Mart ayında hayatını kaybeden ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı, babasının kişisel eşyalarını bir WhatsApp grubunda satışa çıkardı. Fincan, vazo, kitap gibi günlük kullanım eşyalarının 200 ila 800 TL arasında değişen fiyatlarla satıldığı görüldü. Sosyal medyada büyük yankı uyandıran bu durumun ardından Tuna Ortaylı, babasının İstanbul'da kaç evi olduğunu açıkladı. Ortaylı, İstanbul'da dört evlerinin bulunduğunu, bu evlerden bazılarının kiraya verildiğini belirtti.
Tuna Ortaylı'dan satış açıklaması
Tuna Ortaylı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, babasının eşyalarını satma amacının maddi bir ihtiyaçtan kaynaklanmadığını, aksine babasının anısına sahip çıkmak istediğini söyledi. Ortaylı, 'Babama ait bazı eşyaları, onun sevenleriyle buluşturmak istedim. Bu bir vefa borcuydu' dedi. Satışa çıkarılan eşyalar arasında İlber Ortaylı'nın sıkça kullandığı bir fincan takımı, antika vazolar ve nadir kitaplar yer alıyor. Tuna Ortaylı, satıştan elde edilen gelirin bir kısmını babasının anısına kurulacak bir kütüphaneye bağışlayacağını ifade etti.
Sosyal medyada gündem oldu
WhatsApp grubunda yapılan satış, kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Bazı kullanıcılar, 'Bir tarihçinin eşyaları böyle mi satılır?' şeklinde tepki gösterirken, bazıları da Tuna Ortaylı'ya destek verdi. Konunun siyasi boyutu da tartışılmaya başlandı. İlber Ortaylı, yaşamı boyunca Türkiye'nin kültür ve tarihine katkılarıyla tanınmıştı. Vefatının ardından mirasının nasıl değerlendirileceği merak konusu olmuştu. Tuna Ortaylı, bu süreçte babasının İstanbul'daki evlerinin durumunu da netleştirdi.
İlber Ortaylı'nın İstanbul'da dört evi olduğu ortaya çıktı. Bu evlerden ikisi Beyoğlu ve Kadıköy'de bulunuyor. Tuna Ortaylı, evlerin bakımlarının düzenli olarak yapıldığını ve bazılarının kiraya verildiğini söyledi. Ortaylı, 'Babamın mirasını en iyi şekilde değerlendirmek istiyorum. Bu evler onun hatıralarını taşıyor' dedi.
Uzmanlardan değerlendirme
Kültür mirası uzmanları, İlber Ortaylı gibi önemli bir tarihçinin eşyalarının herhangi bir kuruma bağışlanmasının daha uygun olacağını belirtiyor. Ancak Tuna Ortaylı'nın eşyaları bireysel olarak satmasının önünde yasal bir engel bulunmuyor. Vefat eden kişinin mirasçıları, mülkiyet hakkı kapsamında eşyalar üzerinde tasarrufta bulunabiliyor.
Sonuç olarak, İlber Ortaylı'nın şahsi eşyalarının satışı, hem kültürel hem de duygusal açıdan tartışmaları beraberinde getirdi. Tuna Ortaylı'nın bu süreçte açıklama yaparak kamuoyunu bilgilendirmesi, konunun daha sağlıklı bir zeminde tartışılmasına katkı sağlayabilir. Türkiye'de tarihçilere ve kültür insanlarına verilen değerin, onların hatıralarının korunmasıyla da ölçüldüğü unutulmamalıdır.