Komedyen Tuba Ulu, bir stand-up gösterisinde Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman hakkında yaptığı şaka nedeniyle yargılandığı davada 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, cezayı 2 yıl erteledi. Karar, İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 15 Ocak 2025 tarihinde açıklandı.
Şakanın içeriği ve dava süreci
Olay, 2022 yılında İstanbul'da bir sahnede gerçekleşti. Ulu, Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi Hürrem Sultan'la ilgili bir espri yaparken padişahın şahsına hakaret ettiği iddiasıyla şikayet edildi. Savcılık, 'kamu görevlisine hakaret' ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamalarıyla dava açtı. Duruşmalarda Ulu, şakasının siyasi bir eleştiri değil, mizah amaçlı olduğunu savundu. Ancak mahkeme, şakanın ifade özgürlüğü sınırlarını aştığına hükmetti.
Hukuki boyut ve tartışmalar
Karar, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve mizah sınırları konusunda tartışmaları alevlendirdi. Avukatı, temyiz yoluna gideceklerini belirtti. Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarına atıf yapan hukukçular, tarihi şahsiyetlere yönelik eleştirinin suç sayılmasının demokratik toplum düzeniyle bağdaşmadığını ifade ediyor. Öte yandan, mahkeme kararında 'Kanuni'nin manevi şahsiyetine saldırı' olduğu gerekçesiyle ceza verildi. Bu tür davalar, son yıllarda sanatçı ve yazarların hedef gösterilmesiyle sıkça gündeme geliyor.
Toplumsal ve siyasi yansımalar
Olay, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Mizahın sınırları, tarihi figürlere saygı ve ifade özgürlüğü ekseninde kamuoyu ikiye bölündü. Bazı çevreler kararı 'sansür' olarak nitelerken, bazıları da tarihi değerlere saygısızlığın cezalandırılmasını olumlu buldu. Siyasi partilerden de farklı tepkiler geldi. Muhalefet partileri, kararı ifade özgürlüğüne müdahale olarak değerlendirirken, iktidar partisinden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Sanatçıların ve medyanın tepkisi
Birçok komedyen ve yazar, Ulu'ya destek mesajı yayımladı. Basın özgürlüğü örgütleri, Türkiye'de mizahın hedef alınmasına dikkat çekti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ise konuyla ilgili olarak, 'Tarihi şahsiyetler hakkında espri yapmanın cezalandırılması, düşünce özgürlüğünü daraltır' açıklamasında bulundu. Aynı zamanda, geçmişte de benzer şakaların ceza alması, sanatçılar arasında otosansüre yol açma riskini gündeme getirdi.
Değerlendirme
Kanuni şakası davası, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve mizahın hukuki sınırlarını sorgulatan önemli bir vakadır. Mahkemenin kararı, Anayasa'nın 26. maddesindeki ifade hürriyetine rağmen, ceza hukuku kapsamında tarihi kişiliklere yönelik eleştiriye getirilen sınırlamanın ne kadar geniş yorumlandığını göstermektedir. Bu tür yargı kararları, özellikle popüler kültür ve mizah alanında çalışanların kendilerini sansürlemesine yol açabilir. Kararın temyiz sürecinde verilecek nihai hüküm, Türkiye'deki mizah özgürlüğünün geleceği açısından belirleyici olabilir.