Kars'ta bir günlük bebeğin hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada, anne H.K. ve baba E.K.'nin ifadeleri çarpıcı detayları ortaya koydu. Bebeğin ağzına peçete konularak öldürüldüğü iddiası, mezardan çıkarılan cenazenin incelenmesiyle gündeme geldi. Olay, 2024 yılı Aralık ayında Kars'ın merkezinde meydana geldi. İlk olarak bebeğin ani ölümü üzerine hastane yetkilileri durumu polise bildirdi. Yapılan ilk incelemede bebeğin vücudunda darp izi bulunmazken, ağız ve burun çevresinde peçete parçaları tespit edildi. Anne H.K.'nin ifadesinde, bebeğin sürekli ağlaması üzerine sinir krizi geçirdiğini ve ağzını kapatmak için peçete kullandığını itiraf ettiği öğrenildi. Baba E.K. ise olay anında evde olduğunu ancak müdahale etmediğini söyledi. Adli tıp raporu, bebeğin boğulma sonucu öldüğünü doğruladı. Soruşturma kapsamında anne ve baba tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, Kars'ta ve Türkiye genelinde büyük yankı uyandırdı.
Olayın Gelişimi ve İfadeler
Kars Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya göre, 15 Aralık 2024 tarihinde doğum yapan H.K., bebeğini evde tek başına büyütmeye çalışıyordu. Eşi E.K.'nin sık sık iş seyahatlerine çıktığı ve ailenin maddi sıkıntılar yaşadığı belirtildi. Olay günü bebeğin sürekli ağlaması üzerine anne H.K., bebeği susturmak için ağzına peçete tıkadığını, daha sonra bebeğin nefes almadığını fark edince panikleyerek 112'yi aradığını ifade etti. Sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen bebek kurtarılamadı. Hastane yetkilileri, bebeğin vücudunda şüpheli izler görmesi üzerine durumu polise bildirdi. Polis, anne ve babayı gözaltına aldı. İlk sorguda anne H.K., "Çok yorgundum, uykusuzdum. Sürekli ağlıyordu, ne yapacağımı bilemedim. Ağzını kapatmak istedim, sadece susturmak istedim. Öldürmek istemedim" dedi. Baba E.K. ise "O sırada evdeydim ama başka odadaydım. Sesleri duydum ama müdahale etmedim. Eşimle sorunlarımız vardı" ifadelerini kullandı. Savcılık, her iki şüpheli hakkında 'kasten öldürme' suçundan dava açtı. Mahkeme, anne ve babayı tutuklayarak cezaevine gönderdi.
Adli Tıp Raporu ve Mezar İncelemesi
Olayın ardından bebeğin cenazesi, İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Yapılan otopside, bebeğin ağız ve burun boşluğunda sıkışmış peçete parçaları bulundu. Boğulma sonucu ölümün gerçekleştiği tespit edildi. Ayrıca, bebeğin vücudunda herhangi bir travma veya darp izi yoktu. Adli tıp raporu, ölümün 'mekanik asfiksi' yani dışarıdan bir madde ile solunumun engellenmesi sonucu olduğunu belirtti. Soruşturmayı derinleştiren savcılık, bebeğin defnedildiği mezardan cenazeyi çıkarttırarak yeniden inceleme yaptı. Mezar açma işlemi, Kars'ta geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirildi. İncelemede, bebeğin ölümünden önce herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığı araştırıldı. Hastane kayıtlarına göre bebek, sağlıklı olarak dünyaya gelmişti. Bu durum, ölümün dış müdahale sonucu olduğu tezini güçlendirdi. Ayrıca, anne H.K.'nin psikolojik sorunları olduğu ve daha önce de intihar girişiminde bulunduğu öne sürüldü. Ancak bu iddialar resmi raporlarda yer almadı. Soruşturma kapsamında, ailenin sosyal çevresi ve komşuları da dinlendi. Komşular, sık sık bebek ağlama sesleri duyduklarını ancak müdahale etmediklerini söyledi.
Toplumsal Tepkiler ve Uzman Görüşleri
Olay, Türkiye'de bebek ölümleri ve aile içi şiddet konusunu yeniden gündeme taşıdı. Kars Barosu, konuyla ilgili yazılı açıklama yaparak, "Bu tür olayların önlenmesi için ailelere psikolojik destek ve eğitim verilmeli" çağrısında bulundu. Uzman psikologlar, doğum sonrası depresyonun ve yalnızlığın bu tür trajedilere yol açabileceğini belirtiyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, olayla ilgili inceleme başlattı. Bakanlık yetkilileri, ailenin daha önce sosyal hizmetlerden destek alıp almadığının araştırıldığını açıkladı. Öte yandan, bebek ölümlerine karşı mücadele eden sivil toplum kuruluşları, yeni doğan bebeklerin ailelerine yönelik eğitim programlarının artırılması gerektiğini vurguluyor. Türk Tabipleri Birliği, sağlık çalışanlarının bu tür vakaları tespit etmede kritik rol oynadığını hatırlattı. Olayın ardından Kars Valiliği, il genelinde aile danışma merkezlerinin sayısını artıracağını duyurdu. Ayrıca, bebeklerin sağlık takibinin daha düzenli yapılması için yeni bir sistem kurulacağı belirtildi.
Soruşturmanın Geleceği
Kars Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın çok yönlü devam ettiğini açıkladı. Anne ve babanın suçlamaları kabul edip etmediği, mahkeme sürecinde netlik kazanacak. İlk duruşma, önümüzdeki ay Kars Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Savcılık, her iki şüpheli için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediyor. Öte yandan, bebeğin ölümüne ilişkin ihmal iddiaları da araştırılıyor. Hastane yetkilileri, bebeğin doğumundan sonra taburcu edilmesinde bir sakınca görülmediğini, ancak ailenin takibinin yapılmadığını kabul etti. Sağlık Bakanlığı, konuyla ilgili bir müfettiş görevlendirdi. Olay, Türkiye'de bebek ölümlerinin önlenmesi için daha etkin politikalar geliştirilmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi. Uzmanlar, ailelere yönelik psikolojik destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve doğum sonrası takiplerin sıkılaştırılması çağrısında bulunuyor. Kars'ta yaşanan bu trajedi, toplumun her kesiminde derin üzüntü yarattı. Bebeğin adı ve ailenin kimliği, soruşturmanın selameti açısından gizli tutuluyor. Mahkeme süreci boyunca kamuoyunun bilgilendirilmeye devam edileceği belirtildi.