Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, küresel ekonominin ağırlık merkezinin batıdan doğuya kaydığını ifade ederek, ülkelerin üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerini milli egemenliklerinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini söyledi. Kacır, "Üretimin ve yatırımın küresel haritasını baştan başa yeniden çizen bu dönemle birlikte küresel ekonominin ağırlık merkezi batıdan doğuya kayıyor" dedi.
Üretim ve Teknoloji Egemenliğin Temeli
Bakan Kacır, yaptığı açıklamada, ülkelerin ekonomik bağımsızlıklarını korumaları için üretim ve teknoloji geliştirme yeteneklerinin kritik olduğunu vurguladı. "Üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerini milli egemenliklerinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" diyen Kacır, bu dönemde küresel yatırım haritasının yeniden şekillendiğini belirtti.
Kacır'ın bu sözleri, son yıllarda Asya ülkelerinin ekonomik büyümedeki payının artması ve batı ekonomilerinin görece yavaşlamasıyla paralellik gösteriyor. Çin, Hindistan ve Güneydoğu Asya ülkelerinin üretim ve teknoloji alanında hızla yükselmesi, küresel tedarik zincirlerinde köklü değişimlere yol açtı.
Küresel Ekonomide Dengeler Değişiyor
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası verilerine göre, gelişmekte olan Asya ekonomileri son yirmi yılda küresel GSYİH içindeki paylarını önemli ölçüde artırdı. 2000'li yılların başında dünya hasılasının yaklaşık %20'sini oluşturan Asya ekonomileri, bugün bu oranı %40'a yaklaştırmış durumda. Bu değişim, batı merkezli ekonomik düzenin sorgulanmasına neden oluyor.
Türkiye de bu dönüşümden payını almak için stratejik adımlar atıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın öncülüğünde yürütülen Milli Teknoloji Hamlesi, yerli üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesini artırmayı hedefliyor. Kacır, bu kapsamda Türkiye'nin küresel rekabette güçlü bir konuma gelmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Türkiye'nin Stratejik Hamleleri
Bakan Kacır, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayii, otomotiv, beyaz eşya ve yazılım gibi alanlarda elde ettiği başarıların, üretim ve teknoloji egemenliği hedefinde önemli adımlar olduğunu belirtti. Özellikle yerli elektrikli otomobil Togg, insansız hava araçları ve savunma sistemleri, Türkiye'nin teknoloji ihracatında öne çıkan ürünler arasında yer alıyor.
Kacır, "Küresel ekonominin ağırlık merkezi batıdan doğuya kayarken, Türkiye coğrafi konumu ve genç nüfusuyla bu dönüşümde kilit bir rol oynayabilir. Yeter ki üretim ve teknoloji alanında istikrarlı adımlarla ilerleyelim" mesajını verdi.
Bakanlık verilerine göre, Türkiye'nin Ar-Ge harcamalarının GSYİH'ye oranı son on yılda artış gösterdi ve 2023 itibarıyla %1,2 seviyesine ulaştı. Ancak bu oran, gelişmiş ülkelerin hala gerisinde. Kacır, önümüzdeki dönemde Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarının artırılması gerektiğini sık sık dile getiriyor.
Değerlendirme
Küresel ekonomideki eksen kayması, sadece bir bölgesel güç değişimi değil, aynı zamanda üretim modelleri, tedarik zincirleri ve teknoloji politikalarında da köklü dönüşümleri beraberinde getiriyor. Batıdan doğuya kayan ağırlık merkezi, ülkelerin ekonomik bağımsızlık stratejilerini yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için bu süreç, doğru politikalar izlendiğinde önemli fırsatlar sunabilir. Ancak teknoloji üretiminde dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli Ar-Ge kapasitesinin güçlendirilmesi, bu fırsatların gerçeğe dönüşmesi için şart görünüyor.