Bolu Belediyesi'ne yönelik 'rüşvet' ve 'irtikap' soruşturması kapsamında görülen davanın dördüncü gününde, A-101 ve Şok Market yetkilileri mahkemede ifade verdi. Yetkililer, belediye başkanı Tanju Özcan'ın kurduğu BOLSEV Vakfı için kendilerine reklam teklifi sunulduğunu, ancak bu teklifi reddettiklerini belirtti. 'Reddettik, denetimler başladı!' ifadesiyle dikkat çeken tanıklar, reddin ardından belediye denetimlerine maruz kaldıklarını öne sürdü.
Reklam teklifi ve denetim süreci
A-101 yetkilisi, mahkemede verdiği ifadede, BOLSEV Vakfı'nın kendilerinden yaklaşık iki yıl önce reklam desteği talep ettiğini söyledi. Yetkili, 'Vakfın tanıtımı için afiş, broşür ve dijital içerik hazırlamamız istendi. Ancak şirket politikamız gereği bu tür talepleri karşılamıyoruz. Reddettiğimizde ise kısa süre sonra belediye ekipleri tarafından sıkı denetime tabi tutulduk' dedi. Şok Market yetkilisi de benzer bir ifade kullanarak, reklam teklifini reddettikten sonra işletmelerinin hijyen, ruhsat ve yangın gibi konularda yoğun denetime uğradığını belirtti. Her iki yetkili de denetimlerin keyfi olduğunu iddia etti.
Davanın geçmişi ve iddialar
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Tanju Özcan ve bazı belediye çalışanları hakkında 'rüşvet' ve 'irtikap' suçlamalarıyla dava açıldı. İddianameye göre, Özcan'ın kurduğu BOLSEV Vakfı'na bağış yapmayan işletmelerin belediye denetimlerinde zorluk çıkarıldığı, bağış yapanların ise imtiyazlı muamele gördüğü öne sürülüyor. Özcan ise iddiaları reddederek, tüm denetimlerin kanuna uygun olduğunu savunuyor. Dava, Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde sürüyor.
Bugüne kadar dinlenen tanıklar arasında esnaf ve zincir market yöneticileri yer alıyor. Birçok tanık, belediye yetkililerinin BOLSEV'e bağış yapmaları konusunda kendilerini teşvik ettiğini ancak doğrudan tehdit veya baskı hissetmediklerini ifade etti. Ancak market zincirlerinin bugünkü ifadeleri, baskı iddialarını güçlendirdi. Mahkeme, önümüzdeki celselerde başka tanıkları dinleyecek ve bilirkişi raporlarını inceleyecek.
Hukuki boyut ve beklentiler
Hukuk uzmanları, rüşvet ve irtikap suçlamalarının ispatlanması halinde Özcan'ın 8 yıla kadar hapis cezası alabileceğini belirtiyor. Davada, belediye denetimleri ile vakıf bağışları arasında nedensellik bağı kurulması kritik önem taşıyor. Market yetkililerinin ifadeleri, bu bağın varlığına işaret ediyor. Dava, yerel yönetimlerde şeffaflık ve etik tartışmalarını da beraberinde getirdi. Türkiye'de belediyelerin sosyal sorumluluk projeleri adı altında işletmelerden bağış talep etmesi sıkça görülse de, bu uygulamanın rüşvete varıp varmadığı adli makamların takdirinde.