Türkiye'de yasal olarak 10. haftaya kadar isteğe bağlı kürtaj hakkı bulunmasına rağmen, kamu hastanelerinde bu hizmete erişim yıllardır çeşitli idari uygulamalarla kısıtlanıyor. Son olarak İstanbul'da kürtaj işlemi yapan bazı özel muayenehanelerin denetlenmesi, tartışmayı yeniden alevlendirdi. Türk Tabipleri Birliği (TTB), denetimlerin hukuki dayanağının belirsiz olduğunu savunarak uygulamaya itiraz etti.
Kamu Hastanelerinde Fiili Erişim Engeli
Kadınların yasal kürtaj hakkı, 1983 tarihli Nüfus Planlaması Hakkında Kanun ile güvence altına alınmış durumda. Buna göre, 10. haftaya kadar isteğe bağlı kürtaj yasal. Ancak kamu hastanelerinin büyük bir kısmında bu hizmet fiilen sunulmuyor. Hekimlerin vicdani ret hakkını kullanması, hastane yönetimlerinin kürtaj için ek onay şartları getirmesi veya doğrudan 'hizmet verilmiyor' denmesi, erişimi imkânsız hale getiriyor. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, 2023 itibarıyla kamu hastanelerinde kürtaj hizmeti veren merkezlerin sayısı yok denecek kadar az. Kadınlar, yasal haklarına rağmen ya özel kliniklere yönlendiriliyor ya da çeşitli illere seyahat etmek zorunda kalıyor.
Özel Muayenehanelere Yönelik Denetimler
İstanbul'da kürtaj hizmeti veren bazı özel muayenehanelerin Sağlık Bakanlığı tarafından denetlendiği öğrenildi. Denetimlerde, muayenehanelerin ruhsat durumları, tıbbi atık yönetimi ve hasta bilgilendirme süreçleri incelendi. TTB, denetimlerin keyfi olduğunu ve yasal dayanağının net olmadığını belirterek, 'Kürtaj yasal bir haktır. Hekimlerin bu hizmeti sunması suç değildir. Denetimler, hukuki güvence altında yapılmalıdır' açıklamasında bulundu. TTB ayrıca, denetimlerin sadece kürtaj hizmeti veren merkezlere yönelik olmasının ayrımcılık oluşturduğunu vurguladı.
Yasal Hak ve Uygulama Arasındaki Uçurum
Türkiye'de kürtaj, 1983'ten bu yana yasal. Ancak 2012'de dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kürtajı 'cinayet' olarak nitelendirmiş ve kamu hastanelerinde kürtaj hizmetinin kaldırılacağını açıklamıştı. O günden bu yana, kamu hastanelerinde kürtaj neredeyse imkânsız hale geldi. Kadınlar, yasal haklarını kullanabilmek için özel kliniklere yönelmek zorunda kalıyor; ancak bu kez de yüksek ücretler ve denetim baskısı ile karşılaşıyor. Uzmanlar, yasal düzenleme ile fiili uygulama arasındaki bu uçurumun, kadınların sağlığını riske attığını belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, güvenli olmayan kürtajlar anne ölümlerinin önemli bir nedeni. Türkiye'de ise son yıllarda kürtaj oranı düşerken, illegal yöntemlere başvuran kadın sayısının arttığı tahmin ediliyor.
TTB'nin İtirazı ve Hukuki Süreç
TTB, denetimlerin hukuki dayanağına itiraz ederek, Sağlık Bakanlığı'na resmi yazı gönderdi. TTB, 'Kürtaj hizmeti veren hekimlerin denetlenmesi, Anayasa'nın 40. maddesinde yer alan 'temel hak ve hürriyetlerin korunması' ilkesine aykırıdır. Ayrıca, denetimlerin amacı hizmeti engellemekse, bu açıkça yasal bir hakkın ihlalidir' dedi. TTB, denetimlerin durdurulması için yargı yoluna başvuracaklarını açıkladı. Sağlık Bakanlığı'ndan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Kadın Örgütlerinden Tepki
Kadın örgütleri, denetimleri 'sistematik bir sindirme politikası' olarak nitelendirdi. Kadın Dernekleri Federasyonu, 'Kürtaj yasal bir haktır. Bu hakkın kullanılmasını engellemek için yapılan her türlü idari ve fiili müdahale, Anayasa'ya aykırıdır. Kadınların bedenleri üzerinde tasarruf hakkı yalnızca kendilerine aittir' açıklamasında bulundu. Örgütler, hükümeti yasal düzenlemeye uymaya ve kamu hastanelerinde kürtaj hizmetini yeniden tesis etmeye çağırdı. Ayrıca, denetimlerin ardından özel muayenehanelerin kapanma riskiyle karşı karşıya olduğu, bunun da kadınların erişimini daha da zorlaştıracağı belirtiliyor.
Sonuç: Yasal Hak, Fiili Engel
Türkiye'de kürtaj, yasal olarak güvence altında olsa da, pratikte kadınlar bu hakka erişemiyor. Kamu hastanelerindeki fiili yasak, özel kliniklere yönelik denetimler ve TTB'nin hukuki itirazları, sorunun derinleştiğini gösteriyor. Kadınların sağlık hakkı, siyasi tercihlerin gölgesinde kalıyor. Yasal düzenleme ile uygulama arasındaki bu uçurumun kapatılması için, Sağlık Bakanlığı'nın şeffaf bir politika izlemesi ve kürtaj hizmetini tüm kamu hastanelerinde yeniden başlatması gerekiyor. Aksi halde, kadınlar yasal haklarını kullanamamaya devam edecek ve güvenli olmayan yöntemlere yönelecek. Bu da, önlenebilir anne ölümlerine ve sağlık sorunlarına yol açacak.