Kanada hükümeti, Kudüs Belediye Başkan Yardımcısı ve aşırı sağcı aktivist Aryeh King'in ülkeye giriş vizesini iptal etti. İsrail basınına yansıyan haberlere göre, bu karar King'in Filistin mültecilerine yönelik düşmanca tutumları ve işgal altındaki Doğu Kudüs'te evlerin gasbedilmesindeki rolü nedeniyle alındı. Kararın, İsrail işgal politikalarına karşı uluslararası tepkiler bağlamında önemli bir adım olduğu değerlendiriliyor.
King'in Tartışmalı Geçmişi ve Vize İptali Kararı
İsrail medyasında yer alan haberlere göre, Aryeh King'in Kanada'ya girişi resmi olarak yasaklandı. Kanada Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, King'in vizesinin iptal edilmesinin uluslararası hukuk ve insan hakları ihlallerine dayandığı belirtildi. King, daha önce defalarca Filistinli sivillere yönelik kışkırtıcı açıklamalarda bulunmuş ve Doğu Kudüs'teki Filistin evlerinin yıkılması ve gasp edilmesi süreçlerinde aktif rol oynamıştı.
Kanada'nın bu kararı, özellikle insan hakları örgütleri tarafından memnuniyetle karşılandı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü, King'in vize iptalinin, işgal altındaki Filistin topraklarında işlenen suçlarla bağlantılı kişilerin uluslararası düzeyde hesap verebilirliğinin artırılması yönünde önemli bir örnek teşkil ettiğini vurguladı. Ayrıca, Kanada'nın bu tutumunun, İsrail'in yasadışı yerleşim politikalarını dolaylı olarak da olsa kınayan bir mesaj içerdiği yorumları yapılıyor.
Kudüs'teki Durum ve Aryeh King'in Rolü
Kudüs Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Aryeh King, Doğu Kudüs'teki Filistin mahallelerine yönelik yerleşimci saldırıları ve mülk gaspı girişimleriyle biliniyor. Özellikle güney Doğu Kudüs'te bulunan Silvan ve Ras al-Amud bölgelerinde, Filistinli ailelerin evlerini boşaltma ve yerlerine Yahudi yerleşimcileri yerleştirme planlarının önde gelen isimlerinden biri olarak öne çıkıyor.
King'in ayrıca, 2019 yılında düzenlenen bir etkinlikte, "Filistinlileri Kudüs'ten atmalıyız" şeklindeki söylemleriyle de gündeme gelmişti. Bu açıklamaları, İsrail'deki bazı siyasi partiler tarafından bile aşırı bulunarak kınanmıştı. Ancak King, bu söylemleri ve eylemlerine rağmen, İsrail hükümeti içinde önemli bir destek görmeye devam ediyor.
Kanada'nın Tutumu ve Uluslararası Toplumun Tepkileri
Kanada, son yıllarda İsrail işgal politikalarına yönelik daha eleştirel bir tutum sergilemeye başlamıştı. Özellikle, 2021 yılında İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılar sırasında açıklamalarıyla dikkat çeken Kanada hükümeti, Doğu Kudüs'teki yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirten bir açıklama yayınlamıştı. Aryeh King'in vize iptali kararı, bu politikanın bir devamı olarak görülüyor.
Filistin tarafı ise Kanada'nın kararını olumlu karşıladı. Filistin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Kanada'nın bu tutumu, uluslararası hukuka saygının önemli bir göstergesidir. Aryeh King gibi savaş suçlarına karışmış kişilerin uluslararası toplum tarafından kabul edilmemesi gerekmektedir." ifadelerine yer verildi.
İsrail hükümeti ise karara sert tepki gösterdi. İsrail Dışişleri Bakanlığı, Kanada'nın kararını "skandal" olarak nitelendirerek, bu tür kararların iki ülke arasındaki ilişkilere zarar verdiğini savundu. Bakanlık yaptığı yazılı açıklamada, "Aryeh King, Kudüs'ün seçilmiş bir yetkilisidir. Kanada'nın bu kararı, demokratik bir ülkenin temsilcisine yönelik kabul edilemez bir müdahaledir." ifadelerine yer verildi.
Vize İptalinin Hukuki Dayanakları ve Türkiye'nin Konumu
Uluslararası hukuk uzmanları, Kanada'nın bu kararını, 1966 tarihli Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'ne dayandırıyor. Bu sözleşme, devletlere insan hakları ihlallerine karışan kişilere vize vermeme hakkı tanıyor. Ayrıca, Kanada'nın kendi iç hukukundaki göçmenlik ve mülteci koruma yasaları da bu tür bir uygulamaya izin veriyor.
Türkiye ise bu gelişmeleri yakından izliyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Türkiye'nin, özellikle Doğu Kudüs'ün işgali konusundaki duyarlılığı biliniyor. Türkiye'nin bu konuda uluslararası hukuka vurgu yaparak Kanada'nın kararını desteklemesi beklenebilir.
Öte yandan, Aryeh King'in vize iptali kararı, İsrail hükümeti içinde de tartışma yarattı. Bazı bakanlar, Kanada'nın bu tutumunu "Yahudi karşıtı" olarak nitelerken, diğerleri ise bu kararın İsrail'in uluslararası alanda yalnızlaşmasına yol açabileceğini dile getirdi. İsrail'deki muhalefet partileri ise hükümete sitem ederek, "Bu tür aşırı sağcı isimlerin devlet kademelerinde yer alması, İsrail'in uluslararası itibarını zedeliyor." açıklamasında bulundu.
Sonuç olarak, Aryeh King'e yönelik vize yasağı, sadece iki ülke arasındaki bir diplomatik kriz olarak değil, aynı zamanda İsrail işgal politikalarına karşı yükselen uluslararası bir farkındalığın da göstergesi olarak değerlendirilebilir. Bu tür adımların, Filistin meselesinin çözümüne katkı sağlayıp sağlamayacağı zamanla görülecek. Ancak şu bir gerçek ki: Kanada'nın bu kararı, işgal ve insan hakları ihlalleri konusunda devletlerin sorumluluk almasının önemini bir kez daha ortaya koydu.