Adana’da yaşanan vahşet, Türkiye’nin gündemine oturdu. Biyolog Dilan Öztürk (33), eski eşi Ali Kaplan (34) tarafından çocuklarının gözü önünde tabancayla 10 el ateş edilerek ağır yaralandı. Olayın ardından tutuklanan Kaplan hakkında hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi. İddianamede, saldırganın savunması ise herkesi şaşkına çevirdi: "Bana hakaret etti. Sinirlenerek yanımda bulunan tabancayı çıkardım fakat Dilan'ın elime hamle yapması sonucu silah ateş aldı."
Olayın Perde Arkası
Olay, geçtiğimiz ay merkez Çukurova ilçesinde meydana geldi. Dilan Öztürk, boşandığı eşi Ali Kaplan ile bir parkta buluştu. Görüşme sırasında çıkan tartışma kısa sürede büyüdü. Kaplan, yanında getirdiği tabancayı çıkararak eski eşine defalarca ateş etti. Çocuklarının gözü önünde yaşanan saldırıda Öztürk, vücuduna isabet eden kurşunlarla kanlar içinde yere yığıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralı Öztürk'ü hastaneye kaldırdı. Yapılan müdahaleyle hayati tehlikesi atlatan Öztürk, tedavisinin ardından taburcu edildi. Ali Kaplan ise olaydan kısa süre sonra polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı.
İddianame ve İstenen Ceza
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede Ali Kaplan hakkında 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 13 yıldan 28 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, saldırının çocukların gözü önünde gerçekleştiğine dikkat çekilerek, sanığın "canavarca hisle" hareket ettiği vurgulandı. Ayrıca olayın, failin eski eşine karşı işlendiği için 'kadına karşı şiddet' kapsamında değerlendirildiği belirtildi.
İddianamede yer alan savunmada Kaplan, olay anını şöyle anlattı: "Dilan ile boşanmamıza rağmen görüşmeye devam ediyorduk. O gün de buluştuk. Konuşma sırasında bana hakaret etti, beni aşağıladı. Sinirlendim ve yanımda taşıdığım tabancayı çıkardım. Amacım onu korkutmaktı. Ancak Dilan, silahı almaya çalıştı, bu sırada tetiğe bastı ve silah peş peşe ateş aldı." Ancak savcılık, bu savunmanın aksine, olayın önceden tasarlanmış olabileceği kanaatine vardı. Müşteki Dilan Öztürk'ün ifadesinde, eski eşinin kendisini tehdit ettiğini ve daha önce de şiddet uyguladığını söylemesi, iddiaları güçlendirdi.
Kadına Şiddet ve Toplumsal Tepki
Olay, kadına yönelik şiddetin en acı örneklerinden biri olarak yeniden gündeme geldi. Türkiye'de her yıl binlerce kadın, eşleri veya eski eşleri tarafından şiddete maruz kalıyor. Uzmanlar, boşanma sürecindeki kadınların en büyük risk altında olduğunu belirtiyor. Bu tür olayların önlenmesi için etkin yaptırımların ve koruyucu tedbirlerin artırılması gerektiği ifade ediliyor. Sosyal medyada da büyük tepki çeken olay, #DilanÖztürk ve #KadınaŞiddet etiketleriyle protesto edildi.
Dilan Öztürk'ün avukatı, yaptığı açıklamada, "Müvekkilim, yaşadığı korkunç saldırı sonrası psikolojik tedavi görüyor. Çocukları da bu durumdan büyük ölçüde etkilendi. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılması için hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Adli süreç devam ederken, Kaplan'ın yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.
Toplumsal Vicdan ve Adalet Beklentisi
Bu tür olaylar, toplumun vicdanında derin yaralar açıyor. Kadınların, şiddetten uzak, güvende yaşama hakkı herkesin ortak dileği. Ali Kaplan'ın yargılanması, sadece bir bireyin cezalandırılması değil, aynı zamanda topluma verilecek bir mesaj niteliği taşıyor. Mahkemeden çıkacak karar, benzer suçların caydırıcılığı açısından da önem arz ediyor. Adalet yerini bulduğunda, belki de birçok kadının hayatı kurtulacak.