Kars, zengin sanatsal ve kültürel birikimiyle bu yıl ilk kez düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni'ne ev sahipliği yapıyor. Kars Valiliği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle organize edilen etkinlik, 15-18 Eylül tarihleri arasında şehir merkezinde çeşitli mekânlarda gerçekleşiyor. Şölen, somut olmayan kültürel mirasın korunması ve tanıtılması amacıyla düzenleniyor.
Şölen Programı ve Katılımcılar
Açılış töreninde konuşan Kars Valisi Türker Öksüz, "Kars, yüzyıllardır farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir kent. Bu zenginliği gelecek nesillere aktarmak için çalışıyoruz" dedi. Vali Öksüz, şölen kapsamında halk oyunları gösterileri, el sanatları atölyeleri, sözlü gelenek anlatımları ve yöresel müzik dinletileri gibi 50'den fazla etkinliğin yer alacağını belirtti. Etkinliklere 10 ildeki 200'den fazla kültürel miras taşıyıcısı katılıyor.
Kars'ın Kültürel Mirası
Kars, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan "Kars Gravyeri" ve "Kars Balı" gibi değerlere sahip. Şölende bu unsurların yanı sıra "âşıklık geleneği" ve "şorba kültürü" gibi yerel gelenekler tanıtılıyor. Uzmanlar, bu tür etkinliklerin kültürel mirasın korunmasına ve bölge turizmine katkı sağladığını ifade ediyor. Kars'ta yaşayan 80 yaşındaki âşık Mustafa Yıldız, "Gençler burada kendi kültürünü öğreniyor. Ben 60 yıldır bu geleneği yaşatıyorum" şeklinde konuştu.
Şölenin ikinci gününde düzenlenen panelde, atatürk üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Demir, "Somut olmayan kültürel mirasın sürdürülebilirliği için yerel yönetimlerin desteği şart" dedi. Panelde ayrıca Kars'ın mimari dokusu ve tarihi yapıları da ele alındı.
Yaşayan Miras Şöleni, kentin kültürel zenginliğini ön plana çıkarırken, bölgesel kalkınma ve turizm potansiyeline de dikkat çekiyor. Kars'ın tarihi İstanbul-Sarıkamış demiryolu hattındaki konumu ve Kafkasya'ya açılan kapı olması, etkinliğin uluslararası boyutunu güçlendiriyor. Benzer etkinliklerin diğer illerde de düzenlenmesi, kültürel mirasın korunmasına yönelik farkındalığı artırabilir.