Küresel piyasalar, Orta Doğu'da tansiyonun düşürülebileceğine yönelik iyimser beklentiler ile Asya ekonomilerinden gelen zayıf sinyallerin ve yarı iletken sektöründeki yüksek değerlemelere ilişkin kaygıların aynı anda fiyatlandığı karışık bir görünümle yeni haftaya başladı. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin hafiflemesini olumlu karşılarken, ekonomik verilerdeki belirsizlik ve teknoloji hisselerindeki aşırı değerlenme endişeleri risk iştahını sınırlıyor.
Orta Doğu'da Uzlaşı Umudu ve Piyasalara Etkisi
Hafta sonunda Orta Doğu'da ateşkes sağlanabileceğine dair diplomatik çabaların hız kazanması, özellikle petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Brent petrol varil fiyatı, bu gelişmelerle birlikte %1'in üzerinde gerileyerek 80 doların altına indi. Enerji maliyetlerindeki bu düşüş, küresel enflasyonla mücadelede merkez bankalarına nefes aldırabileceği beklentisiyle hisse senedi piyasalarında kısmi bir rahatlamaya neden oldu. Ancak analistler, kalıcı bir barış anlaşmasının henüz garantilenmediğini, bu nedenle jeopolitik risk priminin tamamen ortadan kalkmadığını vurguluyor.
ABD ve Avrupa borsaları, haftanın ilk işlem gününde sınırlı yükselişler kaydederken, Asya-Pasifik bölgesinde karışık bir tablo gözlendi. Japonya'da Nikkei 225 endeksi, güçlü şirket karlarına karşın ihracatçıları etkileyen yenin değerlenmesiyle yatay bir seyir izledi. Çin'de ise açıklanan sanayi üretimi ve perakende satış verilerinin tahminlerin altında kalması, dünyanın ikinci büyük ekonomisine dair büyüme endişelerini artırdı. Bu durum, küresel talebin zayıf kalabileceği şeklinde yorumlanarak madencilik ve otomotiv hisselerinde satışlara yol açtı.
Yarı İletken Sektöründe Değerleme Endişeleri
Piyasalardaki satış baskısının bir diğer kaynağı ise yapay zeka ve çip sektöründe yoğunlaşan yüksek değerlemeler oldu. Özellikle Nvidia, AMD gibi büyük yonga üreticilerinin geçtiğimiz yıl boyunca rekor seviyelere ulaşan hisse fiyatları, bazı yatırımcıların "balon" uyarılarına neden oluyor. Uzmanlar, sektörün gelecek vaat eden büyümesinin yanında, mevcut fiyatlamaların şirketlerin kazanç beklentilerini fazlasıyla önceden yansıttığını, bu nedenle olası bir kar hayal kırıklığında sert düzeltmeler yaşanabileceğini belirtiyor. Bu endişe, özellikle teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksini etkiliyor ve genel olarak risk iştahını törpülüyor.
Öte yandan, Avrupa'da otomotiv sektörü, elektrikli araç dönüşümündeki yavaşlama ve regülasyon baskıları nedeniyle değer kaybederken, savunma sanayii hisseleri jeopolitik gerginliklerin kalıcı olabileceği beklentisiyle yükselişini sürdürdü. Yatırımcılar, merkez bankalarının faiz politikalarına odaklanmış durumda; gelecek hafta açıklanacak enflasyon verileri ve FED'in toplantı tutanakları, piyasaların yönü için belirleyici olacak.
Türkiye açısından bakıldığında, gelişmiş ülke borsalarındaki karışık seyir, İstanbul Borsası üzerinde de etkili olabilir. Ancak iç piyasada mevcut ekonomik programın kararlılıkla sürdürülmesi ve rezerv birikiminin sürmesi, Türk varlıklarına olan güveni artırıcı faktörler olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde küresel risk iştahındaki dalgalanmaların yanı sıra, yurt içinde açıklanacak cari denge ve bütçe verileri de yatırımcıların odak noktasında olacak.