gülay Polat'ın son görüldüğü yer olan Kartal Yakacık'taki metruk bir binaya odaklanan polis, 15 Mart günü yaptığı aramada yatağın altında bir ceset buldu. Yapılan incelemede cesedin Gülay Polat'a ait olduğu belirlendi. Otopsi raporunda, Polat'ın boğularak öldürüldüğü ve vücudunda darp izleri olduğu tespit edildi. Polis, olay yerindeki deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda M.A.'yı gözaltına aldı. M.A.'nın, Gülay Polat'la uzun süredir tanıştığı ve aralarında 'abla-kardeş' gibi bir bağ olduğu öğrenildi. Ancak cinayetin sebebi henüz netlik kazanmadı.
Cinayet itirafı ve detaylar
Emniyetteki sorgusunda suçunu itiraf eden M.A., ifadesinde Gülay Polat'ı metruk binaya götürdüğünü ve aralarında çıkan tartışma sonucu boğarak öldürdüğünü söyledi. M.A., "Ölüme böyle götürdüm" ifadesini kullanarak, Polat'ı önceden planladığı bir yer olan metruk binaya götürdüğünü belirtti. Cinayetin ardından cesedi yatağın altına saklayan M.A., olayı gizlemek için bir süre ortalıkta görünmedi. Polis, M.A.'nın cinayeti neden işlediğine dair soruşturmayı derinleştiriyor. Adliyeye sevk edilen M.A., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Gülay Polat'ın yakınları yıkıldı
Gülay Polat'ın ailesi ve yakınları, olayın ardından büyük bir üzüntü yaşıyor. Polat'ın kız kardeşi Ayşe Y., "Ablam çok iyi bir insandı. Ona bunu yapanın cezasını bulmasını istiyoruz. M.A.'yı tanıyorduk, ablam onu kardeşi gibi severdi. Buna nasıl kıydı anlamıyoruz" dedi. Aile, adaletin yerini bulması için dava sürecini yakından takip edeceklerini belirtti. Kartal'da yaşanan bu vahşet, bölge halkını da derinden etkiledi. Mahalle sakinleri, "Gülay Hanım'ı tanırdık, çok cana yakındı. Böyle bir sona layık değildi" şeklinde konuştu.
Bağımsız değerlendirme
Bu olay, güven duygusunun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 'Abla-kardeş' gibi yakın bir ilişkinin vahşete dönüşmesi, toplumsal bağların sorgulanmasına neden oluyor. Kadın cinayetlerinin sıkça yaşandığı Türkiye'de, bu tür olayların önlenmesi için daha etkili caydırıcı tedbirlerin alınması gerekiyor. Polat ailesinin adalet arayışı, kamuoyunun da takip edeceği bir dava olacak.