İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran akşamı Maltepe'de evinin önünden kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce darbedilerek kaçırıldı. Olayın ardından Karaal'ın 1 Ekim 2025 tarihinde emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Karaal, ifadesinde 'Ben herhangi bir örgüte üye değilim, suç işlemedim' diyerek iddiaları reddetti.
Kaçırılma anı ve ifade süreci
17 Haziran akşamı saat 21.30 sıralarında Maltepe'deki evinin önünde bulunan Erhan Karaal, bir grup saldırganın saldırısına uğradı. Görgü tanıklarının ifadesine göre, Karaal önce darp edildi, ardından zorla bir araca bindirilerek götürüldü. Olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kameralarını incelemeye aldı ve saldırganların kimliğini tespit etmek için çalışma başlattı. Karaal, bir süre sonra serbest bırakıldı ve sağlık kontrolünden geçirildi. Daha sonra emniyette ifade veren Karaal, kaçırılma anını anlattı ve kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.
Karaal ifadesinde, 'Ben İBB'de görev yapan bir kamu görevlisiyim. Herhangi bir örgütle bağım yoktur. Suç işlemediğim için bu iftiralara anlam veremiyorum. Kaçırılmam da bu yüzden olabilir' dedi. Emniyet yetkilileri, olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini ve şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.
İBB davası ve Karaal'ın yargılanması
Erhan Karaal, İBB'ye yönelik yolsuzluk ve terör soruşturması kapsamında açılan davada tutuksuz yargılanıyor. İddianamede, Karaal'ın 'örgüt üyeliği' ve 'ihaleye fesat karıştırma' ile suçlandığı belirtiliyor. Karaal ise tüm suçlamaları reddediyor. İBB davası, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış ve siyasi tartışmalara neden olmuştu. Davanın görülmesine önümüzdeki günlerde devam edilecek.
Karaal'ın kaçırılması, dava sürecini de etkileyebilir. Avukatı, müvekkilinin kaçırılmasının yargılamayı etkilemeye yönelik bir girişim olabileceğini öne sürdü. Ancak emniyet kaynakları, henüz bu yönde bir bulguya rastlanmadığını aktardı.
Bağlam ve değerlendirme
Erhan Karaal'ın kaçırılması, İBB davasının gölgesinde yaşanan bir olay olarak kayıtlara geçti. Henüz faillerin yakalanamaması ve olayın arkasındaki motivasyonun netlik kazanmaması, kamuoyunda soru işaretleri yaratıyor. İstanbul gibi bir megakentte, bir kamu görevlisinin evinin önünden kaçırılması, güvenlik zafiyeti olarak değerlendirilebilir. Öte yandan, yargı sürecinin sağlıklı işlemesi için bu tür olayların aydınlatılması büyük önem taşıyor. Karaal'ın ifadesinde örgüt üyeliğini reddetmesi, davanın seyrini değiştirebilecek bir etken olarak öne çıkıyor.