Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri raporunu kamuoyuyla paylaştı. Platformun verilerine göre Türkiye'de ocak-haziran döneminde 150 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 151 kadın ise şüpheli koşullar altında yaşamını yitirdi. Yakınlarını kaybeden aileler, her iki kategoride de etkin soruşturma yürütülmediğini belirterek adalet taleplerini yineledi.
Rakamların ayrıntıları
Platformun hazırladığı raporda, cinayetlerin büyük bölümünün kadınların evlerinde veya tanıdıkları kişiler tarafından işlendiği vurgulandı. Öldürülen kadınların yaş ortalamasının 35 olduğu, en genç kurbanın 17, en yaşlısının 72 yaşında olduğu kaydedildi. Şüpheli ölümler kategorisinde ise intihar, ev kazası, düşme gibi nedenlerle kayıtlara geçen ancak aileler ve kadın örgütleri tarafından cinayet şüphesi taşıdığı belirtilen vakalar yer aldı. Platform sözcüsü, "Bu ölümlerin ardında koca, erkek arkadaş, baba ya da aile üyesi gibi failler olabilir; ancak soruşturmalar yetersiz kalıyor" dedi.
Aileler adalet arıyor
İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere birçok ilden gelen aile yakınları, platform önünde basın açıklaması yaparak etkin soruşturma ve cezai yaptırımların caydırıcı hale getirilmesini istedi. Bir annenin gözyaşları içinde yaptığı konuşmada "Kızım öldüresiye dövüldü, polis 'aile içi şiddet' raporu verip dosyayı kapattı. Biz adalet istiyoruz." ifadeleri dikkat çekti. Platform avukatı, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasının ardından kadın koruma mekanizmalarının zayıfladığına işaret ederek, "Kutsal aile söylemleriyle gerçekleri örtemezsiniz. Kadınlar evlerinde güvende değil." dedi.
Siyasi partilerden tepkiler
Muhalefet partileri, rakamların hükümetin kadına yönelik şiddetle mücadele politikalarının çöktüğünü gösterdiğini savunurken, iktidar kanadından yapılan açıklamada yürürlükteki yasaların yeterli olduğu, uygulamadaki sorunların izlendiği belirtildi. Kadın örgütleri, Meclis'te acil bir araştırma komisyonu kurulması ve kadın cinayetlerinin yok sayılmasının önüne geçilmesi için yasal düzenleme talep etti.
Uzman görüşleri
Sosyolog Prof. Dr. Ayşe Gül, şüpheli ölümlerin sayısının cinayetler kadar yüksek olmasının, adli tıp ve otopsi süreçlerindeki eksiklikleri gösterdiğini belirtti. Prof. Gül, "Türkiye'de her iki kadından biri özel hayatında şiddete maruz kalıyor. Bu istatistikler, yapısal bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu ortaya koyuyor. Yargı süreçlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle yeniden yapılandırılması şart" dedi.
Değerlendirme
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun altı aylık verileri, Türkiye'deki kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler konusunda ciddi bir kriz olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Yalnızca kanunlar değil, toplumsal zihniyet değişimi ve kurumlar arası koordinasyon sağlanmadıkça, bu tablonun değişmesi mümkün görünmüyor. Kadın örgütlerinin çağrısına kulak verilmesi, kayıpların önlenmesi ve adaletin tesisi için hayati önem taşıyor.