Türkiye'de imalat sanayi kapasite kullanım oranı (KKO), Ocak ayında yüzde 74,4'e gerileyerek son 11 ayın en düşük seviyesini kaydetti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan verilere göre, bir önceki ay yüzde 76,2 olan oran, yeni yıla düşüşle başladı. Bu gelişme, ekonomideki yavaşlamaya işaret ederken, imalat sektörünün önümüzdeki aylara ilişkin beklentilerini de olumsuz etkiliyor.
Ocak Ayı Verileri ve Aylık Değişim
TCMB'nin aylık konjonktür değerlendirmeleri kapsamında yayımladığı İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı raporuna göre, KKO Ocak ayında yüzde 74,4 olarak gerçekleşti. Bu oran, Aralık ayındaki yüzde 76,2 seviyesine kıyasla 1,8 puanlık bir azalmayı ifade ediyor. Geçen yılın aynı ayında ise oran yüzde 77,7 düzeyindeydi. Böylece, yıllık bazda 3,3 puanlık belirgin bir gerileme yaşandı.
Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı da benzer bir eğilim sergiledi. Arındırılmış verilere göre, Ocak ayında KKO yüzde 75,5 olarak hesaplanırken, Aralık ayındaki yüzde 76,5 seviyesine göre 1,0 puanlık bir düşüş kaydedildi. Bu veriler, imalat sanayisinin üretim kapasitesini kullanma konusunda zorlandığını ortaya koyuyor.
Alt Sektörlerde Daralma
Kapasite kullanım oranları, sektörler arasında farklılık gösteriyor. Özellikle ara malı imalatında KKO yüzde 76,4 ile nispeten yüksek seyrederken, dayanıklı tüketim malı üretiminde yüzde 72,5’e geriledi. Sermaye malı sektöründe ise oran yüzde 70,9 ile ortalamanın altında kaldı. Gıda ürünleri, tekstil, makine ve ekipman imalatı gibi alt sektörlerdeki düşüşler dikkat çekerken, otomotiv sektörü de kapasite kullanımındaki azalmadan olumsuz etkilendi.
Uzmanlar, bu düşüşün arkasında iç talepteki zayıflığın yanı sıra ihracat pazarlarındaki daralmanın da etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle Avrupa ekonomisindeki durgunluk, Türkiye'nin ana ihracat pazarlarından biri olan AB ülkelerine yapılan satışları olumsuz etkiliyor. Ayrıca, yüksek enflasyon ve faiz politikaları nedeniyle iç piyasada da talep baskılanmış durumda.
Ekonomik Beklentiler ve Değerlendirme
Kapasite kullanım oranındaki bu gerileme, ekonomik büyüme beklentilerini de etkiliyor. İmalat sanayi, GSYH'nin önemli bir bileşeni olarak kabul edilir ve düşük KKO, üretim artışının yavaşlayacağına dair sinyal verir. Bu durum, önümüzdeki dönemde sanayi üretim endeksine de yansıyabilir. Özellikle küresel ekonomideki belirsizlikler ve jeopolitik riskler, Türkiye ekonomisinin büyüme performansını sınırlayabilir.
Ekonomistler, KKO'nun düşük seviyelerde kalmasının işsizlik üzerinde de baskı oluşturabileceğini ifade ediyor. Kapasite kullanımının azalması, firmaların üretimden ziyade maliyetleri düşürme yoluna gitmesine neden olabilir. Bu da istihdamda daralmaya yol açabilir. Hükümetin uyguladığı ekonomik program, enflasyonu kontrol altına alma amacını taşıyor. Ancak bu politikaların üretim üzerindeki etkileri, dikkatle izlenmeli.
Önümüzdeki aylarda kapasite kullanım oranının seyri, sanayi üretimi ve büyüme verileriyle birlikte değerlendirildiğinde ekonominin gidişatı hakkında daha net bir tablo ortaya çıkacak. Yılın ilk çeyreğinde toparlanma belirtileri görülmezse, ekonomik büyüme hedeflerinde revizyon gerekebilir. Önümüzdeki dönemde hem iç talebi canlandıracak hem de üretimi destekleyecek politika adımlarının atılması bekleniyor. Ancak bu adımlar, enflasyonla mücadele hedefleriyle uyumlu olmalı. Türkiye ekonomisinin dengeleri, bu zorlu süreçte test ediliyor.