Adana'da düzenlenen 30. Altın Koza Film Festivali'nde, yönetmenliğini üstlendiği 'Karanlıkta Islık Çalanlar' filmiyle üç ödül kazanan sanatçı, umut kavramını Terry Eagleton'un 'İyimser Olmayan Umut' kitabındaki Herbert McCabe alıntısıyla sorguluyor: 'Bizler iyimser değiliz; herkesin gönlünü kaptırabileceği hoş bir dünya vizyonu sunmuyoruz. Sadece, her neredeysek orada yoksullar için adaletten yana yerine getirilmesi gereken küçük bir ödevi...' Film, bu perspektifle umudun gerçekçi ve mücadeleci yönünü işliyor.
Altın Koza'da Üç Ödül
Festivalde En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödüllerini kazanan 'Karanlıkta Islık Çalanlar', jüri tarafından 'toplumsal gerçekçiliği şiirsel bir dille harmanladığı' gerekçesiyle ödüle layık görüldü. Ödül töreninde konuşan yönetmen, 'Bu ödüller, karanlıkta ıslık çalanların sesini duyurmak için bir araç' dedi.
Eagleton'un Umut Anlayışı
Film, Eagleton'un 'İyimser Olmayan Umut' kitabındaki temel teziyle örtüşüyor: Umut, iyimserlik değil; mevcut koşullarda adalet için verilen mücadeledir. Eagleton, umudun naif bir iyimserlik olmadığını, aksine gerçekçi bir direniş olduğunu savunur. Film de bu fikri, yoksulluk ve adaletsizlikle boğuşan karakterlerin hikâyesi üzerinden anlatıyor.
Siyasi ve Toplumsal Bağlam
Türkiye'de son yıllarda artan ekonomik kriz ve sosyal adaletsizlik, sanat eserlerinde sıkça işlenen temalar arasında. 'Karanlıkta Islık Çalanlar', bu bağlamda umudun politik bir araç olarak nasıl kullanılabileceğini sorguluyor. Film, aynı zamanda yerel yönetimlerin kültür-sanat politikalarına da eleştirel bir bakış getiriyor.
Festivalin Önemi
Altın Koza Film Festivali, Türkiye'nin en köklü film festivallerinden biri olarak bağımsız sinemayı destekliyor. Bu yıl 30. kez düzenlenen festival, pandemi sonrası sinema salonlarına dönüşü de simgeliyor. Ödül alan filmler, vizyon tarihi için hazırlıklara başladı.
Umut, karanlıkta ıslık çalmaksa eğer, bu film o ıslığın notalarını veriyor. Eagleton'un dediği gibi, 'küçük ödevler' belki de en büyük devrimdir.