Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Türkiye'nin 5. nesil savaş uçağı KAAN projesinde kritik öneme sahip motor tedarikinde yeni bir aşamaya geçildiğini duyurdu. Demiroğlu, daha önce yaptığı açıklamada KAAN için 10 adet F110 motorunun Ankara'ya ulaştığını belirtmişti. Seri üretim sürecini desteklemek üzere ise 80 adet ilave motorun sipariş edildiği ve teslimat takviminin netleştiği öğrenildi. Bu gelişme, milli muharip uçak programında önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.
F110 Motorları ve Seri Üretim Planı
KAAN'ın ilk prototipleri için kullanılan F110 motorları, General Electric tarafından üretiliyor. TUSAŞ'a teslim edilen 10 adet motor, uçuş testleri ve sertifikasyon süreçlerinde kullanılacak. Seri üretim konfigürasyonundaki KAAN'lar için ise toplam 80 adet daha F110 motoru sipariş edildi. Teslimatların 2026 yılına kadar kademeli olarak tamamlanması planlanıyor. Bu motorlar, KAAN'ın ilk seri üretim partisinde yer alacak uçaklarda görev yapacak.
Demiroğlu, motor teslimatlarındaki gecikmelerin minimize edildiğini ve üretim hattının planlandığı gibi ilerlediğini vurguladı. KAAN'ın ilk uçuşunu 2023 yılında başarıyla gerçekleştirdiği hatırlatılırken, 2028 yılında Hava Kuvvetleri'ne teslim edilmesi hedefleniyor. Motor tedarikindeki bu ilerleme, projenin zaman çizelgesine uygun gittiğini gösteriyor.
HÜRJET'te Yerli Motor Hamlesi
HÜRJET jet eğitim uçağı ve hafif taarruz uçağı projesinde de motor konusunda önemli adımlar atılıyor. HÜRJET'in ilk prototipleri, General Electric'in F404 motorları ile uçuyor. Ancak TUSAŞ, uzun vadede yerli motor kullanmayı planlıyor. TEI (TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş.) tarafından geliştirilen yerli motor çalışmaları devam ediyor. HÜRJET için öngörülen yerli motorun 2027-2028 yıllarında envantere girmesi bekleniyor.
HÜRJET için de mevcut F404 motorlarının teslimat takvimi netleşti. TUSAŞ, HÜRJET'in seri üretiminde kullanılacak motorlar için ek siparişler verdi. İlk etapta 20 adet F404 motorunun teslim alınacağı, ardından yerli motora geçiş yapılacağı belirtiliyor. HÜRJET, hem eğitim hem de hafif taarruz görevlerinde kullanılacak çok yönlü bir platform olarak tasarlandı.
Milli Motor Projeleri ve Gelecek Planları
Türkiye, savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltmak için milli motor projelerine ağırlık veriyor. KAAN için geliştirilen yerli motor TF-X, TEI tarafından yürütülen çalışmalarla 2030'lu yıllarda devreye alınacak. Bu motor, itki vektör kontrolü ve süpürürlük gibi ileri teknolojilere sahip olacak. HÜRJET için ise daha küçük ölçekli bir yerli motor geliştiriliyor.
Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda yürütülen projelerde, özel sektör ve üniversitelerle iş birlikleri yapılıyor. Motor teknolojileri konusunda yurt dışından da danışmanlık hizmeti alınıyor. TUSAŞ'ın yanı sıra TEI, Kale Grubu gibi firmalar da motor parça üretiminde görev alıyor. Türkiye'nin hedefi, 2035 yılına kadar tamamen yerli motorlu savaş uçağı üretmek.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
KAAN ve HÜRJET projelerindeki ilerleme, Türkiye'nin savunma ihracatında da önemli bir paya sahip olmasını sağlayacak. KAAN için Azerbaycan, Pakistan ve Endonezya gibi ülkelerden talep geldiği biliniyor. HÜRJET ise özellikle eğitim uçağı pazarında rekabetçi bir konumda. Motor tedarikindeki istikrar, bu ülkelere verilen taahhütlerin zamanında yerine getirilmesini sağlayacak.
Uzmanlar, motor teknolojisinin savaş uçaklarının en kritik bileşeni olduğunu vurguluyor. F110 ve F404 motorlarının tedarik edilmesi, kısa vadede projeleri rahatlatırken, uzun vadede yerli motor çalışmalarının hızlandırılması gerekiyor. Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerlileşme oranı her geçen yıl artıyor. 2024 itibarıyla yerlilik oranı %80'in üzerine çıkmış durumda.
Değerlendirme
KAAN ve HÜRJET'in motor teslimatlarındaki netleşme, Türk savunma sanayiinin kararlılığını gösteriyor. Ancak asıl sınav, yerli motorların geliştirilmesi ve entegrasyonu olacak. F110 motorlarıyla başlayan serüven, TF-X ile taçlanmalı. Bu süreçte TUSAŞ ve TEI'nin iş birliği kritik. Motor tedarikindeki dışa bağımlılık, jeopolitik riskleri de beraberinde getiriyor. Bu nedenle milli motor projelerine ayrılan kaynakların artırılması ve genç mühendislerin bu alana yönlendirilmesi gerekiyor. Türkiye, savunma sanayiinde attığı adımlarla bölgesel bir güç olma yolunda ilerliyor; motor bağımsızlığı ise bu yolculuğun son halkası.