Kastamonu açıklarında seyir halindeyken su alarak batma tehlikesi geçiren bir ticari gemideki 13 mürettebat, Sahil Güvenlik ekiplerinin koordineli çalışmasıyla güvenli bir şekilde tahliye edildi. Olay, saat 06.30 sıralarında İnebolu ilçesinin yaklaşık 10 mil açığında meydana geldi. Gemi personelinin durumu fark etmesi üzerine derhal acil durum çağrısı yapıldı ve bölgeye Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı'na bağlı bir bot ile kurtarma helikopteri sevk edildi.
Acil Durum Çağrısı ve Kurtarma Operasyonu
Geminin su almaya başladığı ihbarını alan ekipler, kısa sürede olay yerine ulaştı. Yapılan ilk değerlendirmede geminin makine dairesinde ciddi bir su girişi olduğu ve pompaların yetersiz kaldığı belirlendi. Mürettebatın can yeleklerini giyerek güverteye çıktığı ve tahliye için hazır beklediği görüldü. Sahil Güvenlik botu, dalgalı denize rağmen gemiye yanaşarak 13 mürettebatı tek tek aldı. Helikopter ise olası bir ihtiyaç durumunda havada hazır bekledi. Tahliye işlemi yaklaşık 45 dakika sürdü ve tüm personel sağlık kontrolü için İnebolu Limanı'na getirildi. Yapılan ilk kontrollerde mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğu, herhangi bir yaralanmanın bulunmadığı açıklandı.
Gemi Karaya Oturtuldu ve Çevre Güvenliği Sağlandı
Tahliye sonrasında gemi, batmasını önlemek amacıyla römorkörler yardımıyla İnebolu açıklarındaki sığ bir bölgeye çekilerek karaya oturtuldu. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekipleri, geminin yakıt sızıntısına karşı deniz yüzeyinde gerekli önlemleri aldı. Çevre kirliliği riskine karşı bölgede denetleme başlatıldığı öğrenildi. Geminin hangi ülkeye ait olduğu ve taşıdığı yük ile ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmazken, isminin ise 112 metre uzunluğundaki 'Star Polaris' olduğu, Malta bayrağı taşıdığı öğrenildi. Geminin Ukrayna'nın Odessa Limanı'ndan Mısır'a gittiği ve mürettebatın çoğunluğunun Ukrayna vatandaşı olduğu bilgisine ulaşıldı.
Bölgede Hava ve Deniz Durumu Etkili Oldu
Yetkililer, kurtarma operasyonunun zorlu hava koşullarında gerçekleştirildiğini vurguladı. Batı Karadeniz'de etkili olan fırtına nedeniyle denizde dalga boyunun 3 ila 4 metreye ulaştığı bildirildi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün sabah saatleri için yaptığı fırtına uyarısı, denizcilerin tedbirli olmasını zorunlu kıldı. Operasyonda görev alan deneyimli ekipler, zorlu koşullara rağmen tahliyeyi başarıyla gerçekleştirdi. Bu tür durumlarda gemi personelinin can güvenliğinin her şeyden önce geldiğini belirten sahil güvenlik yetkilileri, benzer olaylara zamanında müdahale için sürekli teyakkuz halinde olduklarını ifade etti.
Denizcilik Güvenliği ve Türkiye'nin Kurtarma Kapasitesi
Bu olay, Türkiye'nin Karadeniz'deki arama kurtarma kapasitesini bir kez daha gözler önüne serdi. Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın son yıllarda yaptığı teknolojik yatırımlar ve personel eğitimleri, kriz anlarında hızlı ve etkili müdahaleyi mümkün kılıyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) verilerine göre, dünya genelinde gemi kazalarının en büyük nedeni insan hatası iken, bunu olumsuz hava koşulları takip ediyor. Uzmanlar, iklim değişikliğiyle birlikte denizlerdeki ani hava değişimlerinin arttığını ve bu durumun denizcilik güvenliği açısından yeni riskler oluşturduğunu belirtiyor. Türkiye'nin boğazları ve Karadeniz'deki yoğun gemi trafiği, arama kurtarma birimlerinin sürekli hazır olmasını gerektiriyor. Özellikle tahıl koridoru anlaşması çerçevesinde bölgeden geçen yük gemilerinin sayısındaki artış, bu tür olayların yaşanma ihtimalini de yükseltiyor. Bu nedenle yetkililer, gemi trafik hizmetlerinin etkinliğini artırmaya yönelik çalışmalara devam ediyor.
Kurtarma operasyonu, benzer durumlarda ekiplerin ne kadar profesyonel davrandığını bir kez daha gösterdi. Mürettebatın hızlı tahliyesi, olası bir facianın önüne geçti. Ancak bu tür olaylar, denizciliğin doğasında var olan riskleri de hatırlatıyor. Gemilerin düzenli bakımı, mürettebatın acil durum tatbikatları ve hava tahminlerinin yakından takibi, deniz kazalarını önlemenin temel unsurları arasında yer alıyor. Türkiye'nin bu alandaki başarılı operasyonları, uluslararası alanda da takdirle karşılanıyor. Bölgede yaşanabilecek benzer olaylara karşı hazırlıklı olmak, hem denizcilerin hem de deniz ekosisteminin korunması açısından büyük önem taşıyor.