Kurtuluş Savaşı’nın simge isimlerinden Kara Fatma’nın yaşamını beyazperdeye taşıyacak olan ‘Mahi’ filminin yapımcısı ve yönetmeni Koray Erkök, proje için Almanya’dan Türkiye’ye geldi. Erkök, filmin çekimlerine başlamadan önce İstanbul’da mekan keşifleri yapıyor ve tarih danışmanlarıyla görüşmeler gerçekleştiriyor. Film, Milli Mücadele’de gösterdiği üstün çabalarla bilinen Kara Fatma’nın (Fatma Seher Erden) yaşamını, savaş yıllarını ve sonrasını konu alacak.
Koray Erkök: “Kara Fatma’nın Hikayesi Tüm Dünyaya Örnek Olmalı”
Almanya’da yaşayan Koray Erkök, uzun süredir üzerinde çalıştığı “Mahi” projesi için İstanbul’da. Filmin, sadece Türkiye’de değil, uluslararası platformlarda da yayınlanması hedefleniyor. Erkök, yaptığı açıklamada, “Kara Fatma, kadınların savaşta ve toplumsal hayatta ne kadar önemli bir rol oynayabileceğinin en büyük kanıtı. Onun hikayesini tüm dünyaya anlatmak istiyoruz” dedi.
Filmin senaryosu, Kara Fatma’nın hayatını araştıran tarihçilerin ve aile fertlerinin anlattıklarına dayanıyor. Yönetmen, gerçek olaylara sadık kalarak, kahramanın iç dünyasını ve mücadelesini izleyiciye aktarmayı amaçlıyor. “Mahi” ismi ise, Kara Fatma’nın ikinci eşi olan Binbaşı Derviş Bey’in kendisine hitap ettiği “Mahi” (ay yüzlü) lakabından geliyor. Bu detay, filmin duygusal yönünü güçlendiriyor.
Kara Fatma Kimdir?
Fatma Seher Erden, 1888 yılında Selanik’te doğdu. Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı’nda eşiyle birlikte cephelerde görev aldı. Kurtuluş Savaşı başladığında, Mustafa Kemal Paşa’nın huzuruna çıkarak cepheye gitmek için izin istedi. Yetenekleri ve cesaretiyle kısa sürede rütbe alarak müfreze komutanı oldu. İzmir’in işgaline karşı verilen mücadelede önemli roller üstlendi.
Kara Fatma, savaş sonrasında “İstiklal Madalyası” ile ödüllendirildi. Ancak, yaşamının ilerleyen yıllarında maddi sıkıntılar çekti ve 1955’te İstanbul’da vefat etti. Mezarı, Kağıthane’deki Gültepe Mezarlığı’ndadır. Onun kahramanlıkları bugüne kadar birçok kitaba ve belgesele konu oldu, ancak “Mahi” filmi, Kara Fatma’nın hayatını sinematik bir dille anlatan ilk uzun metrajlı yapım olma özelliğini taşıyacak.
Filmin Çekimleri ve Oyuncu Kadrosu
Koray Erkök, İstanbul’daki temaslarının ardından, çekimlerin büyük bir kısmının Ankara, Eskişehir ve İzmir’de yapılacağını belirtti. Tarihi mekanların korunarak kullanılacağı filmde, dönemin atmosferini yansıtmak için özel bir prodüksiyon tasarımı hazırlanıyor. Oyuncu kadrosu için görüşmeler sürüyor; ancak henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Yönetmen, “Kara Fatma rolünde, hem fiziksel benzerliği hem de karakterin güçlü duruşunu yansıtabilecek bir oyuncu arıyoruz. Bu çok kritik bir seçim olacak” şeklinde konuştu.
Filmin müzikleri için de ünlü bir bestekarla anlaşıldığı öğrenildi. Yapım, 2025 yılında vizyona girmeyi planlıyor.
Tarihi ve Kültürel Mirasın Sinemada Yansıması
Türk sinemasında son yıllarda tarihi filmlere olan ilgi artıyor. “Kurtuluş Son Kuşatma” ve “Zaferin Rengi” gibi yapımlar, Kurtuluş Savaşı’nın farklı yönlerini ele almıştı. “Mahi”, bu alanda önemli bir boşluğu dolduracak. Kadın kahramanların hikayelerinin anlatılması, özellikle genç nesiller için ilham verici olabilir. Ayrıca, Türk toplumunda kadınların savaş yıllarındaki fedakarlıklarının görünürlüğünü artırması bakımından da değer taşıyor.
Koray Erkök’ün Almanya’da yaşaması, filme uluslararası bir bakış açısı kazandırıyor. Yönetmen, “Kara Fatma’nın hikayesi evrensel bir mücadele hikayesi. Savaş, göç, kayıp ve zafer… Bu temalar her kültürde yankı bulur. Amacımız, bu büyük hikayeyi dünya sinemasının diline taşımak” ifadelerini kullandı.
“Mahi” filmi, sadece bir biyografi değil, aynı zamanda bir dönem draması. Dönemin İstanbul’unun işgal yılları, Anadolu’daki kıvılcımlar ve Milli Mücadele’nin zorlukları seyirciye aktarılacak. Filmde, Kara Fatma’nın savaşçı kimliğinin yanı sıra anne ve eş olarak yaşadığı çatışmalar da işlenecek.
Türk sineması, geçmişine sahip çıktıkça geleceğine de ışık tutuyor. “Mahi” bu anlamda önemli bir adım. Film, hem tarihe meraklıları sinema salonlarına çekecek hem de kadın gücünü yücelten bir mesaj verecek. Umarız bu yapım, Kara Fatma gibi unutulmuş kahramanları yeniden gündeme getirir ve onların mirasını yaşatır.