Karadeniz Sahil Yolu, yıllardır sel ve heyelan felaketleriyle anılıyor. Doğayla inatlaşarak inşa edilen bu yol, her yağışta can ve mal kaybına neden olurken, şimdi de deniz dolgusuyla yapılacak millet bahçesi projesiyle gündeme geldi. Yetkililer, projenin bölgedeki afet riskini azaltacağını savunurken, uzmanlar tam tersini söylüyor.
Projenin Detayları
Rize ve Trabzon arasında yer alan sahil yolunun deniz tarafına yapılması planlanan millet bahçesi için çalışmalar hızlandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan proje kapsamında, yaklaşık 100 bin metrekarelik alanın deniz doldurularak kazanılması hedefleniyor. Proje tamamlandığında içerisinde yürüyüş yolları, bisiklet parkuru, çocuk oyun alanları ve kafeteryalar bulunacak.
Uzmanlardan Sert Tepki
Jeoloji mühendisleri ve çevre aktivistleri, projenin bölgedeki ekolojik dengeyi daha da bozacağını belirtiyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ali Demir, "Sahil yolu zaten doğal akışı kesmişti. Şimdi denize dolgu yaparak dalga enerjisini artıracak ve kıyı erozyonunu hızlandıracaksınız. Bu, yakındaki yerleşim yerlerini daha büyük sel felaketlerine açık hale getirir" dedi. Bölge halkı da projeye karşı çıkarken, çeşitli sivil toplum kuruluşları yasal süreç başlattı.
Siyasi Boyut
Proje, yerel seçim öncesinde iktidar partisinin vaatleri arasında yer alıyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın memleketi Rize'deki bu yatırım, hükümetin Karadeniz'e yönelik kalkınma hamlelerinin bir parçası olarak sunuluyor. Ancak muhalefet, "doğayla inatlaşma" politikasının bedelini bölge halkının ödediğini savunuyor. CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, "Bu proje, bilimsel gerçekleri yok sayarak oy avcılığı yapmaktır. Sel felaketlerinde can kaybı yaşayan bir bölgede, riskleri artıracak adımlar atmak akıl tutulmasıdır" ifadelerini kullandı.
Çevresel Etkiler
Uzmanlara göre, Karadeniz'in dar kıyı şeridinde yapılan her dolgu, dalga rejimini değiştiriyor ve kıyı erozyonunu hızlandırıyor. Ayrıca deniz altındaki habitatların yok olmasına neden oluyor. Projenin etki değerlendirme raporunda, 'önemli bir olumsuz etki öngörülmemektedir' ifadesi yer alırken, çevre örgütleri bu raporun yetersiz olduğunu belirtiyor. Greenpeace Akdeniz yetkilileri, "Projenin iptali için Danıştay'a başvuracağız. Doğanın tahribatı durdurulmalı" açıklamasında bulundu.
Bölgenin Hafızası
Karadeniz Sahil Yolu, 2007 yılında tamamlandığından bu yana defalarca sel ve heyelan nedeniyle kapandı. 2010, 2012 ve 2016 yıllarında meydana gelen büyük sellerde onlarca kişi hayatını kaybetti, yüzlerce araç kullanılamaz hale geldi. Yolun yapımı sırasında doğal dere yataklarının doldurulması ve betonla kapatılması, afetlerin şiddetini artıran temel nedenler arasında gösteriliyor. Bilim insanları, iklim değişikliğiyle birlikte Karadeniz'deki aşırı yağışların sıklaştığını, bu tür projelerin riskleri katladığını vurguluyor.
Sonuç olarak, Karadeniz'de doğayla inatlaşma sürüyor. Millet bahçesi projesi, kısa vadeli siyasi kazanç için uzun vadeli çevresel felaketlere davetiye çıkarıyor. Bölge halkı ve bilim insanları, karar alıcıları akla ve bilime davet ederken, bu projenin gelecek nesillere bırakılacak en kötü miraslardan biri olacağı açık. Yetkililerin bu uyarıları dikkate alıp almayacağı ise merak konusu.