Türkiye'de gelecek üç yılda ekonomik büyümeyi hızlandırmak, özel kesim yatırımlarını desteklemek ve bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla kamu yatırımlarında yeni bir önceliklendirme dönemi başlıyor. Hükümetin açıkladığı programa göre, kamu kaynakları üretim, istihdam ve ülke refahına en yüksek katkıyı sağlayacak projelere yönlendirilecek. Bu strateji, 2024-2026 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ın (OVP) temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Yatırım Öncelikleri ve Sektörel Dağılım
Kamu yatırımlarının öncelikli alanları arasında ulaştırma, enerji, sağlık, eğitim ve tarımsal sulama yer alıyor. Ulaştırma sektöründe hızlı tren hatları, otoyol bağlantıları ve liman kapasitesinin artırılması planlanıyor. Enerjide yenilenebilir kaynaklara dayalı üretim tesisleri ve elektrik iletim altyapısı güçlendirilecek. Sağlıkta şehir hastanelerinin tamamlanması ve aile sağlığı merkezlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Eğitimde ise okul binalarının depreme dayanıklı hale getirilmesi ve dijital altyapı yatırımları öncelik kazanacak.
Tarımsal sulama projeleri, özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamındaki yatırımlar, bölgesel kalkınmayı destekleyecek. Sanayi bölgelerinde altyapı iyileştirmeleri ve organize sanayi bölgelerinin (OSB) genişletilmesi de gündemde. Bu yatırımların özel sektör yatırımlarını tamamlayıcı nitelikte olması ve istihdam yaratma potansiyeli yüksek alanlara odaklanması bekleniyor.
Bölgesel Gelişme ve Özel Sektör Desteği
Kamu yatırımlarının bölgesel dağılımında, gelişmişlik farklarını azaltmak için geri kalmış bölgelere ağırlık verilecek. Doğu ve Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu'nun kırsal kesimleri ile Karadeniz'in iç bölgeleri öncelikli iller arasında. Bu bölgelerde altyapı, lojistik ve enerji yatırımlarıyla özel sektörün önünün açılması amaçlanıyor. Ayrıca, yatırım teşvik sistemi gözden geçirilerek stratejik sektörlerde faaliyet gösteren firmalara ek destek sağlanacak.
Özel kesim yatırımlarını desteklemek için kamu-özel işbirliği (KÖİ) modelleri ve yatırım garantileri kullanılacak. KOBİ'lere yönelik kredi faiz destekleri ve Ar-Ge teşvikleri artırılacak. İhracat odaklı üretim yapan firmalar için lojistik altyapı ve gümrük kapasitesi güçlendirilecek. Bu adımların, cari açığı azaltmaya ve dışa bağımlılığı düşürmeye katkı sağlaması hedefleniyor.
Ekonomik Hedefler ve Beklentiler
Programın nihai amacı, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme sağlamak. Kamu yatırımlarının GSYH içindeki payının korunması, aynı zamanda verimlilik artışına odaklanılması planlanıyor. 2024 yılı için büyüme hedefi %4,5, 2025 için %5, 2026 için %5,5 olarak öngörülüyor. İşsizlik oranının kademeli olarak tek haneye düşürülmesi ve enflasyonun kontrol altına alınması da hedefler arasında.
Ekonomistler, kamu yatırımlarının özel yatırımları dışlayıcı (crowding-out) etkisinin önlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bunun için kamu kaynaklarının verimli kullanılması, projelerin fizibilite aşamasında titizlikle değerlendirilmesi ve şeffaflığın sağlanması önem taşıyor. Ayrıca, yatırımların finansmanında bütçe disiplininin korunması ve borçlanma maliyetlerinin yönetilmesi kritik görülüyor.
Sonuç olarak, Türkiye'nin gelecek üç yılda büyüme ve refah artışı için kamu yatırımlarını stratejik bir araç olarak kullanma kararı, ekonomik politikaların merkezine yerleşmiş durumda. Uygulamada başarı, projelerin hızlı hayata geçirilmesi, yerel yönetimlerle koordinasyon ve özel sektörle işbirliğinin güçlendirilmesine bağlı. Bu dönemde atılacak adımlar, Türkiye'nin orta vadeli ekonomik performansını belirleyecek.