Çorum'daki Hitit başkenti Hattuşa'da yürütülen kazılarda bulunan çivi yazılı tablet parçasının, tarihin ilk yazılı barış antlaşması olarak kabul edilen Kadeş Barış Antlaşması'nın bir nüshası olduğu tespit edildi. Mısır ile Hitit Devleti arasında M.Ö. 1274'te yapılan Kadeş Savaşı'nın ardından imzalanan antlaşmanın yeni bir kopyası, Boğazkale ilçesindeki Hattuşa antik kentinde gün yüzüne çıkarıldı. Tabletin, antlaşmanın bilinen nüshalarından farklı bir versiyon olduğu belirtiliyor.
Tabletin Özellikleri ve Buluntu Yeri
Kazı ekibi tarafından yapılan açıklamaya göre, tablet parçası Hattuşa'nın büyük kalesi olarak bilinen Yukarı Şehir'deki bir arşiv binasında bulundu. Çivi yazılı metin, Hititçe olarak kaleme alınmış. Tabletin üzerindeki yazıların bir kısmı zarar görmüş olsa da, antlaşmanın temel maddelerini içerdiği anlaşılıyor. Uzmanlar, tabletin M.Ö. 13. yüzyıla tarihlendiğini düşünüyor. Bu, antlaşmanın imzalanmasından yaklaşık bir asır sonrasına denk geliyor. Bulunan nüsha, antlaşmanın farklı dönemlerde yeniden yazıldığını ve arşivlendiğini gösteriyor.
Kadeş Barış Antlaşması, Mısır Firavunu II. Ramses ile Hitit Kralı III. Hattuşili arasında yapılmıştı. Antlaşmanın metni, hem Mısır hem de Hitit kaynaklarında günümüze ulaşmış durumda. Mısır'daki versiyon, Karnak Tapınağı'nın duvarlarına hiyeroglif olarak kazınmış; Hitit versiyonu ise çivi yazılı tabletler halinde Hattuşa arşivinde bulunmuştu. Bugüne kadar antlaşmanın birkaç Hititçe kopyası biliniyordu. Yeni bulunan parça, bu kopyalara bir yenisini ekliyor.
Antlaşmanın Tarihsel Önemi ve Diplomatik Değeri
Kadeş Barış Antlaşması, uluslararası ilişkiler tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. M.Ö. 1274'te Kadeş'te (bugünkü Suriye topraklarında) yapılan savaş, iki büyük gücün karşı karşıya geldiği en büyük muharebelerden biriydi. Savaşın kesin bir kazananı olmadı; her iki taraf da ağır kayıplar verdi. Yıllar süren çatışmaların ardından, M.Ö. 1259 civarında barış antlaşması imzalandı. Antlaşma, sadece savaşı sonlandırmakla kalmadı; aynı zamanda iki devlet arasında savunma ittifakı, suçluların iadesi ve karşılıklı yardım gibi maddeler içeriyordu. Bu yönüyle modern diplomasinin temel taşlarından biri olarak görülür.
Antlaşmanın bir kopyası, 1970'li yıllarda New York'taki Birleşmiş Milletler binasının duvarına asılmıştı. Bu, antlaşmanın evrensel barış sembolü olarak kabul edildiğini gösteriyor. Hattuşa'daki kazılar, 1906'dan bu yana aralıklarla sürdürülüyor. Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Türk ekiplerinin ortak çalışmalarıyla yürütülen kazılarda bugüne kadar on binlerce tablet parçası bulundu. Bu tabletler, Hitit Devleti'nin siyasi, askeri, dini ve ekonomik yapısına ışık tutuyor.
Yeni Bulgunun Bilim Dünyasına Katkıları
Uzmanlar, yeni bulunan tabletin antlaşmanın metninde küçük farklılıklar içerdiğini belirtiyor. Bu farklılıklar, antlaşmanın farklı zamanlarda yeniden düzenlendiğini veya farklı amaçlarla kopyalandığını gösterebilir. Örneğin, bazı maddelerin sıralaması değişmiş veya bazı ifadeler eklenmiş olabilir. Tablet üzerinde yapılacak detaylı filolojik çalışmalar, antlaşmanın orijinal metni hakkında daha fazla bilgi verecek. Ayrıca, tableti kimin hangi amaçla yazdırdığı da araştırılacak. Hitit arşivinde, antlaşmanın farklı kopyalarının bulunması, devletin diplomasiye verdiği önemi gösteriyor. Her yeni nüsha, antlaşmanın yaygınlığını ve önemini bir kez daha kanıtlıyor.
Tabletin bulunduğu arşiv binası, daha önce de önemli belgelerin çıkarıldığı bir alan. Kazı başkanı, buluntunun heyecan verici olduğunu ancak öncelikle konservasyon ve okuma çalışmalarının yapılacağını ifade etti. Tablet, Çorum Müzesi'nde koruma altına alınacak. Bilim insanları, tableti uluslararası hakemli dergilerde yayımlayarak dünya kamuoyuna duyuracak.
Kadeş Barış Antlaşması'nın yeni bir nüshasının bulunması, sadece arkeoloji değil, aynı zamanda tarih ve uluslararası ilişkiler açısından da önem taşıyor. Antlaşma, savaşın yıkıcılığını ve barışın kalıcılığını simgeliyor. Bugün hâlâ geçerliliğini koruyan diplomasi ilkeleri, binlerce yıl önce bu topraklarda atılmıştı. Hattuşa'da bulunan her yeni tablet, bu mirası daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Antlaşmanın yeni nüshası, Hititlerin arşivcilik ve diplomasi alanındaki yetkinliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.