Tiroit kanseri, kadınları erkeklere oranla yaklaşık 4 kat daha fazla etkiliyor. Hastalık genellikle erken evrede hiçbir belirti vermezken, ilk uyarı işareti olarak boyunda ağrısız bir şişlik ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. İldem Deveci, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Tiroit kanserinin erken teşhisinde bu şişliğin kritik rol oynadığını vurguladı.
Tiroit kanseri neden kadınlarda daha sık görülüyor?
Uzmanlar, tiroit kanserinin kadınlarda daha yaygın olmasının hormonal faktörlerle ilişkili olduğunu düşünüyor. Özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda sıklığın artması, östrojen hormonunun etkisine işaret ediyor. Prof. Dr. Deveci, "Kadınlarda tiroit kanseri görülme oranı, erkeklere kıyasla 3,5 ila 4 kat daha fazla. Bunun temel nedenleri arasında genetik yatkınlık ve hormon dengesi yer alıyor" dedi. Ayrıca, iyot eksikliği, radyasyon maruziyeti ve aile öyküsü de risk faktörleri arasında sayılıyor.
Erken belirti: Boyunda ağrısız şişlik
Tiroit kanserinin en yaygın ilk belirtisi, boynun ön kısmında hissedilen veya fark edilen bir yumru ya da şişliktir. Bu şişlik genellikle ağrısızdır ve yutkunma sırasında hareket edebilir. "Hastalarımızın çoğu, boyunlarında fark ettikleri bir şişlikle başvuruyor. Bu şişlik genellikle elle muayenede veya ultrason sırasında saptanıyor. Erken evrede başka bir şikayet olmuyor" diyen Deveci, düzenli kontrolün önemine dikkat çekti. Diğer belirtiler arasında ses kısıklığı, yutma güçlüğü, boyunda bası hissi ve nadiren solunum sorunları yer alabiliyor.
Tanı ve tedavi yöntemleri
Tiroit kanserinin tanısında ilk adım, boyun bölgesinin ultrasonografik incelenmesidir. Şüpheli bir nodül tespit edilirse, ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılarak hücresel analiz gerçekleştirilir. Kesin tanı sonrası tedavi planı, kanserin türü ve evresine göre belirlenir. En sık kullanılan yöntemler arasında tiroidektomi (tiroit bezinin cerrahi olarak çıkarılması), radyoaktif iyot tedavisi ve hormon tedavisi bulunuyor. Prof. Dr. Deveci, "Cerrahi sonrası çoğu hastanın yaşam kalitesi korunuyor ve uzun dönem takip ile sağlıklı bir yaşam sürülebiliyor" dedi.
Risk faktörleri ve korunma
Tiroit kanserinin kesin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı risk faktörleri tanımlanmıştır: Ailede tiroit kanseri öyküsü, iyot eksikliği, baş-boyun bölgesine radyasyon alımı (özellikle çocukluk döneminde), Hashimoto tiroiditi gibi otoimmün hastalıklar ve bazı genetik sendromlar. Korunma için iyot alımının dengelenmesi (özellikle gebelikte), kanserojen maddelerden uzak durulması ve düzenli sağlık kontrolleri öneriliyor. Ayrıca, boyunda herhangi bir şişlik fark edildiğinde veya ailede tiroit kanseri öyküsü varsa, bir endokrinoloji uzmanına başvurulması hayati önem taşıyor.
Son yıllarda tiroit kanseri vakalarında artış görülse de, bunun büyük ölçüde daha iyi tanı yöntemlerine bağlı olduğu düşünülüyor. Hastalığın çoğu türü yavaş seyirli ve yüksek tedavi başarısına sahip. Ancak toplumun farkındalığının artması ve erken teşhisin yaygınlaşması, kadın sağlığı açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.